Refik Hariri suikastı: Uluslararası Lübnan Mahkemesi davada Hizbullah üyesi Selim Cemil Ayyaş'ı suçlu buldu

hariri'nin fotoğrafları

Kaynak, Getty Images

Hollanda'da Birleşmiş Milletler'e bağlı Uluslararası Lübnan Mahkemesi, eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri'nin 2005'te öldürüldüğü suikast ile ilgili davada, Hizbullah üyesi Selim Cemil Ayyaş'ı suçlu buldu. Diğer üç sanık ise beraat etti.

Refik Hariri'nin oğlu eski Lübnan Başbakanı Saad Hariri de mahkemenin kararını kabul ettiğini söyledi.

Selim Cemil Ayyaş, "Refik Hariri suikastını planlamak ve düzenlemekle" suçlanmıştı.

Kararı okuyan hakim David Re, Ayyaş'ın kullandığı cep telefonunun saldırıda "kritik önemde" olduğunu belirtti.

Ayyaş suçlu bulunurken, Hizbullah üyesi diğer üç sanığın ise "saldırıda suç ortağı olduklarına dair yeterli delil olmadığı" belirtildi.

Ayyaş'ın cezası ise henüz açıklanmadı.

Hakim David Re, "Dava dairesi, Suriye ile Hizbullah'ın Hariri ve siyasi müttefiklerinin saf dışı bırakılması için sebepleri olduğu görüşünde ama Hariri cinayetinde Hizbullah liderlerinin veya Suriye hükümetinin müdahalesi olduğuna dair bir kanıt yok" dedi.

Davayla ilgili karar metni 2600 sayfa.

7 Ağustos'ta yapılması planlanan karar duruşması, 4 Ağustos'ta Beyrut Limanı'nda meydana gelen ve en az 200 kişinin öldüğü patlamanın ardından, mağdurlarla dayanışma için 18 Ağustos'a ertelenmişti.

Refik Hariri, 14 Şubat 2005'te Beyrut'ta konvoyuna bomba yüklü bir kamyonla düzenlenen saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Saldırıda Hariri ile birlikte 22 kişi yaşamını yitirmişti.

Oğlu eski Başbakan Saad Hariri: Kararı kabul ediyoruz

Refik Hariri'nin oğlu eski Başbakan Saad Hariri de mahkeme kararı sonrası binanın dışında yaptığı açıklamada, "Mahkeme kararını verdi, ailem ve eski başbakan Refik Hariri adına, şehitlerin, kurbanların aileleri adına mahkeme kararını kabul ediyoruz. Bugün hepimiz gerçeğin ne olduğunu öğrendik" dedi.

Mahkeme Hizbullah liderlerinin saldırıyla bağlantılı olmadığı hükmüne varsa da Saad Hariri hala Hizbullah'ın sorumlu olduğuna inandığını söyledi.

Saad Hariri, "Bugün fedakarlık yapması gereken taraf Hizbullah'tır. Sorumlu olanların yönetici kademesinden olduğu açık. Cezalar yerini bulana kadar biz huzur bulmayacağız. Bugünden itibaren Lübnanlılar ülkelerinin katiller için bir cennet ülke olmasını kabul etmeyecek" dedi.

Dava süreci nasıl gelişti?

Gelişmiş yöntemlerle ve karmaşık bir planlamayla düzenlenen suikast hakkında Birleşmiş Milletler soruşturması açıldı. 2007'de ise bir uluslararası mahkeme kuruldu.

226 kişinin de yaralandığı saldırının soruşturulduğu dosyada, 297 tanık ifadesi ve 3 bin 131 belge delil olarak bulunuyor.

Mahkeme, 30 Haziran 2011'de Hizbullah örgütü üyeleri olan Selim Cemil Ayyaş, Mustafa Emin Bedreddin, Hüseyin Hasan Anisi ve Esed Hüseyin Sebra hakkında "Hariri suikastını planlamak ve düzenlemek" suçundan tutuklama kararı verdi. Hizbullah üyeleri bulunamadığı için 2 Şubat 2012'de zanlıların gıyabında yargılanmasına başlanmıştı.

2012'de bir Hizbullah üyesi hakkında daha tutuklama kararı çıkarıldı.

Hizbullah gerçek kanıtlar bulunmadığını iddia ederek, iddianameyi reddetti.

Hakkında 2011'de tutuklama kararı verilmiş olan Hizbullah Komutanı Mustafa Emin Bedreddin Suriye'de 2016 yılında öldürüldü.

Dava sürecinin uzaması nedeniyle 23 Aralık 2017'de BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Uluslararası Lübnan Özel Mahkemesi'nin görev süresini 3 yıl daha uzattı.

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı,

7 Ağustos'ta yapılması planlanan karar duruşması, 4 Ağustos'ta Beyrut limanında yaşanan ve en az 200 kişinin öldüğü patlamanın ardından, mağdurlarla dayanışma için 18 Ağustos'a ertelenmişti.

Refik Hariri kimdir?

Refik Hariri, 1975 ile 1990 yılları arasında süren iç savaşın ardından, Lübnan'ın yeniden inşasının itici gücü olarak tanınıyordu. İç savaşın ardından 5 kez başbakan seçildi.

Suudi Arabistan'daki inşaat işleriyle multi milyarder olan Hariri, Lübnan'ın mezhepsel sistemindeki en güçlü Sünni politikacıydı.

Hariri 1992 yılında ilk kez başbakan seçildikten sonra, 15 yıllık iç savaşta harabeye dönen Beyrut'u yeniden inşa etti. Şehri modern bir ulaşım altyapısına kavuşturan Hariri, yabancı yatırımcıyı buraya çekmeyi de başardı.

Refik Hariri, 2014'ün Ekim ayında, Suriye'nin Lübnan'ın içişlerine karışması konusundaki bir anlaşmazlık nedeniyle istifa etmişti.

Lübnan parlamentosu, Hariri'nin uzun yıllardır rakibi olan Cumhurbaşkanı Emil Lahud'un görev süresini, Suriye'nin baskısı ile uzatmış, ABD ve Birleşmiş Milletler bu karara şiddetle karşı çıkmıştı.

Suudi Arabistan pasaportuna sahip Hariri, iç savaş sonrası Suriye varlığının yoğun olduğu Lübnan'da Suudi etkisinin simgesi olarak görülüyordu.

Suikastın Lübnan siyasetine etkisi

Hariri'nin öldürülmesinin ardından Lübnan'da Suriye varlığına karşı büyük çaplı protesto gösterileri düzenlendi.

"Sedir Devrimi" sonucu Lübnan'daki Suriye güçleri, 29 yıl sonra, 27 Nisan 2005'te ülkeden tamamen çekildi.

Suriye karşıtları, Hariri'nin oğlu Saad Hariri liderliğinde 14 Mart İttifakı'nı kurdu. İttifakı Batılı ülkeler ve Suudi Arabistan da destekliyordu.

Şii Hizbullah'ın da dahil olduğu, Suriye'nin Lübnanlı müttefikleri ise 8 Mart İttifakını kurmuştu.

Haziran 2005'te yapılan seçimi 14 Mart İttifakı kazanmıştı.