Cumhuriyet gazetesine operasyon, 18 kişi hakkında gözaltı ve arama kararı

Cihazınızda ses/video gösterim programı bulunamadı
Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik operasyon protesto ediliyor

Cumhuriyet Gazetesi'nin, Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu'nun da aralarında bulunduğu, 18 yönetici ve yazarı hakkında gözaltı ve arama kararı çıkarıldı. Gazetenin İstanbul'daki merkezi ve Ankara'daki bürosu önünde operasyon protesto edildi.

Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik operasyonla ilgili ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby de bir değerlendirmede bulundu.

Kirby, ''Türkiye'nin 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında bulunan isimleri ortaya çıkarma çabasına saygı duyuyoruz. Ancak ABD, Türkiye'de muhalif basına yönelik resmi baskının artışı konusunda derin endişe duyuyor'' dedi.

Avrupa'dan Cumhuriyet operasyonuna tepki

İngiliz basınında Cumhuriyet gazetesi operasyonu

Yıldırım'dan Cumhuriyet operasyonu yorumu: Terör örgütlerini destekleyenleri masum görmeyiz

Telif hakkı Rengin Arslan

Hürriyet Gazetesi, operasyonda toplam 14 ismin gözaltında olduğunu haberleştirdi.

Gözaltına alınan isimler, Güray Öz (Yazar-Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi), Bülent Utku (C. Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi), Eser Sevinç (C. Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi), Hakan Kara (Yazar-C. Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi), Hikmet Çetinkaya (Yazar-C. Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi), Musa Kart (Karikatürist-C. Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi)Mustafa Kemal Güngör (C. Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi), Müslüm Özışık (C. Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi), Önder Çelik (C. Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi), Murat Sabuncu (Genel Yayın Yönetmeni), Kadri Gürsel (Yazar-Yayın Danışmanı), Aydın Engin (Yazar) m Bülent Yener (Eski Yönetim Kurulu Üyesi), Turhan Günay (Cumhuriyet Kitap Genel Yayın Yönetmeni), Günseli Özaltay (Muhasebe Müdürü)

Haklarında gözaltı kararı olan, gazetenin eski yayın yönetmeni Can Dündar, İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay ve Yönetim Kurulu Üyesi Nebil Özgentürk'ün yurt dışında olduğu açıklandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan operasyonun gerekçesiyle ilgili açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"PKK/KCK ve FETÖ/ PDY terör örgütlerine muzahir olduklarına, 2 Nisan 2013 tarih ve 2013/4 sayılı yönetim kurulu toplantısında alınan vakıf üyeliğine seçim kararının usulsüz olduğuna, 15 temmuz darbe girişiminden kısa bir süre öncesinde darbeyi meşrulaştırıcı yayınlar yapıldığına dair iddia ve tespitler üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı'mızca 'FETÖ/PDY ve PKK/KCK terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek " suçlarından bir kısım şüpheliler hakkında 18 Ağustos 2016 soruşturma başlatılmıştır.

Telif hakkı AFP

"Soruşturma kapsamında alınan MASAK Vakıflar Genel Müdürlüğü ve bilirkişi raporları doğrultusunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunun talebi ile Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'nden şüpheliler hakkında arama ve gözaltı kararı alınmış olup soruşturma işyerlerine devam edilmektedir".

Cumhuriyet gazetesinden açıklama

Cumhuriyet Vakfı adına imtiyaz sahibi Orhan Erinç, operasyon ile ilgili açıklama yaptı.

"İleri sürülen suçlamalara yanıt vermeyi dahi doğru bulmuyoruz, zul sayıyoruz" diyen Orhan Erinç, Cumhuriyet gazetesinin yıllarca Fethullah Gülen yapılanması karşıtı haberler yaptığını hatırlattı. Erinç gazete yönetimine yönelik operasyonu "hukuka aykırı" olarak nitelendirdi.

Operasyonu "Cumhuriyet gazetesinin yayınına son verme girişiminin başlangıcı olarak görüyoruz" diyen Erinç sözlerini, "Gazetemiz demokrasi ve özgürlük mücadelesini sonuna kadar sürdürecektir" şeklinde sürdürdü.

Hükümet'ten ilk açıklamayı ise Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş yaptı. Kurtulmuş, "Bu, tüzel kişiye açılmış bir soruşturmadır. Devam eden bir hukuki süreç var. Hep beraber bu süreci izleyeceğiz" dedi.

Telif hakkı BARIS YARKADAS
Image caption Gazetenin karikatüristi Musa Kart, gazete binası önünde yaptığı kısa açıklamanın ardından gözaltına alındı.
Hakkında gözaltı ve arama kararı olan isimler
Murat Sabuncu Musa Kart Bülent Utku
Güray Öz Müslüm Özışık Önder Çelik
Akın Atalay Turhan Günay Mustafa Kemal Güngör
Aydın Engin Nebil Özgentürk Hikmet Çetinkaya
Can Dündar Eser Sevinç Hakan Kara
Kadri Gürsel Orhan Erinç Bülent Yener
Günseli Özatay
Telif hakkı AP
Image caption Gazetenin eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar yurtdışında olduğu için hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Can Dündar, Twitter hesabından paylaştığı mesajda gözaltı kararlarına tepki göstererek "'Son kale'ye saldırıyorlar" dedi. Dündar'ın evinde arama yapılıyor.

Sabah saatlerinde gözaltına alınan gazete yazarı Aydın Engin, gazetecilerin 'neden gözaltına alındınız' sorusu üzerine, "Bir şey söylemiyorum, Cumhuriyet'te çalıştığım için. Cumhuriyet'te çalışıyorum yetmez mi?" diye cevap verdi.

Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Erinç'in yaşlı olması sebebiyle sadece evinde arama yapıldığı bildirildi.

Gazetenin yazarlarından Güray Öz de gözaltına alınan isimler arasında.

Can Dündar'ın yanı sıra yine yurtdışında bulunan gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay hakkında da gözaltı kararı bulunuyor.

Akın Atalay ve Nebil Özgentürk'ün yurtdışında olduğu belirtiliyor.

CHP milletvekilleri Cumhuriyet gazetesi binasında

Gözaltı kararlarına tepki gösteren Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) milletvekilleri, gazete binasına giderek kararları protesto etti ve "Bunun karşısında dimdik durmak lazım" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak ile İstanbul Milletvekilleri Mahmut Tanal ve Selina Doğan bir basın açıklaması yaptı.

Mahmut Tanal, "Cumhuriyet Gazetesi'nin misyonu ve görevi kurulduğu günden bugüne kadar demokrasi, hukuk devleti, özgürlükleri savunmak oldu" dedi ve operasyonun siyasi olduğunu savundu.

Tanal gözaltı kararlarını "15 Temmuz'da gerçekleşen darbe girişiminin ardına saklanarak darbe girişimini perdeleyerek kendisine muhalif olan laik, demokratik hukuk devletini isteyen gazetecileri, düşünürleri, yazarları, muhalifleri korkutma, sindirme operasyonudur" diyerek tanımladı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Balıkesir Milletvekili İsmail Ok da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında, Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyona ilişkin olarak "FETÖ yapılanması ile uzun yıllardır mücadele ettiğini bildiğimiz isimlerin, FETÖ operasyonu adı altında gözaltına alınması, olsa olsa soruşturmaları sulandırmak olur" dedi.

Ok, "FETÖ ile mücadele edilecekse, bunun mutlaka siyasi bağlantısı hukuk önüne çıkarılmalı. Yoksa FETÖ ile mücadele edildiğine kimseyi inandıramazsınız" diye konuştu.

Gazetenin önünde gösteriler

Operasyona tepki gösterenler gazetenin İstanbul'daki merkezi ve Ankara'daki bürosu önünde toplandı.

Gün içinde CHP dışında HDP milletvekilleri de İstanbul'daki gazete merkezi önüne geldi.

Gazetenin önüne TOMA ve Çevik Kuvvet otobüsleri getirildi.

Telif hakkı AFP
Image caption Bir grup CHP milletvekili, operasyon sonrası gazete önüne geldi.

BBC Türkçe'den Rengin Arslan, her gün CHP'nin bir ilçe örgütünün gazete önünde nöbet tutma kararı aldığını aktardı.

Akşam saatlerinde de gazeteci meslek örgütleri gazete önünde buluşma çağrısı yaptı.

Gösterilerde 'özgür basın susturulamaz', 'susma sustukça sıra sana gelecek', 'faşizme karşı omuz omuza' sloganları atıldı.

Twitter'da #SustukçaSıraSanaGelecek etiketi en popüler etiketler listesinde birinci sıraya yükseldi.

G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu: Avlanacak cadı kalmadı

Aralarında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın (TGS) da bulunduğu G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu tarafından yapılan açıklamada, Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyona tepki gösterilerek, "Gazeteleri bu tür suçlamalarla susturmak, gazetecileri bu tür suçlamalarla gözaltına almak 'cadı avı'ndan başka bir şekilde tanımlanamaz" denildi.

"Bugün gelinen noktada, ne yazık ki 'cadı avı' çoktan gerçek olmuş ve hatta avlanacak cadının bile kalmadığı bir aşamaya gelmiş bulunuyoruz" ifadelerinin yer aldığı açıklama şöyle devam etti:

"Hafta sonunda yayınlanan KHK ile; 2 haber ajansı, 3 dergi ve 10 gazete daha kapatıldı. 15 Temmuz'dan bu yana kapatılan medya kuruluşlarının sayısı 170'i, cezaevindeki gazetecilerin sayısı 105'i, basın kartları iptal edilen gazetecilerin sayısı 777'i bulurken, işinden olan gazetecilerin sayısı 2500'ü geçti. 'Cadı avı' nihayet ülkenin en köklü gazetelerinden Cumhuriyet'i de hedef aldı."

Açıklamada "Demokrasi konusunda duyarlı olan tüm çevreleri bu 'cadı avı'na karşı çıkmaya, iktidarı da medyaya ve ifade özgürlüğüne dönük baskılardan derhal vazgeçmeye çağırıyoruz" denildi.

Kurtulmuş: Vakıf yönetimiyle ilgili bir soruşturma

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş yaptığı açıklamada soruşturmanın vakıf yönetimine yönelik olduğunu belirtti.

Telif hakkı Getty Images

Kurtulmuş şunları söyledi:

"Cumhuriyet'in yazar kadrosuna yönelik değil Yenigün yayıncılık ve Cumhuriyet Gazetesi Vakfı Yönetimi yani tüzel kişiliğe yönelik 18.08.2016'da başlatılan bir soruşturmadır.

30 Ekim tarihiyle itibariyle ise yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltı kararı verilmiştir.

Şimdi soruşturması öncesinden başlatılmış bir dosya var, devam eden bir süreç var. Bizim siyaset olarak bu süreçle ilgili yorum yapmamız mümkün değil. Sonucu en yakın zamanda göreceğiz."

Kılçıdaroğlu'ndan Ankara bürosu ziyareti, Demirtaş'tan açıklama

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Cumhuriyet gazetesinin Ankara bürosuna destek ziyaretinde bulundu.

Gazete önünde basın açıklamasını yapan Kılıçdaroğlu 15 Temmuz'un bir darbe olduğunu, hükümetinse şu an karşı darbe yaptığını söyledi:

"Bu algıyı güçlendirmemiz gerekirken, bir karşı darbe olayıyla karşı karşıya kaldık. Darbe fırsatçılığı yapıp, toplumun aydın kesimlerini, düşünenleri susturmak; medya, sivil toplum üzerine baskı kurmak gibi bir olayla karşı karşıya kaldık. Parlamentodan alınan yetkilerle KHK çıkararak, bir anlamda anayasal düzen değiştirilmek isteniyor.

"Anayasa hükmünde kararname çıkarıyorlar artık. Eğer bugün Türkiye, bu koşullarla karşı karşıyaysa bunun sorumluluklarından birisi de Anayasa Mahkemesi'ne aittir. Anayasa Mahkemesi, eski içtihatında direnebilseydi, bu tablo bugün gerçekleşmeyecekti".

Telif hakkı Rengin Arslan

Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet gazetesine destek çağrısı da yaptı:

"Eğer medya üzerindeki baskılara ortak direnç gösterebilirsek o zaman Türkiye'de demokrasiyi de ortak savunmuş konuma gelmiş oluruz. 'Cumhuriyet Gazetesi'ne baskı yapıldı, ses çıkarmayalım'. Bir gün sıra onlara da gelir. Bu tehlikeye de onların dikkatini çekmek istiyorum".

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da, "Cumhuriyet Gazetesiyle dayanışma içinde olacağız. Tek bir muhalefet odağı kalmaması için AKP merkezi tarafından koordine edilen baskıların yeni bir aşamasıyla karşı karşıyayız" açıklamasını yaptı.

TÜSİAD: Medya dâhil tüm özgürlük alanları ulusal çıkarlarımız açısından esastır

TÜSİAD, yaptığı açıklamayla operasyona tepki gösterdi:

"Hukuk devletinde hiçbir kurum ve kişi yasal herhangi bir denetim ve soruşturmadan muaf değildir ve hesap verebilir olmalıdır. Diğer yandan, basın dünyasının terörle bu denli yoğun olarak ilişkilendirilmesi, üzerinde durulması gereken kamusal bir sorundur.

"Bu sorun medya kurumlarının çoğulcu demokraside yüklenmesi gereken görevi zayıflatmaktadır. Bunun son halkası ise basın tarihimizin en köklü kuruluşlarından biri olan Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik bugün başlatılan operasyon olmuştur.

"Çok sesli toplum, korunması ve geliştirilmesi gereken siyasi ve ekonomik bir güç kaynağıdır. Bu zorlu dönemde gerek iç istikrar gerekse uluslararası rekabet gücü açısından medya dâhil tüm özgürlük alanları ulusal çıkarlarımız açısından esastır."

Alev Coşkun'dan açıklama

Bu arada Cumhuriyet Vakfı eski Başkan Vekili Alev Coşkun operasyonla ilgili açıklama yaptı.

Coşkun, Cumhuriyet gazetesinin sahibi olan vakıfta 2013'te yapılan seçimlerde hukuksuzluk yapıldığı suçlamalasıyla hukuksal yollara başvurduklarını hatırlattı.

Telif hakkı Reuters

Coşkun, "Yapılması gereken, usulsüz seçimden önceki yönetim kurulu üyelerinin davet edilerek vakıf seçiminin hukuka uygun olarak yapılmasının sağlanmasıdır" dedi.

Operasyonla ilgili, "Tümüyle bağımsız gazetecilik yapma amaç ve görevi dışında bir hedefi olmayan Cumhuriyetçilerin bir an önce serbest bırakılması, demokratik hukuk devletinde açısından bir zorunluluktur" ifadesini kullanan Coşkun, "Yaratılan siyasi baskı ve tehdit ortamından yararlanılarak Cumhuriyet Vakfı'nın kayyıma devredilmesine ve Cumhuriyet'in Cumhuriyetçilerce yönetilmesinin engellenmesine karşıyız" diye konuştu.

İlgili Konular

İlgili haberler