HDP Eş Başkanı Temelli, Öcalan'ın mesajını açıkladı: 'Sağlığım iyi, başarılar'

Sezai Temelli

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, 2 yılı aşkın süre sonra kardeşi Mehmet Öcalan'ın ziyaret etmesine izin verilen PKK lideri Abdullah Öcalan'ın siyasi bir mesaj göndermediğini söyledi. Temelli, Öcalan'ın, sağlığınin iyi olduğunu belirttiğini ve önümüzdeki seçimlere dönük "başarı dilemekle" yetindiğini açıkladı.

Temelli, "Öcalan'a tecrite son verilmesi" talebiyle 7 Kasım'tan bu yana açlık grevinde bulunan HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven'e ve ona destek verenlere dönük "eylemlerine son vermeleri" çağrısı içeren bir mesaj da göndermediğni bildirdi.

Adalet Bakanlığı'nın 2 yılı aşkın süredir Abdullah Öcalan'a uyguladığı ziyaretçi yasağı, Cumartesi günü kardeşi Mehmet Öcalan'ın ziyaretine izin verilmesiyle kaldırıldı.

Mehmet Öcalan, ziyaret ve Öcalan'ın mesajıyla ilgili henüz bir açıklama yapmazken, HDP Milletvekili ve Mehmet Öcalan'ın oğlu Ömer Öcalan, ziyaretin "devlet çağrısıyla" yapıldığını söylemişti.

Hükümet kanadından görüşmeye ilişkin bilgi verilmeyen HDP'de iktidarın bu adımı, "Öcalan'a tecritin sonlandırılması" talebiyle açlık grevinde olan ve artık sağlık durumları kritik eşiğe gelen Güven ve diğer açlık grevindekilerin bu eylemi sonlandırmaları için Öcalan'ın devreye sokulması amaçlı olduğu yorumu yapılıyor.

Ancak ziyarete rağmen Güven ve arkadaşları "ziyaret izni verilmesinin tecritin kaldırılması anlamına gelmediğini" belirterek açlık grevine devam kararı aldı.

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Güven'in açlık grevine devam etme kararı ve Abdullah Öcalan'ın mesajlarına ilişkin BBC Türkçe'nin sorularını yanıtladı:

-Uzun bir süreden sonra Abdullah Öcalan'ın kardeşi ile görüşmesine izin verildi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir kere bir tarafı olumlu, neden çünkü sağlık durumunu öğrenebildik. Bunu bile 2,5 yıldır öğrenemiyorduk.

Dolayısıyla Sayın Öcalan'ın sağlığı ne durumdadır, ayakta mıdır, yatıyor mudur, hiçbir şey bilmiyoruz. Gerçek anlamda bir şey bilmiyoruz. Bununla ilgili olarak olumlu görüyorum.

Ama bu periyodik olarak olmalı. Hak bir haftada bir diyor. Tamam haftada bir olmuyorsa da ayda bir olsun. Dolayısıyla bir kere aile görüşü acilen artık siyasetten bağımsız düşünülerek önü açılmalı.

Yine siyasetten bağımsız olarak ele alınacak bir diğer konu hukuk, hukuki haktır. Yani avukatları. Bunlar da periyodik olarak adaya gidip gelmeli. Çünkü her ne kadar Türkiye bu davaların hepsi sonlanmıştır, avukat görüşü yoktur gibi bir şeye yaslansa da devam eden süreçler vardır. Kaldı ki, süreç devam etmese bile, hüküm kesinleşmiş olsa bile o davanın avukatları mahkumu görebilir. Çünkü başka hakların takibi için. Yani mahkumluğundan doğan hakları için de bir avukat ihtiyacı var. Bunların hepsini ayrı ayrı değerlendirmek lazım.

Üçüncüsü esas tecridin kırılacağı yer siyaseten bir görüşme trafiği Türkiye açısından artık bir zorunluluktur. Bunu anlamak için geriye doğru şöyle 5 yılı hafızalarımızda canlandırmalıyız. 2013-2015 arası ile sonrasındaki dönemleri karşılaştırdığımızda bunun neden bir zaruret olduğu ortaya çıkıyor. Siyaseten bu anlamıyla tecridin kırılması Türkiye açısından, konuşmamda da vurguladım bir çok yerde de vurguluyorum demokrasi açısından, barış açısından kritik öneme sahiptir. Bunun başka bir muhatabı yoktur. Kimse de bu konuda muhataplığa soyunmasın. Bunu ne HDP doldurabilir ne de başka bir yer doldurabilir.

-Direkt muhatap Öcalan diyorsunuz?

Evet. Çünkü bunu anlayabilmenin yolu da şudur. Bu siyasete dönük bakmalısınız yani bugün evet silahlı bir örgüttür, yasa dışı bir örgüttür ama bir örgüttür ve o örgütün bir hukuku bir siyaset anlayışı vardır.

O siyaset anlayışında Abdullah Öcalan nasıl bir konumdadır, çok net biliniyor. Bunun gereği yapılmak zorunda. Siz sonuçta bu örgüte karşı bir siyaset yürütüyorsanız bu örgütün siyaseten muhatap kılmak zorundasınız. Bu tabi yasa maddelerinde yazmaz, bu hukukta karşılığı olmaz. O zaman geçmişte olduğumuz gibi bunun yasasını yapma çağrısı yapıyoruz. Yani bu görüşmeyi bir yasal şeye kavuşturabilir Meclis. Meclis bu iradeyi almalıdır.

-Çözüm sürecinde bir çerçeve yasa vardı zaten...

O çerçeve yasa vardı fakat bugün Selahattin Bey (Demirtaş) cezaevinde, Sırrı Bey (Süreyya Önder) cezaevinde, İdris (Baluken) Bey cezaevinde. Yani nasıl yasaymış bu?

-Peki Abdullah Öcalan nasıl bir mesaj gönderdi?

'Sağlığım iyi' dedi.

-Sadece sağlık mesajı mı verdi?

Arkadaşlara seçim çalışmalarında başarılar dilemiş, sağlığının iyi olduğunu söylemiş. Onun dışında başka bir mesajı yok. Zaten iki cümle konuşmuş yani. Çok kısa sürmüş.

-Leyla Güven'in açlık grevinden haberdar mı? Açlık grevinin sona erdirilmesine ilişkin bir mesaj gönderdi mi?

Evet haberdarmış. Haberdar olduğunu söylemiş, onunla ilgili bir açıklama bize ulaşmadı. Hiçbir yorum yok. Bize de ulaşan bu anlamda bir şey yok.

-Ziyaret izni verilmesine karşın Leyla Güven açlık grevine devam kararı aldı...

Leyla Hanım'ın açlık grevi kararı tecride karşıdır. Dolayısıyla bu aile görüşü tecridin kırıldığı anlamına gelmiyor, tecridin sonlandığı anlamına gelmiyor. Dolayısıyla Leyla Hanım tutarlı bir şekilde o iradesini beyan ediyor.

Fakat biz tabi ki, ölümler olmadan, çok daha kötü bir yere gitmeden açlık grevlerinin sonlanmasını istiyoruz. Açlık grevlerinin sonlanması için de artık devletin bu hassasiyetle yaklaşmasını istiyoruz. Bu iktidar tamam artık bütün izanını ölçüsünü kaybetti ama burada bu gidişatı her şeyden önce doğru okuyup ve bunun gereğini yapmak sorumluluğu bugün yine iktidar ve devlettedir.

Telif hakkı DHA
Image caption Öcalan 20 yıldır cezaevinde.

-Uzun süredir izin verilmiyordu, şimdi bu iznin verilmesini nasıl yorumluyorsunuz, neye bağlıyorsunuz?

Çünkü 2016'da da aynı böyle bir hamle yapmış devlet. Ne yapmış yine açlık grevleri var, Mehmet Öcalan adaya gitmiş, açlık grevleri sonlanmış. Yine 'biz bu aile görüşüne izin verirsek açlık grevleri sonlanır' anlayışıyla hareket etmiş olabilirler. Başka bir anlamı yok.

-Sebahat Tuncel ile Selma Irmak da açlık grevine başlayacaklarını açıkladılar, sizin açlık grevinin sona erdirilmesi gibi bir çağrınız olur mu parti yönetimi olarak?

Şimdi açlık grevleri bilirsiniz açlık grevleri kişinin kendi iradesiyle almış olduğu bir karar. Dolayısıyla bir siyasi parti olarak kalkıp işte "açlık grevini sonlandırın" gibi bir çağrımız olmaz ama açlık grevi koşullarının sonlanması için biz üzerimize düşeni yapacağız.

-Neler yapacaksınız?

Özellikle tecridin sonlanması için bir demokratik kamuoyunda duyarlılık yaratmak. Bu çok önemli. Yani bu mesele sadece bizim haznemizde sıkışıp kalmış bir mesele değil. Bu Türkiye'nin demokrasi meselesi, barış meselesi. Dolayısıyla bütün Türkiye bu konuda duyarlı olmalıdır. Bugün açlık grevinin sonlanması açlık grevlerinde olanlara çağrı yaparak sonlanacak ya da yol alınacak bir şey değil. Tecridin sonlanması ile olabilir. Mesela, ilk adım olarak herkes avukatlarının ya da vasisinin adaya gitme talebini dillendirebilir. Bu talepte bulunabilir. Ben bütün muhalefet partilerinin aslında bu konuda sorumluluk alması gerektiğine inanıyorum.

Seçim sürecinde yapacağımız çalışmalarla bu anlamda sürdüreceğimiz çalışmaları birbirinden ayırt etmeyeceğiz. Bütünlüklü olarak götüreceğiz. Yani seçim çalışmalarımız aynı zamanda tecride karşı çalışmalardır. Tecride karşı çalışmalarımız bir yönüyle de seçim çalışmalarıdır. Ama bir an önce açlık grevlerinin ölümlere dönmemesi için Türkiye'de herkesin en azından hukuki anlamdaki talebi dillendirmesi gerekiyor.

İlgili haberler