Sinema yasası: Neden tartışılıyor, yeni yasa çözüm olacak mı?

Boş bir sinema salonu Telif hakkı Getty Images

Sinema filmlerinin değerlendirilmesi, sınıflandırılması ve desteklenmesini düzenleyen kanundaki değişiklikler Ocak ayında TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Böylece 2004'te kabul edilen 5224 sayılı kanunda 11 değişiklik yapıldı.

Sinema sektörüne dair tartışmalar, kamuoyunun gündemine Aralık 2018 sonunda Cem Yılmaz ve Şahan Gökbakar gibi popüler yönetmenlerin açıklamalarıyla gelse de Kültür ve Turizm Bakanlığı bu yasayı güncellemeyi daha önceden planlamıştı.

Anadolu Ajansı (AA) Ekim 2018'de Bakanlık'tan aldığı bilgilere dayanarak hazırladığı haberde, Türk dizilerinin dünyaya ihracını artırmak ve Türkiye'yi yurt dışında tanıtmak için bir yasal düzenlemeye gidileceğine yer vermişti.

Bakanlık'ın AA'ya verdiği bilgiye göre, 350 milyon doların üzerindeki ihracat geliriyle ABD'den sonra ikinci sıraya yerleşen Türk dizileri, 500 milyonun üzerinde kişi tarafından izleniyor, bu da Türkiye için hem önemli bir döviz geliri hem de turizm için tanıtım imkanı sağlıyor.

Fakat Aralık ayında film yapımcılarının sinema salonlarıyla, özellikle de Mars Grubu'yla yaşadığı "patlamış mısır krizi" yasa çalışmalarının hızlandırılmasına ve bu konunun da düzenlemeye dahil edilmesine yol açtı.

Patlamış mısır tartışması nasıl başladı?

Telif hakkı Getty Images
Image caption Patlamış mısır dolduran Nicholas Cage

Türkiye'de sinema salonları, bilet satışlarından elde ettikleri gelirin yarısını yapımcıya veriyor.

Salonlar son yıllarda film bileti alırken yanında patlamış mısır, içecek gibi ürünler alanlara promosyonla indirim yapmaya başladı.

Fakat film yapımcıları, bu promosyonlar sayesinde bilet fiyatlarının bilinçli olarak düşük tutulduğunu, şişirilen patlamış mısır fiyatlarıyla salonların haksız kazanç elde ettiğini savunuyordu.

Türkiye'de yıllara göre sinemaya giden seyirci sayısı

Kaynak: TÜİK, 2018 verisi: Kültür ve Turizm Bakanlığı

İlk olarak Aralık ayında Cem Yılmaz, Twitter'da yaptığı paylaşımda yeni filmi Karakomik Filmler'in vizyona adaletli bir şekilde girmesi için beklediğini söylemişti:

"Emek verdiğimiz filmlerin en adaletli şekilde seyircisiyle buluşacağı günü bekliyorum. Film bizim, film sizin… Mısıra değil filme bilet alan milyonlarca seyircimize sorumluluğumdur."

Bunun üzerine Mars Grubu Kurumsal İlişkiler Direktörü Aslı Irmak Acar'ın "Cem Yılmaz olmazsa başka Cem Yılmazlar çıkar, onlar film çekmezse çekeni bulacağız" sözü tartışmaları alevlendirmişti:

Tartışmaların büyümesiyle Şahan Gökbakar da sosyal medya hesabından yayınladığı bir skeçle anlaşmazlığın nedenini takipçilerine aktarmıştı:

Bu süreçte ODTÜ Sinema Topluluğu, "Ben filmimi 10 lira kardeşler mısır da bedava der yine gösteririm" diyen Cem Yılmaz'a filmlerini amfilerde gösterme daveti yaptı. Topluluktan yapılan açıklamada Cem Yılmaz'dan bir yanıt gelmemesi üzerine, "Cem Yılmaz medyada bu konu üzerinde dikkat çekmeye devam ederken davetimizi yok sayarak aslında açıklamalarında samimi olmadığını göstermiş oldu" denildi.

Yılmaz ise bu açıklamaya şöyle yanıt verdi:

Cinemapink: Yılmaz ve Şahan'a ne istiyorlarsa vermeye hazırız

Öte yandan Mars dışındaki sinema zincirlerinden Cinemapink'in Genel Müdürü Selim Yavuzoğlu da Cem Yılmaz ve Şahan Gökbakar'a ne isterlerse vermeye hazır olduklarını söyledi.

Yavuzoğlu, "Mars pazarın yüzde 44'üne sahip. Geride yüzde 56 var. Birçok sinema işletmecisi ile görüşüyoruz. Buradan Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar ve Yılmaz Erdoğan'a çağrıda bulunuyorum. Ne istiyorlarsa vermeye hazırız. Gelin filmler gösterime girsin. İzleyiciyi cezalandırmayalım. Sinema salonlarını gece geç saatlere kadar çalıştırmaya hazırız" dedi.

Fakat bu çağrı da yanıtsız kaldı.

Yönetmenler ve örgütler neden eleştirdi?

Aradan geçen haftalarda tarafların anlaşamaması üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı bu konuyla ilgili düzenlemeyi de aynı kanunla birlikte çıkarmaya karar verdi.

Fakat Bakanlık'ın düzenlemesine meslek örgütleri ve yönetmenlerden itirazlar geldi.

Aralarında Nuri Bilge Ceylan, Çağan Irmak, Erden Kıral, Kadir İnanır, Derviş Zaim, Reis Çelik ve Yılmaz Erdoğan'ın da bulunduğu yönetmenler ortak imzalı bir bildiriyle yasayı eleştirdi:

"Özellikle sınıflandırma ve değerlendirme ile ilgili maddelerinde, 'komisyonca uygun bulunulmayan filmler ticari dolaşıma ve gösterime sunulamaz' önermesi daha ileri bir kanun ruhuna terstir. Bu önerme olmamalıdır."

Yönetmenler, festivallerde az sayıda kişiye gösterilen filmlerin değerlendirme ve sınıflandırmaya tabi tutulmasının büyük bir iş yükü yaratacağını, festival yönetiminin filmleri değerlendirmeye sokmaması durumunda +18 yaş uyarısıyla yayınlama zorunluluğunun ise çocuk filmleri festivali yapmayı imkansız hale getireceğine dikkat çekti.

Yönetmenlerin eleştirdiği bir diğer konu da projelere verilecek destekleri değerlendiren kurulda sinema örgütlerinin temsilcilerinin azaltılıp Bakanlık temsilcilerine çoğunluk verilmesiydi.

Yönetmenlerin dışında Oyuncular Sendikası da "Komisyonca uygun bulunmayan filmler ticari dolaşıma ve gösterime sunulamaz" maddesini, "Cümle içerisinde dahi bir sansür algısı yaratan bu maddenin, çağımıza ve sinemanın ruhuna aykırı olduğu su götürmez bir gerçektir" ifadeleriyle eleştirdi.

Bakanlık sansür eleştirilerine ne yanıt veriyor?

Sansür eleştirilerine yanıt veren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise eleştirilen bu maddenin önceki yasada da bulunduğunu ve herhangi bir değişiklik yapılmadığını söyledi.

Bakan Ersoy, "Oradaki endişelerini de çok yersiz buluyorum. Geriye dönük beş yılda binlerce film yayınlanmış sadece üç tanesine yasaklama getirilmiş, pornografik içerikli filmler onlar da. Gidin bakın o filmlere siz de hak verirsiniz" dedi.

Ersoy'un kastettiği filmlerden biri Danimarkalı yönetmen Lars von Trier'in ödüllü Nymphomaniac (İtiraf) filmiydi.

Telif hakkı Nymphomanıacthemovie.com
Image caption Yasaklanan filmde seks bağımlılığı konusu işleniyordu

Film, 2014'te Sinema Genel Müdürlüğü'ne bağlı Değerlendirme ve Sınıflandırma Üst Kurulu tarafından yasaklanmıştı.

Yasak kararı üzerine Özen Film yöneticisi Mehmet Soyarslan, filmin pornografik olmadığını söylemiş ve "Bu film bütün ülkelerde, hiçbir detay planı mozaiklenmeden 16 ila 18 yaş sınırı alarak gösterilmektedir. Estetik ve sanatsal değerinin yanı sıra, toplumun bilgi ve kültür zenginliğine bu derece etki yapacak ve seyirciyi düşünmeye, araştırmaya sevk edecek bu film ülkemiz insanına layık görülmemiştir" demişti.

Sansür ve kurullarda bakanlık etkisinin artırılmasına yönelik eleştiriler hakkında sorular yönelttiğimiz Kültür Bakanlığı sorularımızı yanıtsız bıraktı.

Bilet fiyatlarını etkileyecek mi?

Yasayla sinema sektörünün ekonomik yapısını etkileyecek birden fazla değişiklik yapıldı.

Bunlardan biri, sinemaların film öncesinde gösterebileceği maksimum reklam süresi oldu. Yasa öncesinde bazı sinemalarda yarım saatten fazla reklam gösterilirken bu sürenin yeni yasayla kısaltılması dakika başına reklam ücretini artırmadıkları durumda sinema salonlarının gelirlerini azaltacak.

Sinema biletleriyle birlikte promosyon yiyecek ve içecek satılmasını engelleyen düzenleme de sinema salonlarının bunların satışından elde ettiği geliri azaltma ihtimali taşıyor.

Sonuç olarak sinema işletmeleri, bu şekilde kaybettikleri gelirlerini bilet fiyatlarını artırarak dengelemeye çalışabilir.

Türkiye'de sinema salonu sayıları

Salon sayısı uzun bir aradan sonra ilk defa 2018'de azaldı

Kaynak: TÜİK, Kültür ve Turizm Bakanlığı

Bugüne kadar sinemaseverlerin çeşitli promosyonlarla, örneğin bir süpermarketten alışveriş yaptıklarında ucuza bilet alma imkanı bulunuyordu. Fakat yeni yasa bu uygulamayı da sonlandırıyor. Artık sinema biletini içeren abonelik, promosyon, kampanya ve toplu satış faaliyetleri gerçekleştirilemeyecek.

Yasada, "İlk seans, öğrenci halk günü gibi gelenekselleşmiş indirimler ile okullara, meslek gruplarına, belirli yaşın üzerindeki kişilere yapılacak benzeri indirimlerin, işletmeciler ile filmin yapımcısı ve varsa dağıtımcısı arasında yapılacak sözleşmelerle" belirleneceği yazıyor. Bu madde de indirimli biletlerin fiyatlarının artmasına veya ortadan kalkmasına yol açabilir.

Telif hakkı Getty Images

Yapımcı Serkan Çakarer de bloğunda yayınladığı yazıda sinema seyircisi ve TL cinsinden hasılatın son yıllarda artmasına rağmen euro ve dolar cinsinden hasılatın 2018'de gerilediği ve 10 yıl öncesinin altına düştüğünü söylüyor. Çakarar'e göre bu durum sektörün en büyük oyuncusu Mars sinemalarını 2016'da dolar kuru 2,8'ken 800 milyon dolara alan Koreli CJ CGV grubunu derinden ekiliyor.

Türk lirasının değer kaybı nedeniyle yabancı yapımların gösteriminde bilet başına döviz üzerinden hesaplanan ücretleri de sinemaları zor duruma düşürüyor.

TÜİK verilerine göre ilk defa 2012'de 10 TL bandını aşan ortalama bilet fiyatları Aralık 2018'de 17,5 TL idi. Sinema salonları bilet fiyatlarını her yıl artırsa da döviz cinsinden bilet fiyatları 2006'dan bugüne en düşük seviyesinde.

Türkiye'de ortalama bilet fiyatları

Bilet fiyatları TL cinsinden en yüksek, euro cinsinden en düşük seviyelerine ulaştı

Kaynak: TÜİK (Bilet fiyatı ve euro kuru Aralık ayı verilerini yansıtmaktadır)

Dolayısıyla bu yasanın bilet fiyatlarını birden fazla nedenden ötürü artırma ihtimali bulunuyor.

Tartışmaların odağındaki Mars Sinema, sorularımıza yanıt vermedi. Mars adına BBC Türkçe ile iletişime geçen Excel İletişim ve Algı Yönetimi Ajansı, konuyu takip ettiklerini söylemekle yetindi.

Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği Başkanı Cenk Sezgin ise konunun Mars grubu ile yapımcılar arasındaki gelir paylaşımı kavgasına indirgendiğini, sinema sektörünün ihtiyaç duyduğu yüzde 10'luk eğlence vergisinde indirim, filmlerin sinemalardan kısa süre sonra televizyonlarda gösterilmesinin gibi konularda yeni bir düzenleme içermediğini söyledi.

Sezgin bilet fiyatlarının geleceği hakkında ise şu öngörülerde bulundu:

"Reklam ve sürümden kazandıran menülerin kısıtlanması sonucunda karlılık düşecektir ve bunun sonucunda bilet fiyatlarında artış kaçınılmaz olacaktır. Zaten Avrupa ortalamasının çok altında olan bilet fiyatlarının artması, seyirci sayısında düşüş getirebilir.

"Sorunun kaynağı son 10 yılda ülkede enflasyon % 240 iken ortalama bilet fiyatlarındaki artış bunun çeyreğine ulaşamamış, yüzde 53'te kalmıştır. Sonuçta özellikle döviz bazında bilet fiyatlarında büyük düşüş yaşanmıştır. Türkiye'de televizyon en ekonomik eğlencedir. Sinema onun ardından ikinci sıradadır. Yerli dizilerin zenginliği, ekonomik çalkantılar ve geçtiğimiz yıllarda yaşanan terör olayları nedeni ile seyircisini kaybetmek istemeyen sektör fiyatlarını dipte tutarak mevcut düzeni korumaya çalışmıştır. Döviz bazlı düşüşün bir nedeni budur.

"Diğer neden ise Kore'li CGV tarafından satın alınan Mars Grubun son üç yılda katlanarak artan sinema salonu sayısı, rekabette yerel işletmecileri güçsüz bırakmıştır. Diğer yandan bu grubun ülkede büyük bir paya sahip film dağıtım ayağı sebebi ile de sektörde dengeler yerel sinema aleyhine bozulmuştur. Rekabet edecek tek silahı olarak düşük fiyat politikası, yerel sinema işletmeleri için bir can simidi olmuştur."

Cem Yılmaz ve Şahan Gökbakar yeni filmlerini vizyona sokacak mı?

Yeni yasa, yapımcılarla sinema salonlarının anlaşmazlığını kamuoyuna taşıyan, mevcut şartlarda filmlerini vizyona sokmayacaklarını söyleyen Cem Yılmaz ve Şahan Gökbakar'ı tatmin etti.

Cem Yılmaz, Twitter hesabından yeni yasayı övdü:

Şahan Gökbakar ise Recep İvedik 6'nın vizyona girmesi için dağıtım şirketi United International Pictures ile anlaştı. UIP'ın internet sitesinde filmin 8 Şubat'ta sinemalarda olacağı yer alıyor.

Telif hakkı DHA

Sinema yasasının Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmesinin ardından 30 Ocak'ta sinema oyuncuları ve yapımcıları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda ziyaret etti.

Ziyaretçiler arasında yer alan Yılmaz Erdoğan sinema yasa teklifinin kısa sürede yasalaşmasından hareketle "daha önce böyle bir ivme ve hızı görmediğini" söyledi.

Bahadır Özdener ise "Başkanlık sistemini son iki haftada idrak ettik. Sağladığınız birlik sayesinde artık bizim aramızda ayrılık gayrılık olmaz" dedi.

Oyuncular Sendikası'nın sansür eleştirmesine rağmen sendikanın genel başkanı Demet Akbağ'ın davete katılması sosyal medyada eleştirildi.

Bunun üzerine sendika Twitter hesabından bir açıklama yayınladı ve "Toplantıya, sendikamız adına Genel Başkanımız Demet Akbağ, sinema sektörüyle ilgili yasal düzenlemelerin yapıldığı bu dönemde; sinema yasasında sorunlu gördüğümüz, sansüre sebep olabilecek noktaları dile getirmek ve oyuncu-set çalışanı tüm sinema emekçilerinin sorunlarını ve ihtiyaçlarını yansıtmak için katılmıştır" dedi.

Ancak bu açıkalama da eleştirileri sonlandırmaya yetmedi.

Bir Twitter kullanıcısı "Barış Atay'ın oyunu yasaklandığında tek kelime etmeyen Demet Akbağ'ın bu ziyareti ile ilgili açıklama son derece samimiyetsizdir" ifadelerini kullandı.