Akşener'in Soyer tartışmasına yorumu: Babadan oğula suç geçmez, oğuldan babaya da suç geçmez

Meral Akşener basın toplantısı Telif hakkı Ayşe Sayın

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İzmir'de CHP'nin Büyükşehir adayı Tunç Soyer'e, 12 Eylül askeri darbesi döneminde ülkücülerin davasına bakan askeri savcı babası Nurettin Soyer üzerinden yöneltilen eleştirilerle ilgili partisinin ve kendisinin tutumunu ise "Babadan oğula suç geçmez, oğuldan babaya da suç geçmez" sözleriyle açıkladı.

Akşener yerel seçimlerde partisinin başarı kriterini, "Bizim toplamda 9 belediyemiz var, 2 de beldemiz vardır. Bunun üzerine ne koyuyorsak, bizim için başarı kriteri olacaktır" dedi.

Akşener, BBC Türkçe'nin de aralarında bulunduğu medya mensuplarıyla kahvaltıda biraraya geldi, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Akşener'e yöneltilen ilk soru, CHP'nin İzmir Büyükşehir adayı Tunç Soyer'e, babası üzerinden yöneltilen eleştiriydi. Zira, Tunç Soyer'in babasının 12 Eylül mahkemelerinde görev alan ve ülkücülerin davasına bakan başsavcı Nurettin Soyer'in oğlu olması İYİ Parti çevrelerinde eleştiri konusu olmuştu.

Soyer'in adaylığının kesinleşmesinden sonra da İYİ Parti İzmir İl Başkanlığından yapılan açıklamada "Aday tespitlerinde her kesimi kucaklayacak ve aynı zamanda toplumun belirli kesimlerinin de hassasiyetlerini dikkate alarak bir tercihte bulunulması önceliğimiz iken, son CHP PM'de Sayın Soyer'in aday gösterilmesi ile birlikte parti tabanımız ve bazı teşkilatlarımızda tepkiyle karşılanmıştır. Bundan sonraki süreçte Sayın Soyer kendi sorumluluğu alanında ve adaylığında kendi üzerine düşeni yapmalıdır" denmişti.

Bu açıklama anımsatılıp, "Soyer'in adaylığı içinize sindi mi?" sorusuna Akşener, "Babadan oğula suç geçmez, oğuldan babaya da suç geçmez" sözleriyle yanıt verdi. Kendisinin hapis yatmadığını anımsatan Akşener daha sonra sözü, 12 Eylül döneminde hapis yatan ve Tunç Soyer'in adaylığına karşı çıktığı iddia edilen Genel Başkan Yardımcısı Müsavat Dervişoğlu'na bıraktı.

'İstismar batağı uyarısı yaptım'

Dervişoğlu, Soyer'e yönelik kişisel nedenlerle karşı çıktığı yönündeki yorumların kendisini son derece incittiğini belirtip, özetle şu görüşleri dile getirdi:

"Benim Tunç Soyer'in İzmir Seferihisar Belediye Başkanı olduğu dönemde de kimin oğlu olduğu tarafımdan malum bir husustur. 2009'dan itibaren kendisini tanırım ve kimin oğlu olduğu üzerinden herhangi bir eleştiri kendisine tarafımdan yöneltilmiş değildir. Ben 12 Eylül'ün mağdur edilmiş yargılanmış bireylerinden biriyim ama bu konuda tek değilim. Ülkücü, devrimci, milli görüşçüsü o dönem keskin mağduriyetler yaşamıştır. Ama bunu siyasi hayatım boyunca istismara yeltenmedim.

"Nurettin Soyer faktörü ayrı birşeydir, geçmişin yaralarını kaşımak niyetinde asla değilim. Benim derdim, CHP ile hayata geçirdiğimiz işbirliğinin ruhuna zarar verilmemesidir. Ben Tunç Soyer beyin aile geçmişi üzerinden bir yol haritası takip edilmesine tebessümle yaklaşabilirim. Ama 12 Eylül'ün ağır şartlarını yaşayanların benim baktığım pencerenin dışından bir yerden bakarak farklı sonuçlar çıkarma ihtimali de sözkonusudur. O nedenle (ittifak) müzakereler, esnasında CHP yetkililerine karşımızda her şeyi istismar eden bir iktidarın bulunduğunu ve dolayısıyla Soyer'in bu geçmişinin istifade edilmek üzere karşımıza çıkarılacağını ve hatta buradan istismar bataklığı oluşturulabileceğini ifade ettim.

"Benim şahsi kanaatim kendisinin İzmir'de CHP'nin adayı olmasının hiçbir mahzuru yoktur. Ama bilinmesi lazımdır ki bu bir domino tesiri de yaratabilir. İktidar ve ortağının oluşturduğu istismar bataklığı çok sayıda yerel ve görsel medya unsurundan ve sosyal medya imkanlarından da yararlanılıyor. Dolayısıyla adaylığı ilan edildiği andan itibaren de daha önce hazırlanmış program hayata geçiriliyor."

Telif hakkı Ayşe Sayın

Gizli ititfak sorusuna tepki

Akşener, bir gazetecinin 3 büyük ilde aday çıkarmama kararı alan HDP'nin İYİ Parti'yi desteklediği ve "gizli ittifak yapıldığı yönündeki" iddiasına ise sert tepki gösterip, "HDP ile ittifakımız yok. Çok ayıp. Bizi desteklemiyor ki HDP, çok ayıp" yanıtını verdi. Eski AKP Milletvekili Orhan Miroğlu'nun, HDP oylarına talip oldukları yönündeki açıklamaları ve HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan'ın, AKP Grup Başkanı Naci Bostancı ile görüştüğü yönündeki haberleri anımsatan Akşener, şu görüşleri dile getirdi:

"HDP'nin AKP ile olan ilişki biçimi ile muhalefet partileri arasındaki ilişkiler arasında dağ gibi fark var. Birbirlerini tanıyorlar. Miroğlu, İzmir'de HDP'nin oyuna talip olduklarını söylüyor. Son seçimlerde şahsıma, HDP'nin yöneticileri tarafından ağır ithamlar yapıldı. Biz olmayan şeyleri anlatmaktan yorulduk kardeşim, yorulduk.

"28 Şubat'ta gece yarısı Albayrakların evi basıldığında avukatı tarafından aranan kişi bendim. Kendilerini tanımıyorum ama çağrılan bendim. Ama gönül köprülerini yıkıyorsunuz. Eskiden hükümetlere ayar veren gazeteciler vardı; şimdi hükümetin ayar yaptığı gazeteciler var. Bu gönül köprülerini yıkmayın. Bu kutuplaşmanın siyasi sonuçları var. Bir siyasetçinin ölmüş anasına sövülmez. Bir siyasetçinin torununa 'gayrimeşru' denilmez."

Akşener'in diğer sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

-Yerel seçimlerde İYİ Parti'nin başarı kriteri ne olacak?

Kanunda yeri yok ittifak işinin. Sanıyorum belediye başkanlıkları üzerinden bir sayım yapılacak. (İttifak kapsamında) Alma ihtimalimizin yüksek olduğu Manisa, Denizli ve Balıkesir bizde. Mersin'i ayrı sayıyorum, ayrı ayrı giriyoruz. Mersin'de Burhanettin Kocamaz ipi göğüsleyecek görünüyor, hem kendisi hem de partimiz açısından büyük bir prestij. Bunların alınması hayalim ve hedefim. İller üzerinde de ittifak yapıldı. Düzce Kırıkkale, Isparta, Niğde, Afyon, Elazığ, Uşak var. Bu şekilde yola gidiyoruz. Bizim toplamda 9 belediyemiz var, 2 de beldemiz vardır. Bunun üzerine ne koyuyorsak, bizim için başarı kriteri olacaktır.

Partiyi kurduğumuz zaman anketler yaptırdık ve en düşük 13-18 arasında anketlerde çıktı, çıtamızı buraya koyduk. Ama farklı gelişmeler yaşandı. Seçmenin oy verebilirim demesiyle, oy vermesini biraraya toplamanın yanlış olduğunu gördük. Sonuç itibariyle beklentimiz çok yüksek olduğu için de çıkan sonuç ağzımızda kekremsi bir tat bıraktı. Halbuki şunu göremedik, 7 ay önce pekçok zorlukla kurulmuşsunuz, yardım almıyorsunuz, harala gürele bir seçime girmişsiniz. Ben de 7,3 almanın travmasını yaşadım. Şimdi çıtayı çok yükseğe koymuyoruz. 9 artı 2 belediye dışında alınan her yer başarıdır.

-MHP'den istifa eden Erhan Usta'ya adaylık teklif ettiniz mi?

Sayın Usta'ya hem partimize katılmasını, hem de ihraç edildiği için - o da bizim gibi atılanlar safına katıldığı için-, ihraç edildikten sonra kendisini davet ettim yemek yedim. Arzu ederse Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı, arzu ederse milletvekili olarak milletvekili olarak partimize katılabileceğini ifade ettim. O da ailesiyle konuşacağını söyledi, daha sonra sayın Paçacı'yı arayarak, Samsun Büyükşehir adaylığını kabul etmediğini ifade etti. Milletvekili olarak partimize katılmasına yönelik de biraz zamana ihtiyacı olduğunu söyledi.

-CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ortak miting programı olacak mı?

Sayın Kılıçdaroğlu bana şunu söyledi ki bu olabilir; Denizli ve Balıkesir'de birlikte belki bir ziyaret yapmayı. Ben de buna olumlu yaklaştım. Çok miting yaptım 24 Haziran'da. Sonuçta, bizbize yapılan bir işlem. Siz tabii genel başkansınız gidiyorsunuz, üst perdeden konuşuyorsunuz. Bu da ittifaklara zarar veriyor. Dolayısıyla ben, belediye başkan adaylığı seçiminde, onlar talep etmediği taktirde miting yapmayacağımı söyledim. Mesela Mersin'e gideceğim, 1 hafta kalacağım, ilçe ilçe esnaf esnaf gezeceğim. Ama bir başka şehirdeki arkadaşım mitinge ihtiyaç var derse bunu gerçekleştireceğim.

Telif hakkı AFP/Getty Images

"Akkal milletvekilliğinden istifa etmeli"

-Manisa Milletvekiliniz Tamer Akkal'ın, HDP'nin de ittifaka destek olmasını gerekçe göstererek partinizden istifasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sayın Akkal'ın baştan aşağı çelişkili bir açıklaması oldu. Şühpeleri varmış arkadaşımızın ama HDP'nin 3 büyük şehirde aday çıkarma kararı üzerine şüpheleri gerçekleşmiş... Peki bu şühpeleriyle Manisa 1. sıradan milletvekili seçilirken, bu şüpheler bu arkadaşımıza neden engel olmadı. Sayın Akkal hem beni hem de uzun yıllara dayanan arkadaşlarımızı yakından tanır. HDP meselesi, valla bir tane PKK'lıya taş atmamış adamlar beni PKK ile yan yana gelmekle suçluyor, inanamıyorum. Sayın Akkal'ın dili iktidar partilerinin oluşturduğu dildir. Sanıyorum kendisine bu metin imzalatılmış. Madem bu şüpheler gerçeğe dönmüş milletvekilliğinden de istifa etmeli.

-İki seçime de ittifakla giriyorsunuz. İttifak kurarken en zorlanılan nokta hangileri, sizin çıkardığınız dersler ne oldu?

CHP köklü ve zorlu bir parti, yani Sayın Kılıçdaroğlu açısında bakıldığında da çok kolay yönetilebilir bir parti değil. Bizim ilk önceliğimiz kalıcı olmak. Onun için müzakereler uzun sürdü. Yüzde 100 çıkan sonuçlar içimize sindi mi? Elbette yüzde 100 olamaz... Bu Sayın Kılıçdaroğlu için de aynıdır. Ama mesele karşılıklı iyi niyetli adımlar atmaktır. Çıkan sonucun seçmenlerimiz açısından sinerji yarattığını görüyorum. Özellikle ortak adayların bulundukları büyükşehirlerde ilgi odağı olduğunu gözlüyorum. Her iki partinin seçmeni de zorluklarımızı bilip kendi gözlerinde gördükleri bazı kusurları da affedeceklerdir diyorum.

-Seçim güvenliği konusunda endişe duyuyor musunuz?

Hileler sandık başında olur. Esas mesele sandıktır. O da şu diyelim mi İYİ Parti'nin sandık görevlisi kumanya yetişmedi kızar giderse, sigara içmeye çıkarsa imzalı tutanağı almazsa, o hile olur. Şimdi yazılım üzerinden yapılan bir şey var, bu yalan. Bugüne kadar buradan 5 verip de oradan çıktı olarak 100 oy alınan bir yazılım yok. Bu bir kısım seçmeni ürkütüp, sandığa gitmemesi için ortaya konulan ayrı bir propaganda , psikolojik harekat. Ama sandığın başında oyların kullanılmasından oyların sayılmasında ıslak imzalı tutanağın alınmasında ve ilçe ve il seçim kurullarında toplanan oyların doğru dürüst bilgisayara girilmesi sürecinde dikkatli olunması gerekir.

-Yerel seçimler "Cumhur İttifakı" ortaklarının dediği gibi beka sorununa yol açar mı?

Yerel seçimlerin Türkiye'nin bekasıyla ne ilgisi var anlamadım. Sayın Erdoğan'ın Türkiye'nin bekası konusunda da problem yok. Sayın Bahçeli'nin koltuğuyla ilgili de bir problemi yok, hepimizi attığı için. Burada hepimiz ihraç olmuş arkadaşlarız. Koltuklar tehlikede değil netice itibariyle, bu bekaa meselesine nasıl geldik anlayabilmiş değilim. Rahat olsunlar ya ikisinin de koltuklar tehlikede değil. Koltukların bekası sağlam. Onun için germeden insanları zor duruma düşürmeden, başkalarının karşısında rezil etmeden bir dilin oluşturulması gerekiyor.