Türkiye'nin IŞİD'e karşı mücadelesi sonuç verse de uzun vadeli sorunlar devam ediyor

polis kordonu Telif hakkı DHA
Image caption Arşiv fotoğrafı

Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) Suriye'de kontrolünde olan son toprakları yitirirken, Türkiye'deki gizli örgütlenmesi de büyük ölçüde darbe aldı.

Türkiye bir zamanlar IŞİD'e karşı yumuşak davranmakla suçlanıyordu, ama Ankara son yıllarda bu unsurları ortadan kaldırmak için geniş çaplı önlemler aldı.

İçişleri Bakanlığı verilerine göre, Türk güvenlik güçleri 2017-18'de binlerce IŞİD şüphelisini gözaltına aldı.

Bu durum IŞİD'in uyuyan hücreleri üzerinde büyük bir baskı oluşturdu; ancak uzmanlar, cihatçı ideoloji ve radikalleşmenin Türk yetkililer için uzun vadeli sorun olmaya devam ettiğini söylüyor.

IŞİD dünya çapında dikkatleri üzerine çekmeye başladığında Ankara, Türkiye üzerinden IŞİD'e katılanlara karşı kararlı bir tutum almamakla eleştiriliyordu. IŞİD Haziran 2014'te Türkiye'nin Irak'taki Musul Başkonsolosluğu'na saldırıp konsolosluk çalışanlarını 101 gün boyunca esir tuttuktan sonra da bu tutum konusundaki eleştiriler devam etti.

Rakip cihatçı gruplar ise IŞİD'i Türkiye'yi hedef almama konusunda örtülü bir anlaşma yapmış olmakla suçluyordu.

Ankara, ABD'nin önderlik ettiği koalisyon güçlerine katıldıktan sonra IŞİD'e karşı ilk hava saldırısını Temmuz 2015'te yapmıştı.

2014-17 arasında IŞİD Türkiye'ye yönelik 10'u aşkın saldırı düzenleyerek 300'den fazla insanın ölümüne, binlerce kişinin de yaralanmasına neden oldu.

IŞİD lideri Ebu Bekir el Bağdadi'nin ilk kez açıktan Türkiye'ye yönelik saldırı çağrısında bulunmasının ardından, 2016 sonlarına doğru IŞİD Türkiye'ye karşı saldırgan söylemlerini artırdı.

IŞİD'in bilinen son saldırısı 31 Aralık 2016 gecesi İstanbul'daki Reina gece kulübüne oldu. Silahlı saldırganın ateş açması sonucu 39 kişi öldü.

24 Ağustos 2016'da Türkiye, güney sınırındaki IŞİD ve Kürt silahlı gücü Halk Savunma Birlikleri (YPG) militanlarını uzaklaştırmak için kuzey Suriye'ye yönelik "Fırat Kalkanı Harekatı"nı başlattı. Türkiye, Mart 2017'ye dek devam eden operasyonda 3000'i aşkın IŞİD militanının öldüğünü açıkladı.

Bundan sonra Türkiye içindeki IŞİD şüphelilerine karşı polis operasyonları da yoğunlaştı.

Telif hakkı Getty Images
Image caption Fırat Kalkanı Harekatı Ağustos 2016 - Mart 2017 tarihleri arasında yapıldı

Operasyonlar nerelerde yapıldı?

İçişleri Bakanlığı 10 Ekim 2016'dan itibaren terörle mücadele kapsamında yapılan operasyonların haftalık raporlarını yayınlıyor. Ancak bu raporlar operasyonların yerine dair bilgi içermiyor.

1 Ocak - 31 Aralık 2018 tarihleri arasında Hürriyet gazetesinde bu konuda yer alan haberlerle birlikte incelendiğinde bu operasyonların İstanbul, Ankara, İzmir, Niğde, Samsun, Nevşehir, Kocaeli, Aydın, Çorum, Adana, Çankırı, Sakarya ve Bitlis'te yapıldığı görülüyor.

Bu liste sınırlı olsa da bu şehirlerin IŞİD'in geniş çaplı örgütlenme merkezleri olduğu biliniyor.

Araştırmacı gazeteci Doğu Eroğlu'nun 'IŞİD Ağları: Türkiye'de Radikalleşme, Örgütleme, Lojistik' adlı 2018'de yayımlanan kitabında İŞİD'in en aktif olduğu kentler İstanbul, Ankara, İzmir, Adıyaman, Gaziantep, Konya ve Bingöl olarak sıralanıyor.

Bakanlık verilerine göre 2018'de 3038, 2017'de ise 5075 kişi IŞİD ile bağlantı şüphesiyle gözaltına alındı.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı SETA'da araştırmacı Rıfat Öncel, yakalanan şüphelilerin soruşturmasında, örgütün yapısı, strateji ve taktikleri hakkında istihbari bilgiler elde edildiğini söylüyor.

Operasyon ve gözaltıların özellikle IŞİD'in saldırı planladığı istihbaratının alındığı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı gibi resmi tatil ve kutlama günleri ile yılbaşı kutlamaları öncesinde yoğunlaştığı görülüyor.

Telif hakkı MaNBAR.ME
Image caption 2014'te Tel Abyad'daki IŞİD militanları

'IŞİD büyük ölçüde yenildi'

Gazeteci Doğu Eroğlu, güvenlik güçlerinin şüpheliler listesinde adı geçenlerinin çoğunun 2016 ve 2017'de operasyonlarda gözaltına alınmış olması nedeniyle 2018 rakamlarında düşüş olduğunu ifade ediyor.

Eroğlu ayrıca polisin Türkiye'deki cihatçılara dair artık "daha fazla bilgi sahibi" olduğunu söylüyor.

"Selefi gruplarla ilgili daha iyi profil çıkarmış durumdalar… Soruşturmalar açılmış olduğu için gözaltına alınanların sayısı azalıyor" diyor.

Eroğlu'ya göre, IŞİD büyük ölçüde yenilgiye uğratılmış durumda ve yeni militanların gruba katılması için pek girişim yok.

İçişleri Bakanlığı'nın Temmuz 2017'de yayınladığı bir broşürde, IŞİD bağlantılı 12 derneğin kapatıldığı, 2564 sosyal medya hesabının da kapatıldığı veya inceleme altına alındığı; şüphelileri tespit etmek ve sorgulamak amacıyla sınır, havalimanı ve kalabalık merkezlere yakın 33 ilçede 66 risk analiz grubunun kurulduğu belirtiliyordu.

Türkiye, güvenliği artırmak ve yasa dışı geçişleri önlemek üzere Suriye sınırının büyük bir bölümünde (911 km'lik sınırın 764 km'sinde) duvar inşasını tamamlamış bulunuyor.

Telif hakkı DHA

Girişimler yeterli görülmüyor

Ancak Türkiye'nin bu girişimleri herkesi ikna etmiş görünmüyor. IŞİD zanlılarının serbest bırakılması haberleri zaman zaman eleştirilere neden oluyor.

Haziran 2017'de Milliyet'te yayınlanan bir haberde, IŞİD'in Diyarbakır sorumlusu olduğu iddia edilen kişinin mahkemedeki duruşmasının ardından serbest bırakıldığı bildiriliyordu.

19 Aralık 2018'de ise medyada yer alan haberlere göre, başına 1,5 milyon TL ödül konmuş olan ve polise teslim olan bir "kadın terörist" adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekili Meral Danış Beştaş, aynı ay meclise verdiği soru önergesinde "Hükümet IŞİD üyelerini koruyor mu?" diye sormuştu.

Türkiye'nin çabaları sonuç veriyor gibi görünüyor. 1 Ocak 2017'den bu yana IŞİD bağlantılı yeni bir saldırı olmadı.

Eroğlu ise Türkiye'nin ayrıntılı bir önleme ve ılımlılaştırma stratejisi olmadığı için uzun vadeli tehlikelerin ortadan kalkmamış olduğunu söylüyor.

Eroglu, yetkililerin nedenden çok sonuç üzerinde durduğunu belirtiyor, "Önleme ve ılımlaştırma programı bulunmuyor" diyor kitabinda.

Türkiye, İslam Devleti ve Türkiye IŞİD'ine yönelik güvenlik uygulamalarında şimdiye dek sert tedbirlere yoğunlaşti ve herhangi bir yumuşak önleme mekanizması kullanmamakta diretti."