Yerel Seçim 2019: Tunceli'de 'Komünist Başkan' da iddialı, sonucu kararsız seçmen belirleyecek

TKP'nin adayı Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu Telif hakkı Hatice Kamer
Image caption TKP'nin adayı Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu (solda)

Nüfusunun büyük çoğunluğu Alevi olan ve bölge halkının "Dersim" olarak adlandırdığı Tunceli'de yerel seçim çalışmaları son birkaç günde hız kazanmış görünüyor. Sol hareketten birçok farklı görüş, parti ve fraksiyonu bir arada görebileceğimiz nadir kentlerden biri Tunceli. Şehirde bu kez seçimin kaderini kararsız seçmen belirleyeceğe benzer.

Bayrakların ve seçim müziklerinin iç içe geçtiği kent merkezinde partiler arasındaki rekabet gözle görülür derecede hissediliyor.

"Tunceli'de seçimi kim alır?" sorusuna verilen birçok yanıt ise "Bu sefer durum çok karışık" oluyor. Konuştuğumuz birçok seçmen, seçime sayılı günler kalmış olmasına rağmen hangi partiye oy vereceğine henüz karar vermediğini söylüyor.

Önceki seçimlerde HDP ve CHP arasında gerçekleşen seçim yarışı bu sefer denkleme Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) ve Sosyalist Meclisler Federasyonu'nun (SMF) ortak adayı Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu'nun dahil olması ile değişmiş.

Üç dönemdir HDP'nin elinde olan Tunceli Belediyesi de kayyum atanan onlarca belediyeden biri. Bu durum HDP seçmeni üzerinde etkili olsa da, Maçoğlu'nun Ovacık deneyimi birçok kişinin sempatisini kazanmış durumda. Maçoğlu'nun sosyal medyadaki görünürlüğünün HDP'nin bazı seçmenleri üzerinde etkili olabileceği konuşuluyor.

2014 yerel seçimlerinde Tunceli'de Barış ve Demokrasi Partisi yüzde 42,4, CHP ise yüzde 30,8 oranında oy almıştı. TKP'nin bağımsız adayı 13,4 oy oranıyla üçüncü, AKP yüzde 9,3 oy oranıyla dördüncü olmuştu.

Maçoğlu etkisi ve seçmenin kararsızlığı

Kamuoyunda "Komünist Başkan" olarak tanınan Fatih Mehmet Maçoğlu'nun Atatürk Mahallesi'nde seçim çalışması yapacağını öğrenince oraya gidiyoruz. Maçoğlu, Ovacık ilçesindeki deneyimini bu sefer Tunceli merkezine aktarmak istiyor.

Bulunduğumuz yerden birkaç sokak ötede 'Örgütlü bir halkı hiçbir güç durduramaz" sloganları yükseliyor. En ön sırada Fatih Mehmet Maçoğlu, ardında her yaştan onlarca insan slogan, alkış ve zılgıtlarla tempolu bir şekilde sokaklarda ilerliyorlar. Sarı seçim minibüsünden yükselen sese dikkat kesilen semt sakinleri pencerelerden el sallıyorlar.

Telif hakkı Hatice Kamer

Maçoğlu'nun Ovacık'ta hayata geçirdiği sosyal projeler, kooperatifçilik, belediye yönetimi şekli, insanların sempatisini kazanmış. Bu sempati sandıkta yarışı önde götürmesine yardımcı olacak mı, onu HDP'nin alacağı oylar ve kararsız seçmenin oyları belirleyecek.

"Komünist Başkan" sokakta karşılaştığı her yaştan insanla tokalaşıp, selamlaşıp ilerliyor. Özellikle yaşlılar ve çocuklar daha büyük ilgi gösteriyor. Fotoğraf çekmek için durduranlar, sarılıp öpenler oluyor ancak oldukça organize ilerleyen grubun ne yürüyüş temposu azalıyor, ne de sloganları.

Sokaklarda CHP, HDP, TKP seçim araçları birbiriyle kesişiyor. Her parti kendi çalışmasını kendi minvalinde sakin bir şekilde yapıyor görünüyor.

Atatürk Mahallesi üzerindeki seçim bürosuna kadar yürüyen grup kısa bir mola veriyor. Akşam da ev ziyaretlerine gidecekler. Maçoğlu, içerde çay molası verip insanlarla sohbet etmeye başlıyor.

Önceki seçimlerde HDP'ye oy verdiğini söyleyen emekli bir memur, bu sefer Komünist Başkanı destekleyecekmiş. Nedenini sorduğumda, "Ovacık örneği orada, bir de halk belediyeciliğini gerçekten icra ediyor" yanıtını veriyor.

"Selahattin Demirtaş faktörü çok önemliydi, onu çok seviyordum. Yazık ettiler ona. O olsaydı belki yine HDP'ye oy verirdim ama Dersim'de HDP üç dönemdir belediyecilik yapıyor ve görüyorsunuz. Ama Ovacık örneği ortadayken, bence bu sefer Maçoğlu burayı kazanacak" diyor.

'Adam kayıran değil, herkese eşit hizmet eden bir yönetim anlayışı olacak'

Fatih Mehmet Maçoğlu, partiden çok kendi adının öne çıktığı görüşüne katılmıyor.

"Ben değil bir başka arkadaşım da olsa yine öne çıkacaktı ismi. Eğer pozitif bir katkısı olacaksa iyi olur ama sadece popüler yönü üzerinden geçici bir ilgi ise kabul görmem" diyor Maçoğlu ve ekliyor:

"Uzun süredir demokrasi kuvvetleri buralarda, onlarla genel ve yerel seçimlerde ittifak ettik, dayanışma gösterdik. Zaman zaman bir araya geldik, zaman zaman ayrıştık. Bu süreçte Dersim halkı bize şu sebeplerden destek vermeli: Biz burada yüzde 63 işsizliğinin farkındalığıyla hareket ediyoruz, biz burada üretimin bittiği, tüketimin ekonomisinin hakim olduğu bir anlayışla hareket ediyoruz. Burada hayvancılığın yok olduğu, insanların sağlıklı temel gıda hakkının yok edildğinin farkındalığıyla hareket ediyoruz, eğitimde Türkiye'de bir numarada olmamıza rağmen, ekonomik nedenlerden dolayı çocukların eğitim haklarının neredeyse duracağının farkındalığıyla hareket ediyoruz."

Maçoğlu, çocuklara ve gençlere burs vererek eğitimi destekleyeceklerini, kentin mimarisi, sokağı ve doğasına dair Tunceli halkının sözünün olması gerektiğini ifade ediyor:

"Rantsal bir yerel yönetim değil, halkına katkısı olan, destek veren bir yerel yönetim anlayışı temsil ediyoruz. İstihdam ve işin hızlı yürümesi için hantal yanının bitmesini isteyen yerel yönetim anlayışı olduğumuz için Dersim halkı bize destek vermeli, halkın kazanacağı bir yerel yönetim olacak, şeffaflık olacak, adam kayıran değil, herkese eşit hizmet eden bir yönetim anlayışı olacak" diyor.

Telif hakkı Hatice Kamer

Aday belirleme sürecinde genel beklenti, Maçoğlu'nun HDP'den aday olmasıydı ancak yapılan görüşmeler olumsuz sonuçlandı. HDP, Emek Partisi (EMEP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Partizan grubu "Dersim Devrimci Güç Birliği" adıyla ittifak kurdu.

Maçoğlu, HDP ittifakı kurulduktan sonra partisinin deklarasyon vererek kendi adaylığının öne çıktığını söylüyor:

"SMF olarak sadece HDP ile değil birçok dost kurumlar ve demokrasi kuvvetleri ile ittifak tartışması sürdürdük. İttifak tartışması sonucunda yerlerde anlaşamadılar. Yerelde herkes kendi siyasal anlayışının programının daha iyi olduğunu düşündü.

"Ben ittifak tartışmalarına katılmadığım için söyleyeceğim her bir söz eksik ya da fazla olabilir. Bunun için bu konuda çok konuşmuyorum. Ama SMF, ittifak tartışması sonlandıktan sonra, benimle ilgili alınan karardan sonra deklarasyon yayımladı. Tek başıma bu benim kararım değil, temsil ettiğim siyasetin kararı bu."

'Kutuplaşma artacak' endişesi

Maçoğlu'nun sosyal medyadaki görünürlüğünün HDP'nin bazı seçmenleri üzerinde etkili olabileceği konuşuluyor.

HDP tarafı ise yapılan hizmetlerin reklamı ve propagandası ile seçmenin karşısına çıkmanın parti siyaseti ile örtüşmediğini savunuyor.

Kent merkezinde görüştüğümüz birçok seçmen, HDP ve TKP'nin ortak adayla yerel seçime katılması gerektiği görüşünde. HDP ve TKP'nin farklı adaylarla seçime giriyor olmasının oyların ve gücün bölüneceği düşüncesini hakim kılmış görünüyor. Bu durum ile birlikte siyasi bölünmelerin canlanıp toplumda kutuplaşmanın artacağı endişesi de öne çıkıyor.

HDP'li olup bu sefer Maçoğlu'na oy vereceğini söyleyen insanlarda; partinin üç dönem yaptığı belediyecilikte hizmetlerde yetersiz kaldığı, istihdam alanı yaratamadığı, ideolojiyi ve kimlik siyasetini merkeze alan bir anlayışla hareket ederek "Aleviliği geri planda bıraktığı" eleştirisi öne çıkıyor.

Hangi partiye oy vereceğine karar verememiş insanlar ise HDP ile TKP arasında tercih yapmakta güçlük çekeceklerini ifade ediyorlar.

Sonraki gün Seyit Rıza Meydanı'nda HDP'nin seçim mitingini takip ediyorum.

Telif hakkı Hatice Kamer

'Polis misiniz?'

Mitinge gitmek üzere şehir içi minibüse biniyorum. Araç durakta yolcu beklerken şoför, yanındaki arkadaşı ile sohbete başlıyor.

"Dün biri minibüse bindi, 'TKP durağında indir' diyor. 'TKP adında bir durak mı yapıldı?" diye sordum. Meğer Maçoğlu'nun seçim bürosunu diyormuş."

Arkadaşı da gülerek "Büroya göre durak oluyorsa o zaman AKP durağı da demek gerek hemen karşısında da onların seçim bürosu var" sözleriyle karşılık veriyor.

Kulak misafiri olduğum bu diyaloga dahil olup "Maçoğlu'nun şansı var mı? diye soruyorum. Her ikisi de bana dönerek şüpheli gözlerle "Polis misiniz?" diye soruyorlar.

Gazeteci olduğumu söyleyince "Burada yüzde 1000 HDP kazanacak" yanıtını veriyorlar.

Her ikisi de HDP seçmeni. Maçoğlu faktörünün etkisi olur mu sorusuna da "Nohutu siyasete sokmaktan başka ne yaptı. Ondan önceki adaylar toplumda daha çok seviliyordu ama buna rağmen kazanamadılar. Bu sefer de HDP alacak" diyorlar.

HDP mitinginde açlık grevleri vurgusu

Seyit Rıza Meydanı'nda yapılan ve onlarca insanın yoğun kar yağışı altında izlediği mitingin ana gündeminde ise HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven'in dört ay önce başlatmış olduğu açlık grevleri eylemi öne çıkıyor.

Konuşmacılar, "PKK lideri Abdullah Öcalan'a uygulanan tecridi protesto etmek için" yaşamına son veren tutuklu sayısının, Oltu T Tipi Cezaevi'nde Zehra Sağlam adındaki tutuklu ile birlikte dörde yükseldiğini duyuruyorlar. Yapılan konuşmalarda tecride ve bu ölümlere karşı sessiz kalınmaması çağrısı yapılıyor.

İzleyiciler arasında bir kadınla konuşuyoruz. Mahkemede süren davası olduğu için adını vermek istemiyor. Tecride karşı açlık grevi ve intihar eylemlerini tasvip etmediğini söylüyor.

"Biz yaşamı kutsamalıyız, ölümü değil" diyerek gidişatın endişe verici olduğunu söylüyor.

Telif hakkı Hatice Kamer

HDP seçmeni olmasına rağmen HDP ve TKP'nin ittifak yapamadığı için kızgın olduğunu ifade ediyor:

"Halk için iki tarafın da ittifak yapması gerekirdi. Eğer bu seçimde CHP ya da AKP kazanırsa HDP ve TKP burayı terk etmeli. Seçim HDP ve TKP arasındaki yarışa dönmüş durumda.

"Komünist Başkan'ın burada aday olması seçimi renklendirmedi, aksine kutuplaşmayı getirdi" diyerek siyasetin hoşgörü kültürünü kirlettiğini savunuyor.

"Bir arkadaşınızla oturup çay içemez hale geldik, iki dakikada konuşma siyasete dönüyor, en yakın arkadaşımızla masadan kavgalı ayrılıyoruz. Yok TKP ihanetçi, yok HDP ihanetçi. Biz Aleviyiz ve Aleviler hiçbir zaman diğerini öteki olarak görmez. Ama geldiğimiz duruma bakar mısınız? İnsanları ayakta tutan inançtır, Alevilik sabote edildi ve artık hayatımızı gasp etmiş bir siyaset var sadece. Toplum artık birbiriyle konuşamaz olmuş. İnsanlar burada davasına sahip, ortada gasp edilmiş bir irade var kayyumlar eliyle. Burada belediyeciliğe değil, siyasete oy verirdi ama partiler birbirine düşmüş, korkarım ki CHP ve AKP aradaki çelişkinin meyvasını yiyecek."

HDP adayı Yeşil: Belediyeyi kayyumdan almak halk için onur meselesi

HDP Eş Belediye Başkan adayı Nurşat Yeşil, konuşmasında belediyeyi kayyumdan geri alacaklarını söylüyor.

"Biliyorsunuz iki buçuk yıl önce iradesi gasp edilen, seçilmiş belediye başkanları hapse atılan bir belediyemiz var. Dersimliler olarak, HDP'liler ve ittifak yaptığımız güçler olarak kayyumun elinden belediyeyi almak bizim için, halk için bir onur meselesi. Gaspçı kayyumdan belediyeyi alarak halka iade etmek istiyoruz. Bu yüzden seçimleri almak bizim için gerçekten çok önemli.

"O sandıkta HDP dışında kim çıkarsa çıksın, AKP ve MHP iktidarı kazanmış olacak. Kayyum anlayışı kazanmış olacak. O zaman AKP iktidarı da diyecek ki, tamam, benim kayyum politikalarım işe yaradı. O yüzden de bundan sonra onun devamı gelecek. Bu kayyum politikalarının önünü kesmek için de bizler mutlaka 31 Marta'ta sandıktan güçlü çıkmamız gerekiyor, güçlü çıkacağımıza da inanıyoruz."

Telif hakkı Hatice Kamer

Nurşat Yeşil, "Eleştirdiğiniz parti TKP mi?" sorusuna ise şu yanıtı veriyor:

"Seçimden önce bütün anlayışlar olarak halkla ve STK'larla bir araya gelerek 'Nasıl bir yerel seçim istiyorsunuz?' diye sorduk. Halkımızın genel bakışı, devrimci güçlerin yerelde ittifak yapmasıydı. Biz de diğer devrimci güçlere temel çizgimiz hatırlattık, bu dönemde koltukların değil, gaspçı kayyumlara karşı yereldeki güçlerin ortak bir irade göstermesi gerektiğini vurguladık.

"Gaspçı zihniyete karşı olanlar herhangi bir talepte bulunmadan HDP çatısı altında bir araya gelmeyi kabul ettiler. Ama bu konuda ilkesel olarak anlaşamadığımız arkadaşlarımız oldu, onlar ittifak adayı olmadan seçime girmeyi tercih ettiler. Saygı duyuyoruz, başarılar diliyoruz."

CHP adayı Aydın: Seçmenimiz baskılardan dolayı sessiz

CHP'nin adayı Yusuf Kenan Aydın tıp doktoru. Seçim vaatleri arasında ekonomik kalkınma ve istihdam, imar ve şehircilik, sosyal hizmetler ve eğitim, kültür, kimlik ve sanat, sağlık hizmetleri, kent ve köye geri dönüş konularına ön sıralarda yer alıyor.

Konuştuğumuz bazı seçmenler, HDP ve CHP'nin oylarının TKP'ye kayacağı görüşünde.

Yusuf Kenan Aydın ise kendi seçmenine güvendiğini söylüyor.

"Gittiğimiz yerlerde seçmenimizin bize oy verme konusunda kararlı olduğunu görüyoruz. Geçmiş dönemlerde CHP'ye oy veremeyenlerin de bu sefer CHP'ye oy vereceğini söyleyenler çok. Bizim projelerimiz, gücümüz ve kaynağımız var. Biz bu kaynakları halkımıza anlattığımızda, halkımız CHP'ye oyunu verecektir. Ben TKP'ye kayma olmayacağını düşünüyorum.

"İzmir ve İstanbul Büyükşehir adaylarımızın, genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu cennet memleketi için göndermiş olduğu mesajlar var. Bu mesajlarda güç birliği yapıp Dersim'in sorunlarını çözeceğimizi, şehrimizi doğunun ve Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biri haline getireceğimizi ve bu sayede işsizliği önleyeceğimizi söylüyorlar."

Telif hakkı Hatice Kamer
Image caption CHP'nin Tunceli adayı Yusuf Kenan Aydın

CHP'nin seçim bürosu karşısında yer alan, belediyenin yanında açılmış olan AKP'nin seçim bürosunda dört AKP destekçisi ve çalışanı var.

Onların kanaati Tunceli'de oyların dört parti arasında bölüneceği yönünde.

TKP'nin seçime girmiş olmasını "HDP için kötü, bizim için iyi oldu" şeklinde yorumluyorlar. AKP'nin oylarını arttıracağına; kayyum olan Vali Tuncay Sonel'in yol, çevre, ışıklandırma, park çalışmaları ve yaptığı sosyal yardımların etkili olacağına inanıyorlar.

Bu hizmetlerle insanların AKP'ye bakışının değiştiğini söylüyorlar. "Eskiden HDP döneminde insanlar AKP bürosunun kapısından içeri giremezken, valimiz insanların içinde. Sayın valimiz çok seviliyor, huzur getirdi, devlet ile halkı barıştırdı. Vali aday olsaydı, eminim silme götürürdü ama adaylara genel merkez karar veriyor" diyorlar.

Görevlilerden biri Tunceli'de seçimlerin sürpriz sonuçlar çıkarabileceğine söylüyor. "HDP seçilirse yeniden kayyum atanır endişesi yaşayanlar, oyları kaybolmasın diye Maçoğlu'na oy verebilir. Maçoğlu CHP'nin de oyunu alabilir. Ama AK Partili kalkıp oyunu TKP'ye vermez. Seçimden dört parti de çıkabilir. AKP de sürpriz yapabilir" iddiasını ortaya atıyor.

AKP adayı Arasan: Ülkenin en çalışkan, en insancıl partisiyiz

AKP'nin adayı Gökhan Arasan, Tunceli'de bilgisayar ve bilişim işleri yapan bir esnaf. İki yıl önce AKP'den siyasete atılmış.

Gökhan Arasan, AKP'nin ülkenin en çalışkan, en insancıl partisi olduğu için tercih edilmesi gerektiğini söylüyor. Arasan partisi için, "Birleştirici bir gücü vardır, Tunceli'ye de merhem olacaktır. Tuncelimizin sıkıntıları çok fazla ve ilimizin buna ihtiyacı var bu nedenle AK Parti'ye oy verilmesini bekliyoruz, vereceklerine de inanıyoruz" diyor.

Tunceli'de seçim günü yaklaştıkça durumun belirsizliği, çok bilinmeyenli bir denklem gibi seçmenin kafasını karıştırmaya devam ediyor. Sandıktan hangi partinin galip çıkacağı ise son güne kadar belirsizliğini koruyacak gibi görünüyor.