CHP lideri Kılıçdaroğlu, saldırıyı BBC Türkçe'ye değerlendirdi: Organize linç girişimiydi

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu saldırı Telif hakkı Getty Images

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Çubuk'ta katıldığı asker cenazesinde kendisine yapılan saldırıyı "linç girişimi" olarak nitelendirdi.

Saldırının ardından mahsur kaldığı evde kendisine güvenlik görevlileri tarafından birkaç kez polis kamuflaj giysisi giymesi önerildiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Nasıl geldiysem öyle çıkarım" diyerek bunu kesin bir dille reddettiğini anlattı.

'Doktor kontrolüne gerek olmadı'

Yoğun ziyaretçi trafiği yaşayan CHP lideri Kılıçdaroğlu ile kısa süreli de olsa sohbet olanağı bulduk.

Saldırı sonrasında ilk kez yakından gördüğümüz Kılıçdaroğlu'nda herhangi bir yara ya da darp izi dikkat çekmiyor.

Zaten kendisi de bu nedenle bir doktor kontrolüne gerek duymadığını ifade ediyor.

Yüzüne gelen yumruk dışında vücudunun herhangi bir yerinden darp almadığını belirtiyor.

Gözlüğünün o arada düşmesi de, gözünde hasar oluşmasını engellemiş.

"Asıl arkadaşlarımızdan darp alanlar var. Genel Başkan Yardımcımız Yıldırım Kaya'nın kaburgalarında kırıklar var" diyor.

Kılıçdaroğlu'nun saldırı anı görüntülerinde, yüzündeki sakinlik dikkat çekiyordu.

Kılıçdaroğlu, saldırganların zaten yüzünde "panik ve korku" yakalama hesabıyla hareket ettiğini düşünüyor.

O nedenle de her koşulda sakinliğini korumayı başardığını, bu ifadeyi görmek isteyenlere fırsat vermediğini ifade ediyor.

'Organize saldırı'

Kılıçdaroğlu, iktidar sözcülerinin "protesto" açıklamalarının tersine, yapılan saldırının tam bir "linç girişimi" olduğuna dikkat çekiyor.

Yaklaşık bir saat tutulduğu Çubuk'taki evden çıkışında güvenlik görevlilerinin birkaç defa kendisine "Polis kamuflajı ile evden çıkaralım" teklifinde bulunduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, polisin genellikle suçluları dışarıdan saldırılara karşı korumak için kullandığı bu yönteme, "Olur mu öyle şey, nasıl geldiysem öyle giderim" diyerek itiraz etmiş.

Olayla ilgili iktidar kanadından gelen "protesto" ifadelerine karşın Kılıçdaroğlu, kendisine yönelik saldırıyı "linç girişimi" olarak nitelendiriyor ve olayın organize olduğunu ifade ediyor.

CHP'liler Soylu ve Akar'a tepkili: İstifa etmeliler

Saldırı sonrasında CHP Genel Merkezi oldukça hareketli.

Kemal Kılıçdaroğlu'na parti genel başkanlarından, partililerden, milletvekillerine kadar yoğun bir geçmiş olsun ziyareti var.

Parti koridorlarında saldırının nedenlerine ilişkin tahminler dile getiriliyor.

Saldırının iktidar sözcüleri ve Ankara Valiliği tarafından "protesto eylemi" olarak nitelendirilmesi, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve MHP lideri Devlet Bahçeli'nin, "Gerekli güvenlik önlemlerini almalıydı" açıklamalarına büyük tepki dikkat var.

Özellikle Soylu'nun, Kılıçdaroğlu'nun cenazeye gideceğini Emniyet'e bildirmediği yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığı ifade ediliyor.

Güvenlik birimlerinin Kılıçdaroğlu'nun gideceğini Çubuk Emniyeti'ne bildirdiğini belirten partili kaynaklar, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın yakın korumalarının bile Kılıçdaroğlu'nun Koruma Müdürü'nü arayıp, "Ne zaman geliyorsunuz?" diye sorduğu bilgisini veriyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek de Akar ve Soylu'ya tepki gösterirken, bu iki ismin ya istifa etmesi gerektiğini ya da etmiyorsa, görevden el çektirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Soylu'nun, daha önce Kılıçdaroğlu'na yönelik söylediği, "Boynuna ne geçireceğimizi göreceksin" sözlerini anımsatan Erkek, " Eğer demokratik siyasete inanıyorsak, bir siyasi partinin genel başkanına bunu söyleyen kişi kim olursa olsun, o görevde bir dakika oturmamalıydı. Oturmaya devam ettikçe Türkiye'nin barışını, asayişini, huzurunu tehdit ediyor" diyor.

Telif hakkı Getty Images

Güç kavgası mı?

CHP'de Kılıçdaroğlu'na yönelik saldırının organize ve planlı olduğu yorumu yapılırken, arka planda AKP içindeki "güç kavgası"nın yattığı ve bu durumun İstanbul seçimlerinden bağımsız düşünülemeyeceği vurgusu yapılıyor.

Parti kulislerinde, "Sertlik ve seçimin iptali" yanlısı gruplar ile "ülkedeki gerilimin sona ermesini" isteyenler arasında yaşanan çekişmeye dikkat çekilerek, "Kılıçdaroğlu'na yönelik saldırı, bir anlamda sertlik yanlılarının Erdoğan'ın Türkiye ittifakı çağrısına cevabı gibi de okunabilir" yorumu yapılıyor.