Ecrin Kurnaz: 1,5 yaşındaki bebeğin kaybolması sonrası neler yaşandı?

ARAMA Telif hakkı DHA

Samsun'un Vezirköprü ilçesinde evinin önünde oyun oynarken kaybolan 1,5 yaşındaki Ecrin Kurnaz'a ait olduğu öne sürülen kafatası ve kemik parçalarının ormanlık bir alanda bulunması üzerine geçtiğimiz hafta durdurulan arama çalışmaları yeniden başladı.

Vezirköprü Cumhuriyet Savcılığı, arazide bulunan kıyafet ve ayakkabının bebeğe ait olduğunun aile tarafından teşhis ettiğini açıkladı.

Savcılık, kemiklerin Adli Tıp Kurumu'na gönderildiğini duyurdu.

Sosyal medyada ise Ecrin'in akrabası tarafından cinsel istismara uğradıktan sonra öldürüldüğünü öne sürenler tepkili mesajlar paylaştı.

Peki Ecrin Kurnaz kaybolduktan sonra gündeme gelen iddialar neler?

Ecrin Kurnaz ne zaman kayboldu?

Vezirköprü ilçe merkezine 32 km uzaklıktaki Alancık Mahallesi'nde ailesiyle yaşayan Ecrin, 7 Mayıs'ta evinin önünde oynarken kayboldu.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) ve güvenlik güçleri karadan arama çalışmalarını yürütürken, helikopter ve drone ile bölge günlerce tarandı. Mahallelerdeki evler de kontrol edildi.

Ancak çalışmalar sonuç vermeyince geçtiğimiz hafta arama çalışmaları durduruldu.

Vezirköprü Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri Pazartesi günü ormanlık arazideki dere yatağında bir ayakkabı ile kıyafet bularak Adli Tıp Kurumu'na gönderdi. Ailesi, kıyafetlerin Ecrin'e ait olduğunu teşhis etti.

Arama çalışmalarının yeniden başlatılması sonrası, bölgede bu defa kafatası ve kemik parçaları bulundu ve Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

Telif hakkı DHA

Savcılık ne diyor?

Demirören Haber Ajansı (DHA), polisin kemiklerin sonradan o bölgeye bırakıldığı ihtimalini değerlendirdiğini aktardı.

Vezirköprü Cumhuriyet Savcısı Kadir Çakmak, "100 metreye yayılmış vaziyette küçük bir çocuğa ait olduğunun tahmin ettiğimiz kafatası kemiği, kaburga kemiği, kaval kemiği gibi ufak parçalı kemikler bulundu. Şu anda Ecrin'e ait olup olmadığını da bilmiyoruz" dedi.

Teşhis için DNA incelemesi sonuçları bekleniyor.

Cinsel istismar iddiaları nasıl gündeme geldi?

DHA'nın aktardığına göre Vezirköprü Cumhuriyet Savcılığı "kişiyi hürriyetinden alıkoyma ve kasten adam öldürme" suçlarına ilişkin olarak başlattığı soruşturmayı genişletti ve aile içi ilişkileri incelemeye başladı.

Müge Anlı ile Tatlı Sert programına Kurnaz'ın ailesinden bazı üyelerin çağrılması sonrası, çocuğa bir akrabasının cinsel istismarda bulunduğu iddiaları gündeme gelmişti.

Şüpheler bebeğin amcası Özkan Kurnaz'da yoğunlaşmıştı.

4 aylıkken babası Cengiz Kurnaz'ın kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Ecrin'in annesi Sevcan Kurnaz, daha sonra Cengiz Kurnaz'ın kızkardeşinin oğlu Deniz Kurnaz'la evlendi.

Bebeğin Deniz Kurnaz'ın erkek kardeşi olan amca Özkan Kurnaz'a bırakıldığı bilgisine ulaşan savcılık, şüphelinin telefon kayıtlarını incelemeye aldı. Kurnaz'ın olay gününe ilişkin çelişkili ifadeler verdiği belirtildi. Soruşturma kapsamında Ecrin'in dedesi Nuri ile babaannesi Hacer Kurnaz'ın da kan örnekleri alındı.

Kurnaz hakkında gözaltı kararı çıkarılmış değil.

Öte yandan cinsel istismar iddiaları da doğrulanmadı. Salı günü yaptığı açıklamada Savcı Çakmak, "Bulduğumuz veriler ışığında şu an için cinsel istismara yönelik bir bulgumuz yok" dedi.

Yetkililer kaybolan bebeğin cinayete kurban gittiği iddasının yanında, doğal ölüm ihtimalini de değerlendiriyor.

Savcı, kaybolan çocuğun ormanlık alanda bir hayvanın saldırısına uğramış olabileceğine, cesedi buraya taşıyanın insan da hayvan da olabileceğine dikkat çekiyor.

Öte yandan sosyal medyada "#ecrinbebek" etiketiyle yapılan paylaşımlarda Türkiye'nin çocukları koruyamadığına ilişkin eleştiriler de var, bebeği istismar ettiği öne sürülen amcanın fotoğrafını, öfkeli mesajlar ile paylaşan da.

Bazı siyasetçiler ise, hükümeti çocukları korumak için gerekli yasal değişikliklerin Meclis'ten geçmesini engellemekle suçlarken, bazıları ise idam ve hadım gibi cezaların getirilmesini savunan paylaşımlarda bulundu.

Geçtiğimiz yıl Ağrı'da kaybolan 4 yaşındaki Leyla ile Ankara'da kaybolan 8 yaşındaki Eylül'ün ölü bulunması sonrası, kamuoyuna sıkça yansıyan çocuklara yönelik kaybolma, istismar ve cinayet vakaları daha fazla tartışılır olmuştu.

Daha sonra Hatay'da ve Bitlis'te kaybolan iki çocuğun daha cansız bedenlerine ulaşılmıştı.

Kadın hakları savunucuları, çocuklara yönelik cinayet ve cinsel istismara karşı protestolar düzenlemişti.