Petrol fiyatları Orta Doğu'daki gelişmelerden artık neden etkilenmiyor?

İran petrol Telif hakkı Getty Images

İran ile Batı arasında yaşanan gerginlik son dönemde artarken eskisine nazaran petrol fiyatlarında önemli bir yükseliş yaşanmıyor. Özellikle de dünyada deniz üzerinden taşınan toplam petrol ve yakıtın üçte birinin geçit yeri olan Hürmüz Boğazı'nda yaşanan olumsuz gelişmelerden petrol fiyatları fazla etkilenmiyor.

Uzmanlar bu durumu, petrolün artık Orta Doğu'da yaşanan gerginlikler için bir göstergenin olmadığı yeni bir denklem olarak tanımlıyor.

ABD'nin dünyanın en büyük petrol üreticisi olarak arzda denklemin merkezine oturması ve dünyanın en büyük ikinci üreticisi Rusya ile üçüncü üreticisi Suudi Arabistan arasında arz seviyesini kontrol etmek için oluşturulan işbirliğinin bunun en önemli sebebi olduğu belirtiliyor.

Eskiden Orta Doğu'da yaşanan petrol ticaretini etkileyebilecek herhangi bir gelişme, özellikle de Hürmüz Boğazı'nda trafiği etkileyebilecek nitelikte bir olay enerji sektörünün panik olmasına neden olurdu.

Ancak İran'ın Cuma günü İngiltere'ye ait Stena Impero adındaki tankeri Hürmüz Boğazı'nda alıkoymasının ardından Pazartesi sabahı ham petrol vadelilerinde Cuma'ya nazaran sadece yüzde 2'lik bir yükseliş yaşandı.

Pazartesi günü ham petrol vadelilerin çıktığı zirve, Cuma günü tankerin alıkonulmasına dair haberler gelmeden önceki en düşük seviyesine göre sadece yüzde 3 daha yukarıdaydı.

Aynı zamanda petrol fiyatlarında eskiden kriz zamanlarında görülen oynaklık yaşanmadı.

CNBC haber kanalına konuşan Kanada bankası Royal Bank of Canada RBC'nin küresel emtia stratejisinin başında olan Helima Croft, "Petrolün Orta Doğu için artık çalışmaz hale gelen bir gösterge olmasını inanılmaz buluyorum. Birkaç yıl önce olsa bir güvenlik krizinin ne kadar önemli olduğunu petrol fiyatlarına bakarak tahmin edebilirdiniz" ifadesini kullandı.

Ekim ayına göre yüzde 26 aşağıda

Orta Doğu'da özellikle İran ve Batılı devletler arasında uzun zamandır petrol fiyatlarını etkileyebilecek gelişmeler yaşanıyor.

Mayıs ayında bölgede dört, Haziran ayında iki tankere sabotaj gerçekleşti.

10 Temmuz'da İngiltere savaş gemisi, bir İran tankerini Suriye'ye petrol taşıdığı gerekçesiyle durdurarak tankeri alıkoydu.

18 Temmuz'da ABD, İran'a ait bir insansız hava aracını Hürmüz Boğazı'nda düşürdüğünü öne sürdü; ancak İran bu iddiayı yalanladı.

19 Temmuz'da ise İran bir İngiliz tankerini alıkoydu.

En olarak bu hafta başında İran 17 İranlıyı CIA casusu olma gerekçesiyle yakaladığını ve bazılarını idama mahkum ettiğini açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, bu iddiayı yalanladı.

Ancak bütün bu gelişmelere rağmen Brent tipi petrol ve ABD tipi ham petrolün (WTI) fiyatları, Ekim ayındaki zirve fiyat seviyelerine göre yüzde 26 daha düşük seyrediyor.

Bu hafta ortası itibarıyla Brent tipi ham petrol varil fiyatı 63 dolar; ABD tipi ham petrolün (WTI) varil fiyatı 56 dolar seviyesinde seyrediyor.

'Petrol ticareti daha çok bilgisayar kontrolünde'

CNBC haber kanalına konuşan RBC'den Helima Croft, bu durumda ABD petrol üretiminin artmasının ve petrol ticaretinin artık daha çok bilgisayar kontrolünde olmasının etkisi olduğunu düşünüyor.

New York merkezli yatırım şirketi Again Capital'ın ortağı John Kilduff da ABD'nin günlük üretimini ortalama 12 milyon varile artırmasının ne kadar tankere el konulursa konulsun petrol arzının etkilenmemesini sağladığını söylüyor.

Kilduff, Suudi Arabistan'ın petrol arzı kapasitesini tam olarak kullanmamasının da fiyatları geriye çektiği görüşünde.

Morgan Stanley: Petrol fiyatları İran'dan etkilenmez

CNBC'ye konuşan Amerikan merkezli yatırım bankası Morgan Stanley'nin kürel petrol stratejisti Martijn Rats da İran ile ilgili yükselen gerilimin petrol fiyatlarını etkilemeyeceğini söyledi.

Rats'e göre bunun sebebi de OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) üyesi olmayan ülkelerin petrol üretimlerini artırmaları.

OPEC, en son açıkladığı raporunda OPEC üyesi olmayan ülkelerin bu yıl üretimlerini toplamda günlük olarak ortalama iki milyon varil yükselteceğini tahmin ettiklerini açıkladı.

Rats, bunun çok önemli bir rakam olduğunu, çünkü küresel petrol talebini aştığını söylüyor.

Morgan Stanley'nin küresel petrol stratejisti Rats, OPEC'in halihazırda üretimini kısarak pazar payının yüzde 5'ini feda ettiğini ve bunun da önemli bir rakam olduğunu belirtiyor.

Telif hakkı Reuters

'Trump'ın elini güçlendiriyor'

Piyasa analisti Naeem Aslam da Forbes'a yazdığı köşe yazısında petrol fiyatlarının jeopolitik gelişmelerden ziyade ABD'nin arz rakamlarından ve ABD-Çin arasında yaşanan ticaret savaşlarından etkilendiğini belirtti.

Bloomberg Businessweek dergisinin ekonomi editörü Peter Coy ve petrol piyasaları muhabiri Alex Longley, beraber kaleme aldıkları yazıda petrol fiyatlarının İran ile ilgili gelişmelerden etkilenmemesini 'garip' olarak nitelendiriyor.

Yazıda, petrol fiyatlarının ABD-İran geriliminden etkilenmemesinin Trump'ın elini güçlendirdiğini, çünkü aksi bir durumda yükselen petrol fiyatlarının seçmende hoşnutsuzluk yaratacağını belirtiyorlar.

Bu durumdan İran'ın ise olumsuz etkilendiğini, Trump'ın yaptırımlarının petrol fiyatları üzerinde bir etkisinin olmamasının İran'ın beklentisinin aksine rakiplerinin 'acı çekmesine' engel olduğunu aktarıyorlar.

Telif hakkı FARS
Image caption İran'ın el koyduğu İngiliz tankeri Stena Bulk

'Arz yükselirken talep düşüyor'

Bloomberg'e konuşan Georgetown Üniversitesi profesörlerinden Caitlin Talmadge, Hürmüz Boğazı'ndan 1980'lere nazaran daha az petrol geçtiğini belirtirken piyasalarda 'arzın kontrol edilmesi gerekirse ABD'nin müdahale edeceğine dair bir inanç' olduğunu ifade ediyor.

Peter Coy ve Alex Longley'nin makalesinde, yükselen arzın yanı sıra talebin de düştüğüne vurgu yapılıyor.

Özellikle petrolün en büyük alıcılarından olan Çin'in ekonomik büyümesinin yavaşladığını ve petrol stoğunu artırdığını aktarıyorlar.

'Meksika Körfezi, Hürmüz Boğazı'na rakip'

ABD'nin en büyük bankalarından biri olan Citigroup'un analistleri ise hafta sonu yayımladıkları piyasa notunda ABD'nin küresel ihracat piyasasının yeni egemeni olmasının ABD'nin Meksika Körfezi'ni daha önemli kıldığını aktarıyor.

Bu yüzden bu analistlere göre yaklaşan kasırga dönemi, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmelerden daha büyük bir tehlike olabilir.

Analistler, ABD'nin petrol gibi enerji emtialarının ana maddesi olan hidrokarbon ihracatında ilk sıraya oturmasının Meksika Körfezi'ni Hürmüz Boğazı'na rakip kıldığını aktarıyor.

Bu yüzden yaklaşan kasırgaların petrol ve enerji arzını sekteye uğratabileceğini belirtiyorlar.

Orta Doğu'daki Körfez kıyısı ülkeler günde ortalama 7 milyon varil petrol ihraç ediyor; ABD'de ise bu rakam 3,8 milyon varile çıkmış durumda.