HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, görevden almaları ve tutuklamaları eleştirdi: "Demokratik siyasete darbe"

Saruhan Oluç Telif hakkı Getty Images
Image caption HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, partilerinden seçilen 12 belediye başkanının görevden uzaklaştırılması ve bunlardan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı'nın tutuklanmasını "demokratik siyasete darbe" olarak nitelendirirken, uluslararası alanda ve halka daha çok giderek mücadelelerini sürdüeceklerini söyledi.

Mızraklı'nın tutuklanması üzerine HDP grubu olarak, üç gün TBMM çalışmalarına katılmadıkları süreçte muhalefet partilerinin hiçbir olay olmamış gibi sessiz kaldığını savunan Oluç, "Şimdi bir yerel yönetim yasası hazırlığı var. Onun maksadı, daha önce büyükşehirlere verdikleri yetkileri tekrar merkeze, Saray'a alacaklar. Kayyum atanmasına sesini çıkarmayan muhalefet, buna sesini yükseltse ne olacak ki?" serzenişinde bulundu.

HDP'li belediyelere dönük, OHAL döneminde 100'ün üzerindeki belediye başkanının görevden alınıp yerlerine "kayyum" atanmasıyla başlayan süreç, 31 Mart seçimlerinden sonra da devam ediyor.

Yerel seçimlerden sonra HDP'li 6 belediye başkanına "KHK ile ihraç edildikleri" için mazbata verilmemiş, daha sonra Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye başkanları ile bazı ilçe belediye başkanları görevden alıp yerlerine kayyum atanmıştı.

Görevden uzaklaştırılan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı ise iki aylık uzaklaştırma süresinin dolmasının hemen ardından 22 Ekim'de tutuklanarak cezaevine görderildi. Bu gelişme üzerine HDP grubu üç gün boyunca Meclis çalışmalarından çekilirken, milletvekilleri de Diyarbakır'da toplanarak izleyecekleri yöntemi belirledi.

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, BBC Türkçe'nin de aralarında bulunduğu bir grup gazetecinin sorularını yanıtladı, üç günlük Meclis çalışmalarına katılmama kararının nedenlerini ve bundan sonra izleyecekleri yol haritasını anlattı.

Telif hakkı DHA
Image caption Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı

"Millet, sandık iradesini çiğniyorlar"

Gerek HDP'li belediyelere kayyum atanması, gerekse Selçuk Mızraklı'nın tutuklanmasının ana nedeninin, HDP olarak "savaş ve işgal politikaları karşısında tutum almaları" olduğunu belirten Oluç, "Biraz da herkes Kuzey Doğu Suriye ile uğraşırken, fırsat bildiler. Bu gerçekten demokratik siyasete darbe. Sonuçta şunu yapmış oluyorlar, sandık hukuku, sandık adaleti, millet iradesi filan gibi şeyleri tamamen çiğniyorlar yok sayıyorlar. Halkın iradesi gasp ediliyor ve bunu yapmaya devam edecekler" görüşünü dile getirdi.

"Esas endişelendiren muhalefetin tutumu"

Belediye başkanlarının görevden alınması hatta tutuklamaların kendileri için sürpriz olmadığını belirten Oluç, bu süreçte sessiz kaldıkları gerekçesiyle diğer muhalefet partilerini eleştirdi:

"Bizi esas endişelendiren, üç günlük Meclis'e uyarı eylemimizde muhalefet partilerinin tavrı. Sanki böyle bir şey yaşanmamış gibi davranıyorlar. Konuşmuyorlar bunu. Halbuki ne kadar büyük hata yapıyorlar. Bir kere bu tür hukuksuzluklara yol verdiğiniz zaman sesinizi çıkarmadığınız zaman, bunu yapmaya devam ediyorlar. Zannediyorlar ki sadece HDP'ye yapacaklar. Şimdi bir yerel yönetim yasası hazırlığı var. Maksadı, daha önce yerel yönetimlere, özellikle büyükşehirlere verdikleri yetkileri tekrar merkeze, Saray'a (Cumurbaşkanlığı) alacaklar.

"İstanbul Ankara ya da İzmir , Adana ya Mersin'e filan kayyum atamaya kalksalar bunu açıklayacak bir şeyleri yok. Engelemek için de bu yasa yoluyla yetkileri Saray'a alacaklar. Kayyum atanmasına sesini çıkarmayan muhalefet, buna sesini yükseltse ne olacak ki? Bir kere bu yol verildikten sonra bu tür hukuksuzluklara ve demokratik olmayan anlayışa, karşımıza çıkacak. Bizim muhalefete uyarımız bundandı. Ama hiç ses çıkmadı. İçler acısı bir durum."

Telif hakkı Getty Images

"Cumhurbaşkanlığını da iktidarı da kaybederler"

Mızraklı hakkındaki tutuklama kararı sonrasında Diyarbakır'da halkla, esnafla konuştuklarını ve HDP'li olmayan, AKP'ye oy vermiş seçmenin bile uygulamaları haksız, hukuksuz bulduğunu anlatan Oluç, Mızraklı'nın tutuklanma gerekçelerine kimsenin inanmadığını söyledi.

Oluç, "Bölge halkı açısından, kayyum atamasının hiçbir bir meşruiyetinin olmadığı çok net olarak görülüyor. Yarın seçim olsa cumhurbaşkanlığını da iktidarı da kaybederler, bu görünüyor" dedi.

"Halkla buluşmayı artıracağız"

AKP iktidarının, "geleneksel devlet politikasını" devam ettirdiğini belirten Oluç, "Sahiden bir Kürt düşmanlığı ve Kürt fobisi var. Bu yeni değil ama yeniden güçlü bir şekilde ortaya çıkmış vaziyette" ifadelerini kullandı.

Partilerine yönelik kayyum ve tutuklama baskısının sonuç vermeyeceğini belirtirken, bundan sonraki yol haritalarını şöyle anlattı:

"Biz görüşmelerimizi dile getirmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki hafta yine Meclis'te olacağız, orada tekrar eleştirilerimizi dile getireceğiz. Diyarbakır'da milletvekilleri toplantısı yaptık, önerileri topladık önümüzdeki dönemde neler yapabiliriz diye.

"Toplumsal ve siyasal muhalefeti toplumda daha duyarlı kılacak adımlar atalım dendi. Yani sadece Meclis içiyle ilgili değil, uluslararası alanda da, diplomatik alanda da yapalım görüşü öne çıktı. Halkla buluşmayı artıracağız her alanda. Ne kadar çok gidersek evlere, mahallelere, o kadar iyi sonuçlar aldığımızı bir kez daha gördük.

"Onları artıracağız, yoğunlaştıracağız. Bölgede özel çalışma yapacağız. Özellikle batıda daha yoğun anlatmak istiyoruz. Çünkü Batı'da da tepki olduğunun farkındayız bu uygulamalara. Yani çok çekirdek MHP ve AKP seçmeni dışında kimse iyidir demiyor."

"Halkta öfke var"

Meclis'ten tümüyle çekilme, yani sine-i millet gibi bir konunun gündemlerinde olmadığını kaydeden Oluç, halktan zaman zaman bu yönde talepler geldiğini, ancak parti olarak gerekçelerini anlattıklarında, kendilerine hak verdiklerini ifade etti.

Oluç, "Şunu gördük, bir öfke var halkta. Şöyle düşünüyorlar; seçim oluyor gidiyoruz oy veriyoruz, belediyelere kayyum atanıyor, vekillerin milletvekillikleri düşürülüyor. Oturup konuşunca, aslında durumu anlıyorlar onlar da. Bu mevzinin terk edilmemesi, mücadele edilmesi gerektiği konusunda fikir birliği oluşuyor" görüşünü dile getirdi.

"Aslı varken neden yedeğiyle uğraşsınlar"

Oluç'a yöneltilen sorulardan birisi de eski başbakan Ahmet Davutoğlu ve yine AKP hükümetlerinde başbakan yardımcılığı ve ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı yapan Ali Babacan'ın kuracağı yeni partiler oldu.

Yeni parti oluşumlarının, her koşulda iktidarı zayıflatacak adımlar olacağını belirten Saruhan Oluç, bölgede AKP'den uzaklaşan seçmenlerin yeni partilere kayıp kaymayacağını, ortaya koyacakları politikaların belirleyeceğine işaret etti. Oluç, "Özgür bir siyaset anlayışlarına sahip olacaklar mı? Belirleyici olan budur. Yok, iktidar içinden çıkıp iktidarın bir başka versiyonu gibi davranacak olurlarsa bunun toplum açısından çok etkili bir sonuç yaratacağını düşünmüyorum. Aslı varken neden yedeği ile uğraşsınlar" diye konuştu.

Telif hakkı Getty Images

Diyarbakır, Davutoğlu için ne diyor?

Oluç, 2015'te bölgede PKK'ya yönelik başlayan "hendek operasyonları" sırasında başbakan olan Ahmet Davutoğlu'na Kürt seçmenin tavrıyla ilgili bir soru üzerine de "Sokakta yürüyen bir Kürt vatandaşa Davutoğlu ismini sorduğunuzda vereceği cevap; Sur'un Toledo yapılması ve Cizre olacaktır. O unutulmadı. Kendisi de çıkıp herhangi bir açıklama yapmadı. Konuşursam iyi olmaz dedi ama konuşmadı" karşılığını verdi.

"İyi ifade edemedim"

Oluç'un, geçtiğimiz günlerde Meclis'te düzenlediği basın toplantısında Barış Pınarı Harekatı'yla ilgili iktidara yönelttiği "Türkiye'nin imajını yaraladınız" sözleri parti tabanında tepkiye yol açmıştı.

Bu konuda derdini iyi anlatamadığını ve eleştirilerin bir kısmını da haklı bulduğunu belirten Oluç, "Bu ülkede toplumsal muhalefet, siyasal muhalefet var ve toplumun yarısından çoğu bizim inancımıza göre AKP-MHP iktidarının karşısında. Atılan adımlar bütün Türkiye'yi temsil ediyor. Esas derdimiz budur. Bunu anlatmaya çalıştım fakat bunu iyi ifade edemeyince çeşitli eleştirilerle karşılaştık. Eleştirilerin bir kısmını doğru buldum, değerlendirdim de. Yanlış bir şey ifade edebiliriz bazen, ama düzeltiriz" karşılığını verdi.