Kanal İstanbul nedir, güzergahı ve projeyle ilgili tartışmalar hakkında neler biliniyor?

Kanal İstanbul

Kaynak, DHA

Fotoğraf altı yazısı,

Kanal İstanbul'un geçeceği güzergah

İlk olarak 2011 yılında gündeme gelen Kanal İstanbul projesinin planlanan güzergahı üzerinde olduğu açıklanan köprünün temeli 26 Haziran Cumartesi günü atıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "çılgın proje" ve "hayalim" olarak nitelendirdiği Kanal İstanbul, büyük tartışmaları da beraberinde getiriyor.

İktidar, bunun Cumhuriyet tarihinin en önemli projelerinden biri" olduğunu söylüyor. Muhalefet ise bu projeyi bir "cinayet ve ihanet" olarak tanımlıyor.

Cumartesi günü yapılan törenle, Kuzey Marmara Otoyolu Projesi'nin Başakşehir-Bahçeşehir-Nakkaş kesiminin inşaası projesi kapsamında Sazlıdere geçişi için yapılacak olan ve ileride altından Kanal İstanbul'un geçmesi beklenen köprünün temeli atıldı.

İktidar kanadı ise bunun Kanal İstanbul projesinin temel atma töreni olduğunu söylüyor.

Bununla birlikte, Kanal İstanbul projesinin kendisinin finansmanı ve ihale süreci üzerindeki belirsizlik ise sürüyor. Projelendirme sonrası yapım maliyeti 15 milyar dolar, inşaat maliyeti de 10 milyar dolar olarak hesaplanan projenin yaklaşık altı yıl sürmesi öngörülüyor. Ayrıca üzerine yapılacak altı köprünün de 1,4 milyar dolara mal olacağı hesaplanıyor.

"Çılgın proje" şeklinde de adlandırılan projeye ilişkin bilinenleri derledik:

Temeli atılan yapı hakkında neler biliniyor?

Temeli atılan yolun, Kanal İstanbul projesinin geçiş güzergahında yapılacak ilk köprü olduğu açıklandı.

Anadolu Ajansı'nda (AA), Haziran ayı ortasında yayımlanan bir haberde, bunun Kuzey Marmara Otoyolu (3. Boğaz Köprüsü dahil) Projesi Başakşehir-Bahçeşehir-Nakkaş Kesim-08 (bağlantı yolları dahil) işi kapsamında, Sazlıdere geçişini sağlayan gergin eğik askılı köprü inşaatı olacağı belirtildi.

Köprünün genişliğinin 46 metre, en yüksek noktasının ise 196 metre olması öngörülüyor.

AA'nın yayımladığı haritalarda, Kanal İstanbul'un da bu köprünün altından geçeceği görülüyor.

Karayolları Genel Müdürlüğü, bu bağlantı yolu projesinin ihalesini Temmuz 2020'de tamamladı.

O dönem yayımlanan haberlerde, Rönesans Grubu'nun kazandığı ihalenin beledinin 8 milyar TL olduğu belirtildi. Proje yap-işlet-devret yöntemiyle tamamlanacak ve işletme süresinin sonunda da devlete devredilecek.

Proje tamamlandığında ve kullanıma açıldığında ise burayı kullanan araçlardan "geçiş bedeli" tahsil edilmesi öngörülüyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Perşembe günü düzenlediği basın toplantısında, temel atma törenini "illüzyon" olarak nitelendirdi.

İmamoğlu, "Çok daha önceden planlanmış bir köprünün ayaklarını buraya dikmek suretiyle, 'Kanal temeli attım' demek, sadece siyaseten günü kurtarma gayretidir" dedi.

Kaynak, Getty Images

Proje neden yapılıyor?

Kanal İstanbul projesini 27 Nisan 2011'de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen bir konferansta kamuoyuna açıkladı.

Erdoğan projeyi tanıtırken, ''Panama Kanalı, Süveyş Kanalı ve Yunanistan'daki Corinth Kanalı ile kıyas dahi kabul etmeyecek yüzyılın en büyük projelerinden biri için bugün kolları sıvıyoruz'' dedi ve projenin tamamıyla milli kaynaklardan karşılanacağını belirtti.

Erdoğan konuşmasında, ''kanaldan dünyanın en büyük gemilerinin geçebileceğini, kanal üzerine inşa edilecek köprülerle kara ve demiryolu ulaşımının hiçbir kesintiye uğramayacağını ve üçüncü köprünün bağlantı yollarının da bu kanal üzerinden geçeceğini" söyledi.

Kanal İstanbul projesi için "en büyük hayalim" diyen Erdoğan, proje ile İstanbul Boğazı'ndaki trafiğin azalacağını ve Boğaz'daki riskin en aza indirileceğini belirtti.

Kaynak, Getty Images

Kanal İstanbul'un güzergahı ve diğer detayları neler?

Basına "çılgın proje" ismiyle yansıyan proje, Karadeniz ile Marmara Denizi arasında yapay bir su yolunun açılmasını öngörüyor.

Tasarlanan kanalın uzunluğu 40 kilometre; genişliği 150 metre, derinliği ise 25 metre.

Projenin hayata geçirilmesi halinde, kanalla birlikte İstanbul Boğazı tanker trafiğine tümüyle kapanacak.

İstanbul'da iki yeni yarımada, yeni bir de ada oluşacak.

Kanal İstanbul'un çevresinde kurulacak yeni yerleşim alanı, 453 milyon metrekareyi kapsayacak.

"Yeni Şehir" olarak adlandırılan bu bölgede Kanal İstanbul'un oluşturduğu 30 milyon metrekare dışındaki alanlar şu şekilde paylaştırılacak:

  • 78 milyon metrekare üzerine bir havaalanı
  • 33 milyon metrekare üzerine Ispartakule ve Bahçeşehir
  • 108 milyon metrekare üzerine yollar
  • 167 milyon metrekare üzerine imar parselleri
  • 37 milyon metrekare üzerine ortak yeşil alanlar

Kaynak, Getty Images

Proje neden eleştiriliyor?

Muhalefet partileri, İBB, çevre örgütleri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu bu projeye karşı çıkıyor. Uzmanlar, bu projenin İstanbul'un doğal yapısında geri döndürülemez bir hasara yol açacağını belirterek, bunun bir "rant projesi" olduğunu öne sürüyor.

İBB Başkanı İmamoğlu, Kanal İstanbul'u "cinayet projesi" olarak nitelendiriyor.

İmamoğlu, Aralık 2019'da yaptığı açıklamada, "Bu ucube projeyle, ülkenin deprem riski en yüksek bölgesine 8 milyon hapsedilmiş olacak. Deprem anında bu denli yüksek bir nüfusu başka bir coğrafyaya nakledecek hiçbir devlet yoktur dünyada" dedi.

İmamoğlu, projenin şimdilik yaklaşık 75 milyar dolara mâl olmasının öngörüldüğünü ve bunun yerine ülkede birden fazla başka cazibe merkezleri üretilebileceğini söyledi:

"Özetle bu proje İstanbul'a bir ihanet projesi bile değildir. Resmen bir cinayet projesidir. İstanbul için gereksiz bir felaket projesidir. Bu proje bittiğinde İstanbul bitmiş olacak."

Kaynak, DHA

İBB ayrıca "Ya Kanal Ya İstanbul" sloganı altında projenin inşaatının önlenmesini amaçlayan geniş kapsamlı bir kampanya yürütüyor.

Kanal İstanbul'un olası etkilerine dair en detaylı raporlardan birini hazırlayan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) da projeye , "İstanbul'un en önemli su kaynaklarından Sazlıdere'yi yok edeceği" gerekçesiyle karşı çıkıyor.

Konuyla ilgili olarak TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu adına Kasım ayında açıklama yapan Cevahir Efe Akçelik, "Bugün İstanbul, içme suyunun yüzde 70'ini başka illerden karşılamak zorunda bırakılmış bir şehir iken ve Cumhurbaşkanı Erdoğan daha yeni 'İstanbul susuzluğa doğru yürüyor' demişken mevcut su kaynaklarımızın yok edilmesi söz konusu bile olamaz" dedi.

"Kuzey ormanlarını, meraları, tarım alanlarını, tüm hassas ekosistemleri yok edecek bu proje savunulamaz" diye konuşan Akçelik, projenin Anayasa'nın 56. maddesine de aykırı olduğunu savundu.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 56. Madde'sinde, "Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir" deniyor.

TMMOB, Kanal İstanbul projesinin "üç aktif fay hattının geçtiği bölgeye nüfus ve yapılaşma baskısı yükleyerek afet riskini artıracağını" da kaydediyor.