Sibel Ünli: İstanbul Üniversitesi öğrencisi genç kadının ölümü hakkında neler biliniyor?

Sibel Ünlü Telif hakkı Sosyal medya

İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi Sibel Ünli'nin cansız bedeni, Fatih ilçesine bağlı Samatya sahilinde bulundu.

Sibel Ünli'nin kesin ölüm nedeni, otopsi raporunun ardından ortaya çıkacak.

Bununla birlikte kamuoyunda, Ünli'nin intihar ettiği yönünde yaygın bir kanı bulunuyor.

Sibel Ünli'nin ailesi bugün bir yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Ünli'nin ergenlikten beri duygu durum bozukluğu yaşadığı belirtildi.

Olay, sosyal medyada büyük bir tepki ve tartışmaya neden oldu.

Ünli'nin kim olduğu ve ölümüyle ilgili bilinenleri araştırdık.

Sibel Ünli kimdir?

Ünli 20 yaşında bir üniversite öğrencisiydi.

Yedi çocuklu, dar gelirli bir ailenin dördüncü çocuğuydu.

İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde okuyor ve ailesiyle Bahçelievler'de yaşıyordu.

Onu tanıyanlar, kendisinin muhalif bir çizgisi bulunan politik birisi olduğunu ve neşeli bir yapıya sahip olduğunu söylüyor.

BBC Türkçe'ye konuşan, aynı üniversitenin Psikoloji Bölümü'nde okuyan bir öğrenci, Ünli için, "Neşeli ve hareketli bir kadındı" diyor.

Konuştuğumuz, Ünli'nin bir sınıf arkadaşı ise onun çok duyarlı biri olduğunu, öğrenmeye çok açık bir yapıya sahip olduğunu ve çok kitap okuduğunu söylüyor:

"Onunla hangi konuda isterseniz konuşurdunuz. Edebiyattan felsefeye, yerli ya da yabancı çok kitap okurdu. Rus öykücülerin bütün kitaplarını bitirmişti örneğin.

"Okuldaki temel etkinliklerinden birisi okulun kedileriyle ilgilenmekti. Bir kedi hasta olduğunda, derse girmeyecek bile olsa kediyi alır Fatih'teki kliniğe götürürdü. Bütün kedilerin de adı vardı ve hepsini bilirdi."

Bu arkadaşı, Ünli'nin siyasi görüşleriyle ilgili "Yoksuldan, kimsesizden, ezilenden yana bir tutumu olduğunu hissettirirdi. Bir gruba yönelik bir aidiyet duygusu olduğunu ise dinlemedim" diyor.

Bir başka tanıdığı, Ünli'nin sol görüşlere sahip olduğunu, bir diğeri ise kendisini bir kez anarko-komünist olarak tanımladığını söylüyor.

Vicdani Ret Derneği, Sibel Ünli'nin 2017 yılında vicdani ret açıklamasında bulunduğu belirtiyor. Derneğin internet sitesinde, Ünli'nin 2017 yılında, 15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler Günü'nde yapılan basın toplantısına gönderdiği ve orada okunan vicdani ret mektubu da bulunuyor.

Ünli'nin üniversite yaşamından önce Bursa'da yaşadığını, kendisinin de onunla bu kentte tanıştığını söyleyen Zeynel Çuhadar Ünli'yi şu sözlerle anlatıyor:

"Sibel ile yaklaşık dört-beş yıl önce Bursa'da tanışmıştım. O zamanlar, anarşist gazetemiz Meydan gazetesinin dağıtımını yapıyordum. Arkadaşlığımız gelişti. İstanbul'da, birlikte, felsefeden edebiyata çeşitli atölyelere katıldık. Hayat dolu bir insandı. Yaşam zevki vardı, mesela Beşiktaş taraftarıydı, maçları takip ederdi; hayvanları çok severdi. Son bir iki yıldır ise fazla göremiyordum."

Genç kadın, evsizlere ve hasta yakınlarına çorba dağıtan Sokak Lambası Derneği'nin faaliyetlerinde de gönüllü olarak yer alıyordu.

Telif hakkı Sosyal Medya

'Tedavi görüyordu'

Tanıyanlar, Ünli'nin geçen ay intiharla ilgili paylaştığı bir Twitter mesajının ardından, çevresindeki birçok kişinin onunla özel iletişim kurduğunu ve devamında bir süre hastanede psikiyatri tedavisi gördüğünü söylüyor.

Bir sınıf arkadaşı şunları anlatıyor:

"O Twitter mesajını attıktan sonra kendisiyle konuştuk, vazgeçirdik. Ertesi gün psikiyatri kliniğine yattı. 15 günlüğüne yatırdılar. Arkadaşları olarak her gün birileri orada onun yanına gitti. 15 günlüğüne yattı ama olumlu gelişim gözlenince onuncu günde taburcu oldu.

"Geçen hafta okula döndü. Döndüğünde de arkadaşları güzel bir arkadaşlık örneği sergiledi. Onu güzel kuşattılar. Ders notlarını tamamladılar vs… Bütün bu süreçte hocaları da kendisiyle ilgilendi."

Aynı bölümdeki, daha alt sınıftaki bir öğrenci ise şunları aktarıyor:

"Yaklaşık bir ay önce bizim sınıf gruplarına, onun Twitter'da paylaştığı, intiharla ilgili bir mesaj gönderildi. Biz de hemen ona Twitter'dan 'Gel konuşalım' diye mesaj atmaya başladık.

"Sonra telefonunu bulduk. Oradan aradık ve mesajlar attık. Ulaşamadık. O sırada ailesi polise gitmiş, biz de gittik. Sonra bu mesajları gördü. Konuşmak istediğimizi söyledik, 'İyiyim' diye cevap verdi.

"Sonra ailesinin yanında olduğunu ve tedaviye başladığını öğrendik. Bir süre okula gelmedi."

Tanıyanlar, Ünli'nin gördüğü tedavinin majör depresyon tedavisi olduğunu aktarıyor.

Sibel Ünli'nin, soru sorma platformu Curious Cat'te de, kısa bir süre önce neden hastaneye yattığını soran bir takipçisine "Majör depresyon" yanıtını verdiği de görülüyor.

Telif hakkı Sosyal Medya

Twitter ve Curious Cat'teki paylaşımları

Ünli'nin, ölümünden kısa süre sonra kapatılan ve Comrade Ulrike (Ulrike Yoldaş) ismini kullandığı Twitter hesabından hem kişisel hem de toplumsal içerikli birçok paylaşım yaptığı görülüyor.

Ünli'ni bazı paylaşımlarında esprili bir dil kullandığı anlaşılıyor.

9 Ekim 2019'da "Gidecek yerim yok yaşanmaya değer bir hayatım da" yazmış ve bu mesajı sabitlemiş Ünli.

7 Kasım 2019'da ise "Yemekhane kartımda para kalmamış sadece bir liram var" diye yazmış.

Genç kadın, yeni yılla ilgili mesajında ise mumlarla çevrili bir görüntünün ortasında, "Yeni yıl dilek çemberimiz.. iş bulmak" yazmış.

Hem Curious Cat platformunda hem de Twitter'da, Ünli'nin dış görünüşüyle ilgili bazı alaycı mesajlara, zorbalığa maruz kaldığı aktarılıyor.

Ünli'nin bu tür paylaşımları yapan hesaplarla yer yer tartıştığı görülüyor.

Kendisini tanıyan bir öğrenci, bu tür paylaşımların onun çok canını sıktığını aktarıyor.

Ünli hayatını nasıl kaybetti?

Ünli, 2 Ocak Perşembe günü evden çıktı ve dönmedi.

Kendisini arayan ailesine önce okula, sonra da manevi annem dediği bir tanıdığına gittiğini söylediği belirtiliyor.

Ancak ailesi, Ünli'nin ilerleyen saatlerde eve gelmemesi ve kendisine telefonla ulaşamaması üzerine polise haber verdi.

Bir süre sonra, genç kadının Samatya sahilinde çantası bulundu.

Ardındansa 3 Ocak Cuma günü denizde yapılan aramada, Ünli'nin cesedine ulaşıldı.

Ünli'nin kıyıya çıkarılan cansız bedeni, olay yeri incelemesinin ardından Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

Genç kadının cenazesi 4 Ocak Cumartesi günü Kıraç'ta toprağa verildi. Ölüm nedeni otopsi raporuyla belli olacak.

BBC Türkçe'nin öğrendiğine göre Ünli, çantasında bir intihar mektubu bıraktı.

Ünli'nin mektupta, "bu yaptığıyla üzdüklerinden özür dilediğini ve kitaplarını bir kütüphaneye bağışladığını belirttiği" aktarılıyor.

Telif hakkı Sosyal Medya

Olay sosyal medyada nasıl tartışılıyor?

Ünli'yle ilgili haberlerin ardından #SibelÜnli etiketi, 5 Ocak Pazar günü, Twitter'da Türkiye'de en çok paylaşılan etiket oldu.

İstanbul Üniversitesi'nde, kampüslerde 2 Ocak'tan itibaren yemekhanelerde kahvaltı verilmeyeceği ve indirimli yemeklerin artık tek öğünle sınırlandırılacağı yönünde alınan ve 6 Ocak Pazartesi günü iptal edilen karar, geçen hafta öğrenci eylemlerine neden olmuştu. Ünli'nin de bu karara Twitter'daki paylaşımlarıyla tepki gösterdiği görülüyor.

Sosyal medyadaki birçok kullanıcı, bu tür kararları ve Ünli'nin geçim sorunu ve iş bulma konusundaki tweetlerini hatırlatarak, genç kadının ölümünde bu tür kesintilerin ve genel olarak geçinememenin etkili olduğunu savundu.

Ünli'nin ölümüyle ilgili Cumartesi akşamı İstanbul Kadıköy'de yapılan bir eylemde, "Sibel'in katili kapitalizm" sloganları atıldı.

Sosyal medyadaki bazı kullanıcılar ise "Türkiye'de son dönemde yaşanan intiharların sadece ekonomik sebeplerle açıklanamayacağını, hem bu ve benzeri dış koşullarla ilgili sebepleri hem de psikiyatrik rahatsızlıklara dair nedenleri birlikte tartışmak gerektiğini" savundu.

İlgili haberler