Osman Kavala dahil 9 sanık Gezi Parkı Davası'nda beraat etti, 7 sanığın dosyaları ayrıldı

Mayıs 2013'te İstanbul'da başlayan ve zamanla Türkiye'ye yayılan Gezi Parkı eylemleri nedeniyle biri tutuklu 16 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı. Davanın tek tutuklu sanığı Osman Kavala'nın da aralarında olduğu dokuz kişi beraat etti.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi beraat gerekçesini, Osman Kavala, Ayşe Mücella Yapıcı, Yiğit Aksakoğlu, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi, Çiğdem Mater Utku ve Mine Özerden hakkında "söz konusu suçlardan hukuka uygun somut ve kesin delil bulunmaması" olarak açıkladı.

Yedi sanık hakkında çıkarılan yakalama kararları ise kaldırıldı.

Sanıklar Ayşe Pınar Alabora, Can Dündar, Gökçe Tüylüoğlu, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, İnanç Ekmekçi ve Mehmet Ali Alabora hakkında "ifadelerinin alınmasına yönelik" ayrı ayrı yakalama emri çıkarılmasına karar verildi. Bu kişiler hakkında yeni bir dosya açılarak yargılama devam edecek.

Osman Kavala hakkında 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında gözaltı kararı verildi

Gergin duruşma sonrası alkışlarla karşılanan karar

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısındaki binada görülen Gezi Davası'nın en yüksek katılımlı duruşmasında, hükmün açıklanmasından önce mahkeme salonunda yaklaşık yarım saat süren bir gerginlik yaşandı.

Mahkeme Başkanı Galip Mehmet Perk, sanıklara son sözlerini sormak istediğinde, müdafi avukatı Özgür Karaduman, sürecin bu şekilde işleyemeyeceğini ve müdafi avukatlar olarak söz hakları olduğunu söyledi. Perk, avukatın ısrarla söz verilmeden konuştuğunu ifade ederek avukatın dışarı çıkarılmasını isteyince seyirciler, duruma tepki gösterdi.

Galip Mehmet Perk bu kez de seyircilerin salon dışına çıkarılmasına karar vererek salonu terk etti.

Ancak seyirciler çıkmak istemedi ve yerlerinde kaldılar.

Telif hakkı Zulal

Bu esnada jandarmalar, Karaduman'ı dışarı çıkartmak için yanına yaklaştığı sırada diğer avukatların müdahalesiyle olay yatıştı ve yaklaşık yarım saat sonra duruşma devam etti.

Savunmanın tüm talepleri reddedilmişti

Duruşmanın genel akışı esnasında, mahkeme heyetinin hızlı hüküm vermek için hızlı hareket etmesi dikkat çekti.

Savunma makamının delil toplanması, kendi tanıklarının dinlenmesi ve diğer tüm taleplerinin "kovuşturmaya bu aşamada katkısı olmayacağı gerekçesiyle" reddedilmesi, mahkeme salonunda savunma avukatları tarafından "adil yargılama süreci işlemeden hüküm verileceği" endişesiyle karşılanmıştı.

Sanıklar, savcı Edip Şahiner'in 6 Şubat 2020'de verdiği mütalaanın kendilerine duruşmadan 1-2 hafta önce tebliğ edilmesinden dolayı esas hakkında savunma yapmaya hazır olmadıklarını ifade etmişlerdi.

Duruşmada neler yaşandı?

Mahkeme başkanı, duruşmanın başında savcı karara dair mütalaasını verdikten sonra tutuklu sanık Osman Kavala'ya esas hakkında savunma yapması için söz vermek istedii. Savunma makamından gelen itirazlar sonucunda müdafi avukatlara söz verildi.

Avukatlar, sırayla kendi müvekkilleri özelinde örnekler vererek ilk duruşmadan beri verdikleri dilekçelerin dikkate alınmadığını, başta delil toplama talepleri olmak üzere, şimdiye kadarki taleplerine dair mahkeme heyetinin kararların taraflarına bildirilmediğini söylediler.

Müdafi avukatlar, "iddianın delileri olmadığı için kendi savunma delillerini sunmaya mecbur bırakıldıklarını" söyleyerek kendi tanıklarını mahkemede hazır bulundurduklarını ve dinlenmeleri gerektiğini beyan ettiler.

Dinlenmesi talep edilen tanıklar arasında gazeteci Ertuğrul Özkök ve Gezi protestolarına katıldığı beyan edilen kişiler yer alıyordu.

Avukatların dışarda kaldığının mahkeme başkanına bildirilmesi sonucunda başkan "meraklı izleyicilerin çıkıp yer verebileceğini" ifade edince salonda bir uğultu oluştu.

Başkan, "duyarlı izleyiciler" diye düzelttiğini ifade etti.

Kavala'nın avukatı İlkan Koyuncu, "mahkemenin o aşamaya gelmediğini gördükleri için" bu celsede savunma yapmayacaklarını açıkladı.

Gizli tanık olarak dinlenen Murat Pabuç'un isim değiştirip Murat Eren adını aldığı ve "kimlik tespiti bile yanlış yapılarak" "hukuka aykırı olarak savunma makamı olmaksızın dinlenen" bu tanığın beyanlarının geçerli olmadığından dolayı tekrar dinlenmesini talep etti.

Koyuncu, ayrıca Adalet Bakanlığı'nın "AİHM kararının kesinleşmedi" diye bir dilekçesi olmadığını tespit ettiğini ve Adalet Bakanlığı'na bunun sorulmasını talep etti.

Bir başka müdafi avukatı Aslı Kazan, 2013 yılında Nazmi Ardıç tarafından yazılan fezleke ile savcının mütalaasının aynısı olduğunu iddia etti.

Müdafi Avukat Tora Pekin, "şimdiye kadarki taleplerinin davayı uzatma sebebiyle yapıldığın suçlamasıyla karşı karşıya kaldıklarını fakat aslında delillerin yok sayılması marifetiyle mahkemede davayı kısaltma iradesinin mevcut olduğunu" söyledi.

Gezi davasının ikinci bölümünde tutuklu tek sanık iş adamı Osman Kavala ve diğer sanıklara, savunmaları için söz verildi.

Telif hakkı Zulal

Osman Kavala, savunması için ek süre istedi ve tahliyesini talep etti.

Kavala, "İddianamedeki hiçbir suç ile eylemle ilişki kurulamamış, delillere genel olarak bakıldığında suçlu olduğumu iddia etmektedir. Olaylara ve olgulara siyasi açıdan değil, tarafsız bir gözlemci gözüyle bakmaya davet ediyorum" dedi.

Kavala'nın konuşmasından sonra diğer sanıklara mütalaaya karşı söyleyecekleri sorulmaya başlandı.

Sanık Ali Hakan Altınay, "Avukatlarım 6 tane tanık, 7 tane belge istediler fakat mahkeme bunu reddettiği için nasıl savunma yapabileceğimi bilmiyorum" dedi ve savunması için süre istediğini söyledi.

Yapıcı: Gezi yargılanamaz

Sanık Mücella Yapıcı, "Savunma yapmayacağını çünkü savunmasını zaten beraat ettiği mahkemede yaptığını" söyledi. "O günden bugüne hiçbir şey değişmediği" için o mahkemenin beraat kararını okudu.

Yapıcı sözlerini, "Gezi toplumun yüz akıdır. Gezi yargılanamaz. Canlarını kaybetmiş gençlerimizin ve gözlerinin nuru gitmiş dostlarımın önünde saygıyla eğiliyorum" diye bitirince izleyici bölümünden bir alkış koptu.

Bunun üzerine mahkeme başkanı izleyicileri tekrarı halinde dışarı çıkaracağı şeklinde uyardı. Sanık Mücella Yapıcı, "Gezi toplumun yüz akıdır, Gezi yargılanamaz, canlarını kaybetmiş gençlerimizin önünde saygıyla eğiliyorum" dedi.

Telif hakkı EPA
Image caption Beraat eden sanıklardan Ayşe Mücella Yapıcı zafer işareti yapıyor

Sanık Avukat Can Atalay, "Ceza muhakemesi kanunuyla bir bağınız kalmadığı kanaatindeyim" diye başladığı savunmasında, "Bu iddianame, AKP seçkinleriyle Fethullahçı çetenin arta kalanlarının ortak suç belgesidir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Gezi direnişini karalamaya ve uluslararası komplonun parçası olarak nitelendirme çabasıdır" diye konuştu. Atalay, "Biz Gezi direnişinin öznesi ve nesnesiyiz, yine olsa yine yaparım" sözleriyle savunmasını tamamladı.

Sanık Tayfun Kahraman da mütalaanın altı gün önce tebliğ edildiğini belirtip, ek süre istedi.

Kahraman, "Bugün 16 kişi nezdinde yargılanıyor olabilir ama Gezi halktır. Ne kadar karalanmaya çalışılırsa çalışılsın Gezi temsili yeterince yerine getirilmeyenlerin sesidir. Belki aynı sesi yükselttiğimiz Kanal İstanbul için de yargılanacağız. Ne mutlu ki Gezi Parkı'nı deprem toplanma alanı ilan eden İBB Deprem ve Kentsel Dönüşüm'den sorumlu Daire Başkanı da oldum" dedi.

25 Haziran 2019'da başlayan ve bugün sekizinci duruşması görülen (ikisi tartışmalı olarak izleyici ve savunma makamına kapalı) Gezi Parkı Davası'nda açıklanan beraat kararı sanıklar, müdafi avukatlar ve izleyiciler tarafından şaşkınlık ve sevinçle karşılandı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank: Gezi Kalkışması amasız, fakatsız, apaçık bir ihanettir

Gezi Parkı Davası'nda alınan beraat kararı sonrası hükümetten ilk açıklama, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'dan geldi.

Mustafa Varank, Gezi Parkı eylemlerinin Türkiye'ye "en güzel yıllarını kaybettirdiğini ve ekonomiye en büyük darbeyi vurduğunu" söyledi.

Varank, beraat kararının ardından attığı mesajda 2013'teki protesto eylemlerini "kalkışma" olarak nitelendirdi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da beraat kararları ile ilgili olarak "Bir yargı sürecinin bir aşamasını teşkil ediyor. Söz yargıda, bizim yorum yapmamız doğru değil" dedi.

Kalın, "Gezi olayları ile ilgili bir kalkışma olarak ülkeye verdiği zararı unutmamak lazım" diye konuştu.

Daha sonra Osman Kavala hakkında 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında gözaltı kararı verildi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Bakanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise Kavala hakkında gözaltı kararı verilmesi öncesi Twitter hesaplarından yaptıkları açıklamada, Gezi Parkı Davası'nda alınan beraat kararlarını memnuniyetle karşılamışlardı.

İlgili Konular