Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kentsel dönüşüm: 7 bin kişiyi etkileyecek proje için taraflar ne diyor?

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kentsel dönüşüm: 7 bin kişiyi etkileyecek proje için taraflar ne diyor?

Haber-Video: Hatice Kamer

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesi Kaynartepe Mahallesi sınırlarında yer alan 53 dönümlük alan, 25 Eylül tarihinde Resmi Gazete'de Cumhurbaşkanı kararıyla riskli bölge ilan edilerek kentsel dönüşüm kapsamına alındı.

60 yıllık tarihi olan ve daha çok göçle şekillenen bu ilçenin nüfusu, resmi rakamlara göre 396 bini geçmiş durumda.

2,5 milyon metrekarelik alanı olan ve şehir planı açısından eski ve yeni olarak adlandırılmaya başlanan Bağlar'daki kentsel dönüşüm kararı, 260 bin nüfusa sahip Eski Bağlar bölümünü kapsıyor. Pilot bölge olarak seçilen Kaynartepe Mahallesi'ndeki 53 dönümlük alanda, 1354 hak sahibi var ve bu projeden 7 bin kişi etkilenecek.

Belediye ile yaptığımız görüşmelerde, eski Bağlar'daki yapıların yüzde sekseninin ruhsatsız olduğu belirtildi. Kaynartepe'de yapılan denetimlerde 492 hasarlı yapı tespit edilmişti. 250 metruk yapı ise madde bağımlılara mesken olduğu ve kriminal olayların artmaya başlamasıyla mahalle sakinlerinin şikayeti üzerine belediye ekipleri tarafından yıkıldı.

Kentsel dönüşüm projesinin uygulanma takvimi 2021'in Temmuz ayında yapılacak ihale ile başlayacak. Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu, 2,5 yıl içinde TOKİ tarafından yapılacak yeni mahallenin şehir planına uygun yeni yapılardan oluşacağını söylese de mahalle sakinleriyle yaptığımız görüşmelerde,  projenin hayata geçmesiyle mağduriyetlerin yaşanabileceği yönünde kaygılar da dile getiriliyor.

Projeyi eleştirenler bazı mahalle sakinleri, Sur'daki kentsel dönüşümü örnek göstererek, bazı hak sahiplerinin 4 yıldır çözüm elde edememesi nedeniyle, Bağlar'da benzer sorunlar yaşamak istemediklerini ifade ediyorlar.

'Burada kredi kartı ne gezer'

Bağlar, Diyarbakır'ın; Kaynartepe ise Bağlar'ın en yoksul kesiminin yaşadığı bölge.

Eskimiş, bakımsız binaların yükseldiği, gün ışığının giremediği dar sokaklar, oyun oynayan çocuklarla dolu. Mahallenin kentsel dönüşüme alındığı bilgisi kulaktan kulağa yayılmış durumda. Ancak projenin detayları veya gelecekte onları nelerin beklediğini kimse bilmiyor.

Veresiye alışverişin yapıldığı, ürün çeşidini sınırlı alım gücünün belirlediği, kredi kartının geçmediği bakkallarda, mahalle sakinlerinin borç defteri olabildiğince kabarık. Hacı babası hastalandığı için, ailesinin 55 yıllık bakkalına geçici olarak bakmaya gelen Hilmi Akay, 30 bin lira borç biriken veresiye defterini göstererek "Burda kredi kartı ne gezer, kartı olan burdan gidiyor zaten" diyerek borçlu mahalleliden alacaklarını tahsil edemediğini söylüyor.

Hilmi Akay'a göre mahallenin fiziki durumu ve sosyal yapısı, mevcut sorunların kaynağı. Akay, Kaynartepe'deki kentsel dönüşüm projesini desteklese de "Bakkala borcunu ödeyemeyen insanlar yeni evlerin maliyetini nasıl karşılayacak?" diye soruyor. 

Geçim derdinin yanına eklenen barınma kaygısı

Mahalledeki yapılar eski ve 250-300 liraya kiralık ev bulmak mümkün. Özellikle Kaynartepe gibi mahallelerde yaşayan binlerce ailenin düzenli bir geliri yok.

Bina ve site aidatları, şu an yaşadıkları evlerin kirasının iki katı olan semtlerde yaşama düşüncesi, açlık sınırında olan ve birçoğu Aile ve Sosyal Politika Bakanlığı'nın sağladığı sosyal destekle geçinen insanlar için uzak bir ihtimal gibi görünüyor.

Geçim derdinin yanına, barınma sorunu yaratabileceği endişesi nedeniyle projeye şu aşamada mesafeli duranların sayısı az değil. Ayrıca "rant ve yolsuzluk" iddiaları da mahalle sakinlerinin dillendirdiği bir diğer endişe. 

Mahallede 30 yıldır küçük manav dükkanında sebze, meyve satan Mehmet, kamulaştırma uygulanan bölgelerde yaşayan mülk sahiplerinin haklarına ulaşamadığını savunuyor ve "Artık kimin boğazı daha geniş ise o yiyecek" yorumunu yapıyor.   

Sur'da Alipaşa mahallesinde 300 metrekarelik iki katlı evlerine 50 bin lira değer verildiğini ve bankaya yatan paraya el sürmediklerini söyleyen bir başka mahalleli de "Eğer burda yapılacak yeni evler için Sur'daki gibi 600-700 bin liraya isterlerse çok zor, iki defa mağdur olacağız demek. Başka semtlerde en ucuz kira 700 lira ve bu rakam burada iki aylık kira demek. Benim gibi işsiz insanlar nereden getirsin bu paraları?'' diye soruyor.

Mahalle sakinleri uyuşturucu madde satıcıların varlığından rahatsız

Bağlar'da motosikletli ve bisikletli gençlerin sayısı dikkati çekiyor. Çantama ve telefonuma dikkat etmem konusunda sık sık ikaz ediliyorum. Son yıllarda mahallede hırsızlık vakaları, fuhuş ve uyuşturucu şebekelerin arttığı yönündeki iddialar ise birçoğunun dile getirdiği sorunların başında geliyor.

Sırf bu yüzden kentsel dönüşümün hemen hayata geçirilmesini isteyenlerin sayısı da fazla. Bize eşlik eden bir mahalle sakini "Elinizdeki kamerayı görmeseler, gelip size uyuşturucu satmak isteyenler de çıkardı" sözünü abartılı bulsak da, mikrofonu uzattığımız birçok sakin, uyuşturucu çetelerinin dar ara sokakları mesken tuttuğunu söyleyerek, polisin bile bu sokaklara girmek istemediğini öne sürüyorlar. 

"Bağlar'ın birçok yerinde çetelerin adamları var, uyuşturucu, fuhuş, bahis, ne dersen var..." diyen bir başka sakin ise kentsel dönüşüm kararının bu sorunları temizlemek adına yapıldığını savundu.

Röportaj yaptığımız sırada yanımıza yaklaşan yaşlı bir adam ise canına tak etmiş olacak ki, "Bırakın yıksınlar, insanlar balicilerden, hırsızlardan, uyuşturucu satanlardan ancak bu şekilde kurtulur'' diyor.

Sokakları dolaştığımızda satılık ve kiralık ev, dükkan ilanlarının fazlalığı dikkat çekiyor. Sur olayları döneminde Kaynartepe mahallesinde de hendekler kazılmış, 15 Mart 2016 tarihinde sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş ve bir hafta süren yasaktan sonra binlerce insan mahalleyi terk edip başka yerlere taşınmıştı. Metruk evlerin büyük bölümünün o günlerden kalma olduğu belirtiliyor.

Bazı metruk evlerin yıkıldığı bir sokakta, kentsel dönüşüm kararından bihaber oturan iki kadının yanına gidiyoruz. Biri kiracı, diğerinin de tapusu yok. Genç olanı "Tek başıma yetimlerimi büyüttüm ve yıllardır burdayım, eğer yenisini vereceklerse evimi yıkabilirler, yoksa izin vermem" diyor. Yaşlı komşusu ise, evinin kira olduğunu belirterek 'Yıkılırsa ben de mecburen Mazıdağ'daki köyüme dönerim'' diyor.    

Kiraların daha ucuz olması nedeniyle Diyarbakır'ı tercih eden yaklaşık 15 bin Suriyeli göçmenin iki bini, Kaynertepe'de yaşıyor. İki katlı, kiremitten yapılmış metruk bir evin köşesinde Suriyeli bir mahalle sakini, bizi belediye görevlisi sanarak boş evi gösterip "Burayı da yıkacak mısınız ?" diye soruyor. Bilmediğimizi söyleyince, madde bağımlıların metruk evi kullandığını, çocukları için endişelendiklerini ifade ediyor.

Biraz ileride kapının önüne oturan ve beş yıldır bu mahallede yaşadıklarını öğrendiğimiz Suriyeli yaşlı bir kadının yanına gidiyoruz bu sefer. 

Yaşadıkları evin karşısındaki metruk yapıların yıkılmasından memnun ama bu duruma en çok sevinenler, oyun alanına kavuşan küçük çocuklar.

Kapının eşiğinde oturan 70 yaşındaki Fatim, kızları ve gelinleriyle sigara içip sohbet ediyor.

Kamerayı gören çocuklar meraklı gözlerle bize doğru koşarken, genç kadınlar evin içine kaçışıyor.

Rahatını koruyan Fatim ise, sorularımıza kısa yanıtlar veriyor.

Savaş başlayınca Halep'ten kaçıp Türkiye'ye sığınmışlar, 5 yıldır Kaynartepe'de, 250 lira kira verdikleri evde iki aile birlikte yaşıyorlar. O da birçok mahalle sakini gibi durumdan habersiz ve evleri yıkılırsa çaresiz başka mahallelere taşınmak zorunda kalacaklarını anlatıyor.

'En çok da açlıkla mücadele ediyorlar…'

Akşam saatlerinde, belediyenin duvarlarını resimlerle süslediği sokaklardan geçip mahalle muhtarlığına gidiyoruz. Gündüzü gibi akşam da kalabalık olan bu sokaklarda gruplar halinde tur atan gençler, işten eve elinde poşetlerle dönen insanlar, salgına rağmen çocuklarıyla misafirliğe giden kadınlar, sokakta oyun oynayan çocuklar ile karşılaşıyoruz.

Muhtarlığın önünde çocukları ile bekleyen onlarca kadın, kamerayı görünce yüzlerini çeviriyor. Kadınların, sosyal yardım başvurusu için beklediğini söyleyen mahallenin 18 yıllık muhtarı İlhami Altun, pandemi sürecinde işsizliğin çok daha arttığını, mahallesinde yaklaşık 20 bin insanın, sosyal yardımdan aldıkları 500 liralık aylık ödenekle geçindiğini anlatıyor.

"Çocuğunun elektrik, su borcu birikmiş, kredi kartı olanlar icralık, insanlar çok sıkıntı çekiyor" diyen muhtar, mahallelinin en temel sorununun işsizlik ve açlık olduğunu söylüyor:

"İnsanlar iş istiyor, her evde dört beş genç işsiz, yani birçoğunun önceliği, beklentisi site ya da konut değil, şu anda en fazla açlıkla mücadele ediyorlar."

Muhtara göre kentsel dönüşümün iyi ve kötü yanları var:

"Güzel evler, güzel bir mahallenin ortaya çıkacak olması açısından iyi ama eğer insanlar mağdur olursa kötü olur."

Mahalle sakinlerinin bu konuda kendisine güvendiğini anlatan muhtar Altun, mağduriyetlerin önüne geçilmesi için tüm sakinlere güvence verilmesi gerektiğini vurguluyor. 

Mimarlar Odası'ndan 'Sur' uyarısı

Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odası Diyarbakır Koordinatörlüğü de yaptıkları basın açıklamasıyla şeffaf bir kentsel dönüşüm yapılması gerektiği yönünde çağrıda bulundu. 

"Kentsel dönüşüm özellikle riskli alan uygulamaları batıda rant bölgemizde ise ranta güvenlik amacı da eklenerek yürütülmektedir" diyen TMMOB, güvenlik gerekçesi ile riskli alan ilan edilen Sur ve Nusaybin örneğini göstererek Kaynartepe mahallesinde yapılması düşünülen kentsel dönüşüm projesi sürecini de endişe ile takip ettiklerini belirtti.

Kentsel dönüşüm projelerinin halka anlatılmasıyla değil, her aşamasına halkın dahil edilmesiyle yapılması gerektiğini söyleyen TMMOB, "Güvenlik ve rant amacı gütmeyen, halkı merkeze alan ve yerinde yapılacak dönüşüme karşı değiliz" ifadesine yer verdi.

Sürecin şeffaf yönetilmesi, projenin tüm süreçlerinin yerel halkla birlikte yürütülmesi, hak sahiplerinin mağdur edilmemesi, kentteki tüm dinamiklerin projenin bileşeni yapılması, dönüşüm alanında yeterli analizlerin yapılması,  bu analizler doğrultusunda yerelin ne istediğine odaklanarak çözümler üretilmesini isteyen TMMOB, aksi takdirde her türlü yasal haklarını kullanacaklarını da duyurdu.

HDP konuyu meclis gündemine taşıdı

Bağlar'daki kentsel dönüşüm projesi, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır milletvekilleri Remziye Tosun, İmam Taşçıer ve Hişyar Özsoy'un Çevre ve Şehircilik Balanlığı'na sundukları üç ayrı soru önergesiyle Meclis gündemine de taşındı.

Projenin fizibilite çalışmasının olup olmadığını soran HDP'li vekiller, tasarım aşamasındayken TMMOB ve kentteki sivil toplum örgütlerinin fikirlerine neden başvurulmadığı sorusuna da yanıt istediler.

Her üç vekil de "Henüz proje askıya çıkmamışken Bağlar Belediyesinin imza toplamaya başladığı iddiaları doğru mudur? 24 bin lira rayiç bedeli verileceği iddiaları gerçeği yansıtmakta mıdır?" diye sordular ve bölgenin sosyo-ekonomik yapısına vurgu yaparak, projenin yürürlüğe gireceği tarihten itibaren yurttaşların mağdur olmaması için yürütülecek çalışmaların detayının bakanlıkça paylaşılmasını istediler.

'Tüm Bağlar için Master Plan gerekli'

Gelecek Partisi Diyarbakır İl Örgütü ise bu projenin gerçek manada bölgenin ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olmadığını savunuyor. Geçtiğimiz hafta metruk yapıların yıkıldığı sokaklarda bir basın açıklaması yapan Gelecek Partisi Diyarbakır İl Başkanı Aydın Altaç, Sur'daki kentsel dönüşümde "bir arpa boyu yol alınmadığını" öne sürerek, devletin sadece Kaynartepe ile ilgili değil, Bağlar'ın tamamını kapsayan bir master plan çalışması yapması gerektiğini vurguladı.

Altaç, "Bu konuda gerek konut, gerek işyeri, kira ve sosyal yardım gibi hukuki ve maddi altyapısı için bütçesi hazırlanmalı, ondan sonra da karar açıklanır ya da uygulanmaya konulur" dedi.

'Tek bir vatandaş bile mağdur edilmeyecek'

BBC Türkçe'ye konuşan AKP'li Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bağlı ekiplerin Diyarbakır'a gelerek mahallede saha çalışması yapmaya başladıklarını söyledi.

Tek tek hak sahipleriyle görüşülüp rızaları alınarak yerinde dönüşümü esas alan kentsel dönüşümün hayata geçirileceğini bildiren Beyoğlu, projenin halkın tercihine göre gerçekleşeceğini söyledi.

Beyoğlu, "Eski Bağlar'a girdiğimizde daracık sokaklara itfaiye, ambulans giremiyor, binalardan tuğla parçaları düşüyor, genelde orda 2-3 katlı yapılar var ve alt katların yüzde 20'iye yakın bölümü metruk ve şimdiye kadar 250 metruk yapı yıkıldı" dedi.

Devletin her şeyi düşündüğünü ve tek bir vatandaşın dahi mağdur olmayacağını savunan Beyoğlu, halkın isteğine ve bütçesine uygun şekilde planlamanın yapılacağını belirtti:

"Tabiri caizse kafa kafaya gelecek şekilde devletimiz, şu anda kullanılmayacak yapıları en iyi fiyatla alacak ve bu yerler müteahhitlere peşkeş çekilmeyecek.

"TOKİ'nin yapacağı bu evler maliyetiyle, sıfır karla inşa edilip insanlarımıza verilecek. Yani orada yaşayan insanlarımızın yüzde 90'ı üzerine bir lira para koymadan güzel ve modern bir eve sahip olacak. Ama orada yaşamak istemeyip parasını almak isteyenler de bunu yapabilir. Ya da bir seçenek, TOKİ'nin elinde bulunan binin üzerinde hazır dairelere taşınabilir. Ama bizim için en önemlisi yerinde dönüşüm, yani kendi mahallesinde kalmak isteyen vatandaşın daha modern, huzurlu ve temiz bir yerde yaşamasını sağlamak."

Hüseyin Beyoğlu, projenin ilk ayağının başarılı olması halinde  Eski Bağlar'ın geri kalanı için projeyi etap etap hayat geçirmeyi planladıklarını da ekledi.