Pınar Gültekin cinayeti davası: Cemal Metin Avcı'ya 'haksız tahrik' indirimiyle 23 yıl hapis cezası verildi, tepkiler ne oldu?

Pınar Gültekin

Kaynak, DHA

Temmuz 2020'de Muğla'da üniversite öğrencisi Pınar Gültekin'i öldüren Cemal Metin Avcı önce ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı, sonra cezası "haksız tahrik" indirimiyle 23 yıla indirildi.

20 Haziran'da Muğla 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 13'üncü duruşmada, cinayet sırasında yardım ettiği iddiasıyla hakkında müebbet hapis cezası istenen Cemal Metin Avcı'nın erkek kardeşi Mertcan Avcı ise beraat etti.

Mahkeme heyeti Metin Avcı'nın annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, eski eşi Eda Karagün ve ortağı Şükrü Gökhan Orhan'ın da, "delilleri yok etme ve gizleme'" suçlarını işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle beraatlerine karar verdi.

Akşener: Kadın katillerine cesaret veriyorlar

21 Haziran'da partisinin meclis grup toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, mahkeme kararına tepki gösterdi.

"Türk yargısı için utanç vesikası" olarak niteledği karar için Akşener, "Bugün Türkiye'de bir psikopatın 14 yıl sonra sokaklarımızda gezebilmesine göz yumuyorlar. Kadın katillerine cesaret veriyorlar. Sapıkları yüreklendiriyorlar. Yuh olsun, yazıklar olsun hepinize" dedi.

AKP: Hukuki süreç devam etmektedir

Kararın sosyal medyada ve televizyonlarda tepki çekmesinin ardından AKP Sözcüsü Ömer Çelik, 21 Haziran'da Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, "Yargı mekanizması kararların en isabetli şekilde tamamlanması için kendi içinde değerlendirme süreçlerini hukuka uygun şekilde çalıştırmaktadır. Hukuki süreç devam etmektedir" dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık ise "En başından itibaren müdahil olup yakından takip etmekte olduğumuz davada, tasarlayarak ve kasten Pınar Gültekin'i genç yaşında hayattan ve sevdiklerinden koparan bu kişinin, indirim olmaksızın en ağır cezayı alması için kararı bakanlık olarak istinafa götüreceğiz" açıklamasında bulundu.

Kılıçdaroğlu: Hangi vicdan, hangi ahlak kabul eder bunu?

21 Haziran'da partisinin meclis grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise, Pınar Gültekin davasında verilen kararla ilgili, "Hangi vicdan, hangi ahlak kabul eder bunu?" dedi ve "Kadınlara yönelik bütün haksızlıkların karşısında birlikte mücadele etmek zorundayız, bu mücadeleyi yapacağız" ifadelerini kullandı.

Pınar Gültekin'in ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, "haksız tahrik" kararı için, "Bugün burada hukuk ölmüştür, adalet ölmüştür. Bugün Muğla'da adalet ölmüştür" değerlendirmesini yapmıştı.

Açıklamasında "Kimsenin inanmadığı bir kurgu savunmaya mahkeme itibar edip haksız tahrik indirimi uyguluyor" ifadelerini kullanan Epözdemir, kararı istinaf mahkemesine götüreceklerini söyledi, "Bu cani, karar böyle kesinleşirse 14 yıl 4 ay sonra cezaevinden çıkacak ve topluma karışacak" dedi.

Pınar Gültekin'in babası Sıddık Gültekin de mahkeme salonu dışında gazetecilere yaptığı açıklamada "Bu kadar işkence çektirmek adalet midir? Ben geceleri yatamıyorum" diye konuştu.

Kaynak, DHA

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık da , "Pınar Gültekin davasıyla ilgili, dün itibariyle istinafa dilekçemizi verdik. Sonuna kadar süreci takip edeceğiz. Haksız tahrik uygulanmaması gerektiğini başından beri söylüyoruz" dedi.

"Bu davada haksız tahrik yanlış bir değerlendirmedir" şeklinde konuşan Bakan Yanık, "Bir hukukçu olarak söylüyorum faili cesaretlendiren bir eylemdir" açıklamasında bulundu

Haksız tahrik indirimi nedir?

Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesi, haksız tahriki, kişinin haksız bir fiilin kendisinde meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi halinde ceza sorumluluğunu azaltan bir ceza indirimi olarak tanımlıyor.

Ne olmuştu?

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencisi olan Gültekin, 16 Temmuz'da Ula İlçesi'ndeki evinden ayrılmış ve daha sonra kendisinden haber alınamamıştı.

Ailesi ve yakınları, bir süredir sosyal medya üzerinden Gültekin'in bulunması için kampanya düzenlemiş, ardından Menteşe ilçesinin kırsal Yerkesik Mahallesi'ndeki ormanlık alanda Gültekin'in cesedi bulunmuştu.

Polisin takibi sonucu cinayetle ilgili gözaltına alınan Metin Avcı, "canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürmek" suçlamasıyla tutuklanmıştı.

23 ay önce işlenen cinayetle ilgili Cemal Metin Avcı suçunu itiraf etmiş, kıskançlık krizine girdiğini, tartışma sırasında kavga ederken Gültekin'i öldürdüğünü ileri sürmüştü.

Adli Tıp raporunda Gültekin'in ölümünün boğulma ve yanığın "müşterek etkisi" ile gerçekleştiği kaydedilmişti.

İstanbul'da tekstil işiyle uğraşan abisi Vedat Gültekin, cinayetle ilgili şunları söylemişti:

"Kız kardeşim burada üniversite okurken kendisiyle arkadaş olmak isteyen kişi kendisini bekar olarak tanıtıyor. Sonra kız kardeşim kendisinin evli olduğunu öğrenince bir daha aramamasını söylüyor. Adam bunu duyunca kız kardeşimi yaka paça vurarak, darp ederek, arabasına bindirerek, ormanlık alana götürüyor."

Kardeşinin nasıl feci bir cinayete kurban gittiğini ayrıntılarıyla anlatan Vedat Gültekin, "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bizzat davaya müdahil olacaklarını söyledi. Bu olay yarın başkasının başına gelebilir," diye konuşmuştu.

Olayın ardından Türkiye genelinde protesto gösterileri düzenlenmişti. Gültekin'in cesedinin bulunduğu ve Avcı'nın tutuklandığı 21 Temmuz 2020'de İzmir'de protesto gösterisi düzenleyen kadınlara polis müdahale etmiş, en az 15 kadın gözaltına alınmıştı.

Çağdaş Hukukçular Derneği Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Komisyonu, polisin gözaltına alınan kadınlara işkence uyguladığına dair paylaşımda bulunmuştu.

Cinayet ortaya çıkmasının ardından Türkiye'de Twitter gündeminin ilk sıralarına oturmuş, #pinargultekin etiketi dünya listesinin de üst sıralarına çıkmıştı.

Siyasiler ve devletin üst düzey görevlileri de cinayetin ardından sosyal medyada paylaşım yapmıştı. Bu paylaşımlar, kadın hakları örgütleri tarafından "İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmeyin" çağrısıyla karşılık bulmuş, ancak Türkiye Mart 2021'de Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmişti.

O dönem Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olan Zehra Zümrüt Selçuk da "Davanın takipçisi olacağız" demişti.