Kürt açılımı ve Kürt isimleri

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Bitlis ziyaretinde Güroymak ilçesinin adını Kürtçe orijinali olan "Norşin" diye telaffuz etmesi, bir kez daha Kürtlerin yasaklanan il, ilçe, köy, dere, çay ve nehir isimlerini hatırlattı.

Image caption Gül, "'Norşin'de çok büyük bir kalabalığı gördüm. Sevgiyi gördüm." demişti.

Kürt açılımı ve daha fazla demoratikleşme söylemlerinin gündemde olduğu bu günlerde Gül'ün biraz da pozitif ayrımcılık kokan ifadesi bölgede olumlu karşılanmışa benziyor.

Kürtçe isimlerin değiştirilmesinin tarihi oldukça eskiye dayanıyor.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde 13 Mayıs 1913 tarihinde çıkarılan "İskân-ı Muhacirin Nizamnamesi" adlı genelge ile yer adlarının değiştirilmesi resmîleşti.

Genelge, daha çok Osmanlı topraklarında Ermenice, Rumca ve Bulgarca dillerinde olan il, ilçe, köy, dağ ve nehir adlarının Türkçe'ye çevrilmesini öngörürken, genelge Kürtçe isimlere de uygulandı.

Kürtçe yer isimlerinin yasaklanması Cumhuriyet döneminde de devam etti.

1925’te Şeyh Sait isyanı ve 1938'de Dersim isyanıyla ivme kazanan bu değişim 27 Mayıs 1960 ve 12 Eylül 1980 darbesinden sonra devam etti.

1957 yılında oluşturulan "Ad Değiştirme İhtisas Komisyonu"; Genelkurmay, İçişleri, Savunma, Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi ile Türk Dil Kurumu'nun temsilcilerinden oluşuyordu ve iktidarlar değişmesine rağmen, bu kurul 1978 yılına kadar faaliyetini sürdürdü.

28 bin isim

Komisyon tarafından bu tarihler arasında yaklaşık 28 bin isim değiştirildi. Bunların 12 bin 211'i köy ismi olurken, diğer kalanlar ise dağ, nehir, ova ve dere isimlerinden oluşuyordu.

Kürtçe isimler dışında Rumca, Lazca, Çerkezce, Gürcüce, Ermenice, Süryanice, Arapça olan isimler de Türkçeleştirildi.

Ad Değiştirme İhtisas Komisyonu'nun 1978 yılına kadar yürütmüş olduğu bu faaliyete, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra, askerî rejim tarafından da devam edildi.

1981-83 yılları arasında da, bu kez özellikle Kürt illerine yönelik olarak ismi değiştirilmeyen köy, ova, dağ, dere, tepe gibi coğrafi alanlara yeni isimler verildi ve binlerce yıldır kullanılan coğrafi yer adları 12 Eylül askerî rejimi tarafından değiştirildi.

Türkiye'de Kürtçe televizyon yayınının serbest olmasına rağmen, hâlâ Anayasa, Siyasi Partiler Kanunu, Türk Harf Kanunu, Yerel Yönetimler Kanunu gibi birçok alanda Türkçe dışında başka bir dilin kullanılması yasak.

Bu nedenle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Güroymak yerine "Norşin"i tercih etmesi Osmanlı İmparatorluğu'ndan başlayıp Cumhuriyet tarihi boyunca süren Türkçeleştirme programının en büyük mağdurlarının yaşadığı bölge insanı arasında memnuniyetle karşılanıyor.

İlgili haberler