Economist: Kürt açılımı cesaret verici

Economist dergisinin bugün çıkan sayısında yer alan Türkiye'ye ilişkin bir değerlendirmede Türkiye’deki ‘Kürt açılımı’nın cesaret verici olduğu yorumu yapıldı.

Image caption Dergiye göre 'risk altında olan sadece Erdoğan'ın kariyeri değil'

"Barış zamanı mı?" başlığını taşıyan analizde, “hükümetin Kürt açılımının, sadece AB istediği için yapılmıyor olmasının cesaret verici olduğu" yazılıyor.

Yorumdan bazı bölümler şöyle:

“Türk hükümeti, Kürt sorununu çözmek için ciddi bir plan hazırlıyor.”

“Planın Kürtçe yayın alanında geride kalan mevcut yasakları gevşetmesi, isimleri Türkçeleştirilmiş köylere Kürtçe isimlerinin geri verilmesi, üniversiterde Kürt dili ve edebiyatı bölümleri kurulması ve genellikle PKK sloganları atmak ve polise taş fırlatmaktan fazlasını yapmayan, ama PKK yanlısı faaliyette bulunmakla suçlanan binlerce genç Kürdün hapse atılmasına yol açan yasaların kaldırılmasını içerdiği söyleniyor.”

“Erdoğan'ın Kürt açılımının en hassas yönü ise hapisteki liderleri Abdullah Öcalan ile görüşmeden, PKK'nın silahlı faaliyetinin nasıl durdurulacağı.”

“İngiltere'nin IRA ile başa çıkmak için Sinn Fein'i kullanmasına oldukça benzer bir şekilde, DTP'nin bir aracı olarak kullanılması en aşikar yöntem olacak.”

Ergenekon etkisi

Hükümetin önünde Abdullah Öcalan'ın benmerkezci yapısı, muhalefetin baskısı ve yüzde 45 civarında olan kamuoyu desteğininin tersine dönmesi riski gibi güçlüklerin bulunduğunu belirten Economist şöyle devam ediyor:

“En azından bu sefer ordu hükümetin arkasında. Kürtler konusundaki bir anlaşmayı engelleyebilecek pek çok general Ergenekon davasında yargılanıyor.”

“Orgeneral İlker Başbuğ da uzun süredir Kürt sorununun sadece askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini söylüyordu.”

“Risk altında olan sadece Erdoğan'ın kariyeri değil, Türkiye'nin geleceği de öyle. Hoşnutsuz ve radikal Kürtlerden oluşan yeni bir nesil, PKK'nın bile kontrol edemeyebileceği bir şiddet döngüsünü rahatlıkla beraberinde getirebilir.”

“Burada en cesaret verici nokta ise Kürt inisiyatifinin sadece Avrupa Birliği'nin baskısı sonucunda yapılmıyor oluşu. Bu, ülke içinde gelişen bir girişim. Başarıya ulaşması için de hükümet kadar PKK ve yandaşlarına da görev düşüyor.”

İlgili haberler