İsrail gemilere baskında hataları kabul etti, komandoları övdü

İsrail'de, Gazze'ye yardım malzemesi taşıyan Mavi Marmara gemisine bir buçuk ay önce düzenlenen baskınla ilgili hazırlanan askeri raporda, operasyon sırasında "üst düzeyde hatalar yapıldığı" belirtildi.

Image caption Eiland, planlama ve icrada üst kademelere varan hatalar yapıldığını söyledi

Raporda gemiyi durdurmanın tek yolunun güç kullanımı olduğu ancak hatalı istihbaratın ve yetersiz planlamanın, dokuz Türk vatandaşının ölümüne yol açtığı bildirildi.

Rapor, askeri yetkililerin gemide karşılaşabilecekleri direnişi hafife aldığını belirtiyor, şiddetli direniş olasılığına karşı alternatif bir plan olmadığı kaydediliyor.

Komisyon, Türkiye'nin dost kabul edilmesi ve yardım filosunu örgütleyen İHH'nin tehdit olarak görülmemesi nedeniyle, ordunun örgüt hakkında istihbarat toplamamayı seçtiği sonucuna vardı.

Raporda ayrıca İsrail ordusu ile istihbarat birimleri arasındaki eşgüdüm eksikliği eleştirildi.

Bununla birlikte baskında rol alan komandolar, 'cesur ve profesyonel' oldukları belirtilerek övüldü.

Söz konusu rapor, emekli İsrailli Tümgeneral Giora Eiland'ın başkanlığındaki heyet tarafından yürütülen soruşturmanın ürünü.

Gelecek için dersler

Giora Eiland, dün Tel Aviv'de soruşturma sonuçlarını duyururken gazetecilere yaptığı açıklamada, "Çeşitli kararlar alınırken yaplan hatalar-ki bunlar üst düzeyde yapılan hataları da içermektedir- arzu etmediğimiz sonuca katkıda bulunmuştur" dedi.

Bununla birlikte, operasyonun başarısızlıkla sonuçlanmadığı belirtilirken, komuta zincirinde yer alan herhangi bir askerin görevden alınması ya da istifası istenmedi.

Eiland, raporun gelecekte oluşabilecek benzer durumlar için İsrail'i hazırlamasını umduğunu söyledi.

Eiland Komisyonu, çalışmalarına baskından bir hafta sonra (7 Haziran'da) başlamıştı.

Komisyonun görevi, Mavi Marmara gemisine düzenlenen operasyonun nasıl yürütüldüğünü araştırmak ve operasyondan gereken dersleri çıkarmaktı.

Eiland Komisyonu, hazırladığı raporu Pazar günü İsrail Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi'ye sunmuştu.

İsrail Ordusu'ndan yapılan açıklamada, komisyonun bulgularını Savunma Bakanı Ehud Barak'a da sunduğu belirtildi.

Rapor önce İsrail medyasında sızmış; raporun baskına "yeterli biçimde hazırlanılmadığını" ve ordunun komuta zincirinin tüm kademelerinde sorunlar olduğunu belirttiği duyurulmuştu.

Genelkurmay Başkanı Aşkenazi de soruşturmanın 'başarısızlık ya da ihmal tablosu ortaya koymadığını' belirterek, belirlenen hataların ise gelecekte düzeltilmesi gerektiğini kaydetti.

Sivil komisyon çalışmalarını sürdürüyor

Dokuz Türk eylemcinin ölümüyle sonuçlanan Mavi Marmara baskınına ilişkin olarak, İsrail'de, askeri soruşturmanın yanısıra, sivil bir kurulun üstlendiği ayrı bir soruşturma daha var.

Bu komisyon çalışmalarını halen sürdürüyor.

Image caption Baskında 9 Türk gönüllü öldü

Eski İsrail Anayasa Mahkemesi Başyargıcı Yaakov Tirkel'in başkanlığındaki komisyonun Başbakan Binyamin Netanyahu'nun da ifadesini alması bekleniyor.

Sivil komisyon, filoya müdahalenin uluslararası hukuka uygunluğunu araştırıyor, fakat baskın kararı ardındaki siyasi karar mekanizması soruşturma kapsamı dışında bırakıldı.

İsrail, 31 Mayıs'taki Mavi Marmara baskınında meydana gelen ölümleri, komandolarının "bıçaklı ve metal sopalı saldırılara uğraması karşısında, kendilerini korumak zorunda kaldığı" şeklinde açıklamıştı.

İsrail, BM'nin öncülüğünde bu konuda bir soruşturma açılması çağrılarını ise reddetti.

Clinton-Davutoğlu görüşmesi

Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise İsrail'in Gazze'ye yardım gemilerine saldırısı nedeniyle özür dilememesi ya da uluslararası bir komisyonun raporunu kabul etmemesi durumunda bu ülkeyle ilişkilerin kesileceğini söylemişti.

Gelişmeler ardından ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile yaptığı 45 dakikalık telefon görüşmesinde, Türkiye-İsrail ilişkisinin bölgenin geleceği açısından "hayati önem" taşıdığını vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Philip Crowley, Clinton'ın Davutoğlu'nu, İsrail ile "önemli diyaloğu" sürdürmeye teşvik ettiğini söyledi.

Clinton'ın Davutoğlu'na, ABD'nin terör örgütü PKK ile mücadelede yardımcı olma taahhüdüne yeniden vurgu yaptığı ve İran ile ilgili gelişmelerin de ele alındığı belirtildi.

İlgili haberler