İngiltere basınından Wikileaks yorumları

Wikileaks, Amerikan hükümetinin aksi yöndeki çağrılarına direnip, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı'na ait yaklaşık 250 bin sayfa gizli belgeyi kamuoyuna açıklamıştı.

Belgeleri eş zamanlı olarak yayımlayan basın kuruluşları arasında ise İngiliz Guardian gazetesi de bulunuyor.

Gazetenin bugünkü manşeti, "Sızan 250 bin sayfa belge Amerika Birleşik Devletleri'nin dünyayı nasıl gördüğünü ortaya çıkarıyor".

Guardian, WikiLeaks'in yayımladığı belgelerin Washington'u, küresel çapta bir diplomatik krizin içine çektiğini belirtiyor.

Gazete bu noktada, belgelerin, Amerikalı yetkililere, Birleşmiş Milletler yetkililerine yönelik casusluk faaliyetlerinde bulunmalarının söylendiğine dikkat çekmiş.

Guardian'ın belgelerle ilgili olarak ilk sayfasındaki bir diğer haberinin başlığı da, "Suudi Kralı Amerika Birleşik Devletleri'ne 'İran'ı bombalamalısınız' dedi".

Haberde, Suudi Arabistan Kralı Abdullah'ın Amerika'ya defalarca nükleer programını yok etmek için İran'a saldırma çağrısında bulunduğu belirtiliyor.

Kral Abdullah'ın 2008 yılı Nisan ayında Amerikalı Orgeneral David Petraeus'la yaptığı görüşmeyle ilgili bir raporda, Suudi Arabistan'ın Washington Büyükelçisi Adil el-Cubeyr'in "Kral siz Amerikalılara, yılanın başını kesmenizi söyledi" ifadesi yer alıyor.

'Türkler İsrail'in olası saldırısıyla tedirgin edildi'

WikiLeaks'in yayımladığı ve Guardian'ın sayfalarına taşıdığı gizli belgelerde, üst düzey Amerikalı yetkililerin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu'yla yaptıkları bazı görüşmelere ilişkin ayrıntılı bilgiler de yer alıyor.

Belgelere bakılırsa Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakan Yardımcısı Philip Gordon 12 Kasım 2009'da Ahmet Davutoğlu'yla yaptığı görüşmede, Ankara'nın İran'a, Birleşmiş Millletler Güvenlik Konseyi kararlarını gözardı etmesinin sonuçlarına ilişkin olarak kamuoyu önünde sert bir mesaj göndermesi gerektiğini söylemiş.

Davutoğlu'nun yanıtı ise "Başbakan Erdoğan kısa süre önceki Tahran gezisi sırasında bu yönde bir açıklama yaptı.

Sadece Türkiye İran'la açık ve eleştirel bir dille konuşabilir çünkü Ankara kamuoyu önünde dostluk mesajları vermektedir" olmuş. Guardian, Philip Gordon'la Ahmet Davutoğlu arasındaki görüşmenin gergin geçtiğini belirtiyor.

Guardian'ın da sayfalarına taşınan bir diğer görüşme de Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı William Burns ile Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu arasında.

Bu yıl 18 Şubat'ta yapılan görüşmede, William Burns Feridun Sinirlioğlu'na, İran hükümetini, yanlış yolda olduğuna iknaya yönelik faaliyetleri destekleme çağrısı yapmış.

Sinirlioğlu ise Türkiye hükümetinin İran'ın nükleer silah sahibi olmasına karşı olduğuna yönelik görüşünü yinelemiş.

Ancak Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı, İran'a karşı herhangi bir askeri operasyonun Türkiye üzerinde bırakabileceği etkiye yönelik kaygılarını ve üzerinde çalışılan yaptırımların İranlıları muhalefete zarar verecek şekilde rejim çevresinde birleştireceğine yönelik görüşünü bir kez daha kayda geçirmiş.

Guardian, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı William Burns'ün Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu'yla yaptığı görüşmede, argümanlarını dramatik bir dille aktarmak ve Türkleri tedirgin etmek için İsrail'in İran'a olası saldırısından bahsettiğini belirtiyor.

'İsrail Obama'yı İran konusunda uyardı'

"Araplar Amerika Birleşik Devletleri'nden ısrarla İran'ı bombalamasını istedi", bugünkü Times gazetesinin manşeti...

Gazetenin iç sayfalarındaki bir haberin başlığı ise "İsrail'in Obama"ya uyarısı: İran sorununu, eğer sen çözmezsen, biz çözeriz".

Times, İsrail'in, İran'ın nükleer silah sahibi olmasını önlemek için kararlı olduğunu ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama'nın görev süresinin daha dördüncü ayında, ABD'ye İran politikasıyla ilgili olarak süre anlamına gelebilecek tarihler verdiğini belirtiyor.

WikiLeaks'in yayımladığı bir belgeye göre, Amerika Birleşik Devletleri'nin İsrail Büyükelçisi James Cunningham, 2009 yılı Mayıs ayında Washington'a gönderdiği çok gizli bir raporda, İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak'la yaptığı görüşmenin ayrıntılarını aktarıyor.

Ehud Barak bu görüşmede, dünyanın önünde, İran'ın nükleer silah sahibi olmasını önleyebilmek için sadece 6 ila 18 ay arasında bir süre kaldığını söylemiş.

Amerikan belgelerinde İngiltere de eleştiriliyor

Daily Telegraph'ın bugünkü manşeti ise "WikiLeaks diplomatik krizi ateşliyor".

Gazete de, Suudi Arabistan Kralı'nın şahsen Amerika Birleşik Devletleri'nden İran'a hava saldırısı düzenlemesini istediğine dikkat çekiyor.

Daily Telegraph'ın WikiLeaks'in yayımladığı belgelerle ilgili olarak duyurduğu bir diğer gelişme de, İngiliz Kraliyet Ailesi'nin adı açıklanmayan bir üyesinin Amerikan belgelerinde uygunsuz davranışlarda bulunmakla suçlanması.

Gazete ayrıca belgelerde İngiltere Başbakanı David Cameron'ın ve İngiltere'nin Afganistan'daki askeri operasyonlarının da eleştirildiğini aktarıyor.

'Dünya liderlerine arkalarından hakaret ediliyor'

Independent gazetesinin bugünkü manşeti "Amerika'nın çirkin diplomasisi".

Gazete, WikiLeaks'in yayımladığı belgelerin, dünya liderlerine, arkalarından hakaret edildiğini ortaya çıkardığını vurguluyor.

Independent'ın ilk sayfasında, bazı liderlerin fotoğrafları ve Amerikan belgelerinde onlar hakkında ne yazıldığı var. Birkaçını aktaralım:

Angela Merkel: Almanya lideri nadiren yaratıcı.

Dimitri Medvedev: Rusya lideri sönük ve kuruntulu.

Hamid Karzai: Afganistan liderini paranoyak içgüdüleri yönlendiriyor.

Nicolas Sarkozy: Fransa lideri çıplak kral.

'Google'a saldırının ardında Çin olabilir'

Financial Times da ilk sayfasındaki haberde, WikiLeaks'in Amerika Birleşik Devletleri'nin diplomatik olmayan yöntemlerini ortaya çıkardığını, Amerika'nın ise çok zor durumda kaldığını belirtiyor.

Gazetenin yayımlanan belgelerde ön plana çıkardığı konular ise Washington'un Pakistan'daki nükleer maddelerin güvenliğine yönelik yoğun kaygılarıyla, bu yıl Google'a karşı düzenlenen siber saldırının ardında Çin Politbürosu'nun olabileceği ihtimali.

Financial Times ayrıca Amerikan belgelerinde Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai'nin üvey kardeşi Ahmed Veli Karzai hakkında da, "yolsuzluklara karıştığı ve uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı yönünde yaygın bir kanı var" ifadesinin yer aldığını aktarıyor.

Mısır'ın başkenti Kahire'deki Amerikan Büyükelçiliği'nden gönderilen bir raporda ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında şu ifadeler yer alıyor: "Zarif ve hoş bir adam ancak asla verdiği sözü tutmuyor".

İlgili haberler