BDP destekliler 36 milletvekili çıkardı

Diyarbakır'da BDP'nin oyları patladı, AKP'nın oy oranı ise geriledi.

Telif hakkı BBC World Service

Doğu ve Güneydoğu'da seçim yarışının iki parti arasında geçeceği belliydi: AKP ve BDP'nin desteklediği bağımsız blok adayları. Sonuçlar, bu gece yüzde onluk ulusal seçim barajını aşmak amacıyla ikinci kez bağımsız adaylarla seçime katılan Kürt siyasi hareketinin son partisi BDP'nin yüzünü güldürdü Diyarbakır'da.

Parti İl Merkezi önünde toplanan, sokaklara dökülen seçmenler erken saatlerden itibaren kutlamalara giriştiler. Kutlamalar özellikle son dakikalarda, Adana, Mersin, Kars, Bingöl, Muş, Urfa gibi daha başa baş görünen illerden gelen sonuçlarla büyüdü ve sonuçta 36 milletvekilliği ile, parti birçok seçmeninin tahminlerinin üzerinde bir başarı sağladı.

BDP bu seçimlerde 39 ilde 60 bağımsız aday göstermişti. Ama bunlardan bazılarının seçilmesi sembolik önem taşıyordu.

Sonuçta, BDP Türkiye soluyla oluşturduğu ittifakları temsil eden İstanbul adayları Sırrı Süreyya Önder ve Levent Tüzel ile Mersin'den Ertuğrul Kürkçü'yü aynı zamanda ulusal birlik sloganıyla Diyarbakır'dan aday gösterdiği Altan Tan ve Şerafettin Elçi'yi Meclis'e taşımayı başardı.

Bir başka sembolik sonuç da Mardin'den geldi ve parti Türkiye'nin ilk Süryani milletvekili olarak Erol Dora'yı da seçtirmeyi başardı. BDP eş genel başkanı Filiz Koçali oyların sayımı henüz başlarken hedef olarak 37'yi göstermişti. Parti ve oluşturduğu blok bu hedefe neredeyse ulaşmış görünüyor. Ama BDP'nin bir başka iddiası da, Türkiye genelinde toplam oylarını artırmaktı. Bu yolla kendileriyle müzakere edilmeden Kürt sorununun çözülemeyeceği mesajını kuvvetle vurgulamak istiyorlardı.

Bu konuda bir karşılaştırma yaptığımızda, kapatılan DTP'nin 2007 yılında aldığı toplam oylar 1 milyon 335 bin civarındaydı. 2009 yerel seçimlerinde de parti 2 milyon 272 bin oya ulaşmıştı. Bu kez ise 2 milyon 843 bine yaklaştığı görülüyor. Bu da partinin oylarında ciddi bir patlama ifade ediyor.

AKP ne kadar geriledi?

Diyarbakır partinin performansı bakımından iyi bir örnek oluşturabilir. Diyarbakır dengelerin değişimi konusunda ortalama bir fikir vermesi bakımından önemli.

Bölgede BDP'nin daha fazla ve daha az oy aldığı farklı yapılarda iller var. BDP'nin 2007 seçimlerinde yüzde 47 olan oylarının yüzde 60'ların üzerine çıktığı anlaşılıyor bu kentte. Oy sayısı olarak ise 220 binlerden 400 bini aşan bir desteğe ulaştıkları görülüyor. AKP'nin Diyarbakır'daki oyları ise ilk bakışta sayı olarak 2007 genel seçimleriyle kıyaslandığında 50 bin oya yakın bir artış kaydetmiş gibi görünse de parti bu ilde, seçmen sayısında 4 yılda meydana gelen yaklaşık 200 bin kişilik artışın arslan payını BDP'ye kaptırmış görünüyor.

AKP'nin Diyarbakır'daki oy oranı bu yüzden geçen seçimdeki yüzde 41'den yüzde 32'lere düşmüş bir başka deyişle yüzde 9 civarında azalmış görünüyor. Partinin son aylardaki çizgisinden rahatsız olan AKP'li yerel politikacılar, kendi partilerinin oy oranındaki gerileme ve özellikle de BDP'nin oylarındaki artışı Başbakan Erdoğan'ın önce DTP sonra BDP'yi tamamen dışlayan bir çizgi izlemesine bağlıyorlar. Dışlanmanın bu partilere desteği artırdığına işaret ediyorlar. Hatta AKP'nin yeni yasama dönemi için aday göstermediği bazı politikacılar, özel sohbetlerde Başbakan'ın bu konuda görüş bildiren milletvekillerini dinlemediğini, kendilerini BDP'ye fazla yakınlaşmış gördüğünü söylüyorlar. Ancak, AKP'nin bölgedeki bir kısım politikacısı ve seçmeni de Başbakan'ın başarılı bir politika izlediğini hem güneydoğuda oylarını büyük ölçüde muhafaza edip hem de Türkiye'nin diğer bölgelerinde milliyetçi oyları cezbederek usta bir stratejist olduğunu kanıtladığını düşünüyorlar. Gerek AKP'den gerek BDP'den politikacılar ve seçmenlerle yaptığım sohbetlerde Başbakan'ın seçimde batı illerindeki milliyetçi oyları hedeflediği için böyle bir söylem izlediği, seçimden sonra yine Kürt sorununun çözümü konusunda yumuşayacağı inancını da sıkça dinledim.