Taylandlı taksicinin Twitter'da yakaladığı şöhret

Bangkok yollarını dolduran binlerce motorsikletten birinin sahibi de Dejchat Phuangket. Ama o, motorsikletini aynı zamanda taksi olarak kullanıyor. Bangkok'ta yaygın bir yöntem.

Fakat Dejchat'ı diğerlerinden ayıran teknolojik bir fark var.

Onu Tayland'ın en meşhur taksicisine dönüştüren özelliği, elinden düşürmediği telefonuyla attığı tweet'ler ve hayatını anlattığı internet güncesi.

İster o gün öğleyin neler yediğini yahut Bangkok'un içinden çıkılmaz trafiğini anlatıyor olsun, keskin gözlemleri ve devamlı eklediği fotoğraflarla Dejchat'ın sadık takipçi kitlesi internette giderek büyüdü.

Ama herhalde kazandığı şöhrette en büyük pay, geçen Şubat ayı ortalarında Bangkok'un merkezinde Dejchat'ın motorsikletiyle yakınlarından geçtiği sırada meydana gelen patlamaydı.

Bir grup İranlının kiraladığı ev, o gün büyük bir patlama ardından kısmen yıkılmıştı.

Amatör gazeteci

Cihazınızda ses/video gösterim programı bulunamadı

Yıkık binadan çıkan adamlar bir taksiye patlayıcılar fırlatıp kaçmaya çalışırken, bir adam patlamanın şiddetiyle bacakları kopuk yerde yatıyordu.

Bu olay anında, daha bir gün önce Gürcistan ve Hindistan'da İsrailli diplomatları hedef alan saldırı girişimleriyle ilişkilendirildi.

Haber ajansları gelişmeyi daha yeni duyurmaya başladığında Dejchat çoktan olay yerindeydi.

''Bir yabancı uyruklu çanta taşıyordu. Patlama meydana geldi.'' diye tweet attı. ''Bacaklarını kaybetti ama hala hayatta. Adres Sukhumvit 71.''

Bunu fotoğraflar ve güncellediği tweet'ler izledi. Patlamada hasar gören taksi ve bacakları kopan adamın fotoğrafları ilk Dejchat tarafından Twitter'a girdi.

Hatta, kısa sürede Twitter'da yayılan haber ve görüntüler Tayland Başbakanı Yingluck Shinawatra'nın gözünden bile kaçmadı.

Dejchat'ı Twitter'da takip edenlerin sayısı bir günde dört kat artarken, artık kendisi yerel bir kahramana dönüşmüştü.

'Taksiciliği bırakmam'

Televizyonda haber kanallarına çıktı, fotoğrafı gazetelerde basıldı.

Dejchat, Phra Khanong istasyonu yakınlarındaki taksi durağında, ''Ünlü olduğumu sanmıyorum, beni görünce kimse tanımıyor. Ama adımı internette arayınca hakkımda yazılmış bir sürü yazıyla karşılaşıyorum.'' diyor.

Diğer taksici arkadaşları ise Dejchat'ın medya hayatına adım atışını şaşkın bir memnuniyetle izliyor.

Aralarından biri, ''Bana da interneti nasıl kullanacağımı öğretti. Ama doğrusu, sadece bir kez denedim, o kadar.'' diyor.

Dejchat, takcilik işini bırakmaya hiç niyeti olmadığını, ama bazen Twitter gazeteciliği ile günlük işi arasında seçim yapması gerektiğinde çok zorlandığını söylüyor. Yakınlarda bir yerde haberlik bir olay meydana geldiyse, müşterisini indirip olay mahaline doğru gaza basmamak için kendisini zor tutuyormuş.

''İyi bir motorsiklet sürücüsüyüm.'' diyor; ''Bangkok'un yollarını da iyi bilirim. Tepemde hesap vermek zorunda olduğum bir patron da yok. Özgürlüğümü seviyorum.''

Dejchat, şimdi bir yandan Twitter'daki takipçilerine Bangkok'un yerel haberlerini sunarken, bir yandan da yeni başlattığı kuriye servisinin reklamını yapıyor.