Tunus: Çarşafla bikini yanyana gelir mi?

Arije Nasır

Arije Nasır, Tunus'un Gafsa kentindeki oturma odasında beni yanaklarımdan öperek karşılıyor ama, yanında erkek kuzeni olduğu için yüzünü örten siyah kumaş üzerinden...

22 yaşındaki İngilizce öğrencisi 2011'deki Tunus devriminden sonra kapanmayı tercih etmiş. Sadece gözleri açıkta.

"Sokakta böyle yürürken, kendimi prenses gibi hissediyorum" diyor. "Çarşaf ve peçe devrimden önce yasaktı, şimdi dini vecibelerimizi daha rahat yerine getiriyoruz".

Nasır gibi muhafazakar Tunuslular, Tunus'da devrim sonrasında tanınan dini özgürlüklerden yararlanıyor.

İslamcıların çoğunlukta olduğu hükümetin işbaşına gelmesinden bu yana Tunus sokaklarında sakallı ve peçeli gezenlerin sayısı arttı.

Bu da bazı Tunuslu kadınların kaygı duymasına neden oluyor.

Başkent Tunus'da kısa süre önceki bir gösteride, 800 kişi laiklik sloganlarıyla yürüdü.

Gösteri sırasında kaldırımlardaki genç kızları aralarına çekmeye çalışan kadınlar, "bizimle yürüyün, bu sizin de geleceğiniz" diyorlardı.

Üstsüz gösterici

Zeynel Abidin Bin Ali'nin cumhurbaşkanlığı döneminde Tunus kadınları diğer Arap ülkelerindeki kadınlara göre daha özgür yaşam sürüyorlardı.

Tunuslu kadınlar erkeklerle eşit koşullarda boşanabiliyor ve çok eşlilik de yasak.

İslamcı Ennahda hareketinin ağırlıkta olduğu yeni hükümet bu hakları ortadan kaldırmadı.

Ennahda yetkililerinden Said Fercani, kimseye belli bir yaşam tarzını dayatmadıklarını söylüyor.

Parti yeni anayasada aile içinde kadın ve erkeğin rolünü tanımlarken kullandığı "birbirini tamamlayıcı" ifadesini kadın gruplarının tepkisi üzerine "eşit" diye değiştirdi.

Fercani "Üstsüz protesto yapan şu kıza bakın. Onun haklarını koruduğumuz gibi, kadınların örtünme hakkını da koruyoruz" diyor.

Bahsettiği üstsüz kız, 19 yaşında Amina adlı bir Tunuslu öğrenci.

Çıplaklığı protesto aracı olarak kullanan uluslararası feminist kuruluş Femen için Tunus'ta bir Facebook hesabı açarak, üstsüz fotoğrafını yüklemiş.

Göğsünde Arapça "vücudum benimdir, kimsenin namusu değildir" yazıyor.

Ennahda yetkilileri Amina'nın eylemine açıkça karşı çıkmıyor, ama diğer muhafazakarlar için durum farklı.

Önde gelen Selefi din adamlarından biri genç kızın kırbaçlanmasını ya da taşlanarak öldürülmesini istedi.

Tekrar dini keşfetmek

Birçok Tunuslu kadın, haklarının tehlikede olduğuna inanıyor.

Tunus'taki insan hakları kuruluşunun başkanı Amna Gullali, kadınların yasal statüsünün değişmediğini, ancak toplumun derinliklerinde büyük değişiklikler meydana geldiğini söylüyor.

Gullali'ye göre kendi din görüşünü dayatmak isteyen Selefi grupların sayısı artıyor.

Tunus birçok komşusuna göre liberal olsa da, kapanmayı seçenler çoğalmakta.

Erkekleri de Selefilerin sembolü olan kıyafetle, uzun sakal ve takkeyle dolaşırken görmek mümkün.

Bazı kadınlar mahalle baskısından şikayet ederken, konuştuğum genç adamlar da kendilerine içki içmemeleri ve domino oynamamaları için baskı yapıldığını söylediler.

Gafsa'daki bir caminin imamı olan Şeyh Muhammed Munsef Nasır, "insanlar tekrar dini keşfediyor. Sabah namazında eskiden bir sıra insan saf tutarken, şimdi beş-altı sıra oluyor" dedi.

Ennahda yetkilisi Fercani, "biz insanların barışçı oldukları sürece istediklerini yapabileceklerine inanıyoruz" diyerek kaygıları gidermeye çalışıyor:

"İster çarşaf giysinler, ister bikini. Kendi görüşlerini başkalarına dayatmasınlar yeter."

Kesserine kenrinde öğreten olan Samira Alovi ve onun gibiler ise bu sözlere inanmıyor.

"Ennahda iki yüzlü" diyor Samira: "Neye inanacağımızı bilemiyoruz. Dini kullanıyorlar. Ama kadın haklarına gelince, geri değil, ileri gitmek istiyoruz."

İlgili haberler