Gözler Kandil’de: PKK nasıl çekilecek?

Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu, 2010 Kasım ayında Kandil Dağı’na çıkıp PKK liderlerinden Murat Karayılan ile röportaj yaptığı için “basın yoluyla örgüt propagandası yapmaktan” yargılandı.

Son celsede hakim Mavioğlu’na, “Tamam siz gazetecisiniz ama Karayılan sizinle hangi saikle konuştu?” diye sordu.

Mavioğlu hakimi, “Bunu niye bana soruyorsunuz? Çağırın, gelsin kendisine sorun” diye cevapladı. Mavioğlu yargılandığı davadan beraat etti.

Çok degil, üç yıl sonra, Karayılan bugün Kandil’de onlarca gazeteciyi ağırlayacak.

Sayının yüzü aşacağı söyleniyor. İki gündür Erbil’de Kandil’e çıkmayı bekleyen gazeteciler icin Karayılan’ın söyleyecekleri kadar Kandil’in bu toplantıyla meşru bir basın merkezi haline gelmesi önemli bir haber.

Kandil ilk defa böyle bir basın toplantısına ev sahipliği yapacak. Yaklaşık iki yıl önce daha çok Kürt medyası ağırlıklı ve en fazla 20 gazetecinin katıldığı bir basın toplantısı dışında benzer bir organizasyon yapılmadı.

Erbil’in de gündemi sadece Kandil

Türkiye’den gelen bir gazeteci “Bugün toplantıyı düzenleyen kişiyle telefonda konuşurken Kandil’e çıkmak gayet normalmiş gibi bir de canlı yayın aracı getirip getiremeyeceğimizi sordum. İnanılmazdı” diyor gülerek.

T24.com yazarı Aydın Engin tüm Türk medyasının, PKK’ye bakış açısına ve daha önce yaptıkları yayınların içeriği ve diline bakılmadan eşit tutularak çağırılmasının önemini vurguluyor. “Herhangi bir baraj koymadılar, bunun sembolik anlamı çok büyük” diyor.

Son barış sürecinin bir uzantısı olarak Türkiye’den gazeteciler Kandil’deki basın toplantısı için Erbil’e gelirken Kerkük’ten ürkütücü haberler duyuluyor.

Kerkük’ün Hawija kasabasında güvenlik güçlerinin sivil göstericilere saldırması sonucu çıkan çatışmada 50’den fazla kişinin öldürüldüğü ve yüzden fazla kişinin yaralandığı söyleniyor.

Sünnilerin, saldırının adresi olarak Şii Başbakan Nuri El-Maliki’yi göstermesi ülkedeki mezhepsel gerilimin nelere yol açabileceginin de bir göstergesi. Ama Erbil bir Kürt kenti ve bugün bu kentin gündemi Kandil.

Günlük konuşmalarda kimse arabayla 1,5 saat ötedeki Kerkük’te yaşanan vahşetten bahsetmiyor. Tek gündem Kürt sorunu ve Murat Karayılan’ın yapacağı açıklama.

Karayılan ne diyecek?

Genel beklenti Murat Karayılan’ın, Abdullah Öcalan’ın Nevruz’da kamuoyuna ilettiği mesajında çağrısını yaptığı geri çekilmenin detaylarını anlatması.

Ancak bugünkü toplantıdan iki gün önce Vatan gazetesi yazarı Ruşen Çakır’ın, KCK Yürütme Konseyi Üyesi Duran Kalkan ve PKK’nin en üst düzey kadın yöneticilerinden Delal Amed’le yaptığı röportaj aslında Karayılan’ın yapacağı açıklamayı özetledi.

Kalkan ve Amed, çekilme konusunda PKK üst yönetiminin “hiç tereddüdünün kalmadığını”, çekilmeyle ilgili olarak örgütün psikolojisinin Öcalan’ın son mektubundan sonra daha da rahatladığını Çakır’a anlattılar.

Verilen bu bilgilerden sonra Erbil’de bekleyen gazetecilerden kimisi “Söylenecekler söylenmiş” derken diğerleri “Önemli olan çekilmeden sonra ne olacağı, çekilmenin PKK’nin geleceği için ne demek olduğunu” tartışıyor.

Masalarda tahminler yürütülüyor. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin (AKPM) son raporunda PKK’den bahsederken “terör örgütü” yerine “aktivist” ifadesini kullanmasının PKK ve BDP için ne demek olduğu, çekilmenin teknik detayları, bunun sadece Türkiye değil Suriye'deki savaşı nasıl etkileyeceği, PKK'nin çekilme sonrası stratejisinin ne olacağı, çekilen PKK'lilerin tam olarak nereye çekilecekleri, kısa-orta-uzun vadede ne yapacakları hararetle konuşulan konulardan sadece birkaç tanesi.

Kilit isim Öcalan

Ancak bunlar “yüksek siyasetin” konuları. Erbil’de yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir Kürt’le konuşuyorum. “Hepsi iyi güzel de çekilme karşılığında biz ne alacağız? O kadar insan niye ölmüş dağda? On binlerce Kürt zindanda. Öcalan 1999’dan beri zindanda. Devlet onunla direkt temas kurmalı, Öcalan serbest kalmalı” diyor.

KCK davası tutuklularının, ilk aşamadaysa Cuma günü KCK Basın davasında yargılanan gazetecilerin serbest bırakılması da önde gelen beklentileri arasında.

Karayılan’a sorulacak çok soru var. Ancak toplantıyı düzenleyenler ser verip sır vermiyor. “Sadece Karayılan mı konuşacak? Basının karşısına kaç kişi çıkacaklar? Soru alacaklar mı? Özel röportaj firsatı olacak mı?” gibi teknik soruların dahi cevabı yok. Bize tek söylenen sabah erkenden yaklaşık 100 gazeteci olarak Kandil’e doğru yola çıkacağımız. Gerisi PKK’ye kalmış.

Hükümetin geçen yıl Öcalan'la başlattığı görüşmelerde gelinen noktayı siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sürece inanıyor musunuz? Kaygılarınız neler?

Görüşlerinizi paylaşmak ve diğer okur yorumlarını okumak için tıklayın

İlgili haberler