Beyaz Saray ve Suriye'de kimyasal silah iddiaları

ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel'in, Kahire'de Suriye'deki kimyasal silah kullanımıyla ilgili iddialar karşısında "Şüphe başka bir şeydir, delil ise farklı bir şeydir" demesi, Amerikan istihbarat kurumlarının elinde henüz herhangi bir inandırıcı kanıt olmadığı izlenimini verdi.

Hagel, Kahire'den bir önceki durağı olan İsrail'de görüşmelerini sürdürürken, ev sahibi ülkenin Askeri Kuvvetler İstihbaratı Araştırma bölümü başkanı General Irai Brun, çok açık bir şekilde Suriye hükümetinin isyancılara karşı birkaç kez kimyasal silah kullandığını ileri sürdü.

İsrail'in bu iddialarını Fransız ve İngiliz yetkililerle de benzer açıklamalarla bir süredir destekliyordu.

Hagel'in Kahire'deki açıklamalarından sadece 24 saat sonra, bu kez Birleşik Arap Emirlikleri ziyareti esnasında yaptığı açıklamalarda ise, ABD istihbarat servislerinin Suriye hükümetinin isyancılara karşı küçük ölçekte sinir gazı sarin kullandığı sonucuna vardıklarını söyledi.

Bakan, Amerikan istihbaratının, kimyasal silah kullanımı hakkındaki ulaşılan bilgiyi "eminlik derecesi değişmekle birlikte" doğruladığını belirtti.

Cameron: Savaş suçu

İngiltere Başbakanı David Cameron da Suriye hükümetine bağlı askeri birliklerin kimyasal silah kullandığına dair "sınırlı ama artan derecede" kanıt bulunduğunu ifade ederek bunun "savaş suçu" olduğunu vurguladı.

Washington'daki Suriye uzmanları, yeni gelişmelerin Obama yönetiminin Suriye politikasında köklü bir değişikliğe götüreceğinden emin değiller.

The Washington Institute for Near East Studies (WINEP) adlı düşünce kuruluşunda Suriye uzmanı olarak çalışan ve 2000'li yılların ilk yarısında yaşamını Şam'da sürdürürek Lion's Den (Esad'ın Yuvası) isimli bir de kitap yazan Andrew Tabler, Suriye rejiminin hem kimyasal silah kullanıldığı iddialarını, hem de BM'nin iddiaları araştırmak üzere görevlendirdiği uzmanlar grubunu reddetmeye devam etmesini beklediğini kaydetti.

Tabler, BBC Türkçe'ye verdiği özel mülakatta, kimyasal silah kullanıldığı iddia edilen yerlerdeki delillerin zamanla yok olabileceğini hatırlattı.

Tabler ayrıca Beyaz Saray'ın "kırmızı çizgi" uyarısı çiğnendiği halde bir şey yapmaması durumunda Suriye rejiminin uluslararası savaş kurallarına ve anlaşmalara aykırı hareket etmeye devam edeceğini söyledi.

Beyaz Saray, içinde Suriye'de kimyasal silah kullanımı iddialarına cevap verdiği bir mektubu Perşembe sabahı Demokrat Senatör Carl Levin ve Cumhuriyetçi Senatör McCain'e gönderdiğini açıkladı.

Kırmızı çizgi

Başkan Obama 2012 yılının Ağustos ayında ilk kez "kırmızı çizgi" tanımını getirmiş ve Suriye rejiminin kimyasal silahları "kullanma" veya "yerlerini değiştirmeleri" halinde bu kırmızı çizginin geçilmiş olacağı uyarısını yapmıştı.

Obama Mart ayındaki İsrail gezisi sırasında yeniden Suriye'de kimyasal silah kullanımı ile ilgili bir soruya muhatap olmuş, bu kez de "kimyasal silah kullanımına hoş görmeyeceğini" ve böyle bir hareketi "tüm gidişatı değiştiren bir hamle" olarak kabul edeceği uyarısını yapmıştı.

Başkan Obama, Perşembe günü Teksas'ta selefi başkan George W. Bush adına yapılan kütüphanenin açılışına önceki dört ABD başkanıyla birlikte katılırken, Beyaz Saray kıdemli yetkilileri de bir telekonferans yaparak bu son gelişmelerle ilgili muhabirlerin sorularını cevaplandırdılar.

Telekonferansta konuşan yetkili, ABD'nin farklı istihbarat değerlendirmelerini "güvenilir ve doğrulanmış olgularla" tamamlama çabasında olduklarını kaydetti.

Yetkili, Birleşmiş Milletler'in delilleri değerlendirmesi gerektiğini söyleyerek, BM platformunda yeni bir diplomatik mücadeleye girileceğinin işaretlerini verdi.

Ayrıca yetkili, yarım saate yakın süren telekonferansta, kimyasal silahların kullanıldığı kesinleşirse, sonraki adımları müttefik ülkelerle görüşerek alacaklarını ekledi.

BM'de diplomatik mücadele

Washington'daki Foundation for Defense of Democracies (Demokrasileri Koruma Vakfı) adlı düşünce kuruluşunda Libya ve Suriye merkezli çalışmalar yapan Tony Badran ise Obama yönetiminin BM'yi yeniden gündeme alarak, ciddi bir harekette bulunmayacağının sinyalini verdiği düşüncesinde.

Badran'a göre, BM'de yeni bir araştırma komisyonu girişimine Rusya ve Çin karşı çıkacak ve Obama yönetimi de harekete geçilememesinin nedeni olarak bu ülkelere suçu yükleyecek.

Badran, Esad hükümetinin kimyasal silah kullandığını düşünüyor ve Şam'ın taktiksel olarak bu silahları kullanmaya devam edeceğini, buna karşılık Beyaz Saray'ın cevap vermeyeceğini düşünüyor.

Washington'daki New America Foundation isimli düşünce kuruluşunda Ortadoğu Masası direktörü Leila Hilal'a göre ise Suriye konusunda Beyaz Saray'ın harekete geçmesi için konulan çıta sürekli yukarıya doğru çekiliyor.

Hilal, "Ortada ABD'nin Suriye politikasını değiştirmeye hazırlandığına dair hiçbir işaret yok. ABD Suriye'de rejim değişikliğine gitmemekle beraber özellikle Ürdün gibi Suriye'nin komşularını savunma amaçlı yeni desteklere gidebilir" dedi.

'Baskı artacak'

BBC Türkçe'ye konuşan üç Suriye uzmanı da, bundan sonra Kongre'nin Obama yönetimine yaptığı baskının artarak devam edeceğinde hemfikir.

Nitekim sadece Senatör McCain gibi "kırmızı çizgi"nin geçildiğini söyleyen Cumhuriyetçi Parti'nin Kongre'deki ağır topları değil, Demokrat Partili Kongre üyeleri de giderek daha da artan bir sesle Beyaz Saray'ın Suriye konusundaki politikasını aktif hale getirmesini talep ediyor.

Örneğin Demokrat senatör ve aynı zamanda Senato'nun İstihbarat Komite başkanı Dianne Feinstein, bir uluslararası aksiyon grubunun Suriye'nin kimyasal silah depolarını güvene alması için harekete geçmesi çağrısı yaptı.

Senato'nun güçlü Dış İlişkiler Komitesi başkanlığını yapan Demokrat Robert Menendez de Amerikan basınına yaptığı açıklamalarda, Suriye'de uçuşa yasak bölge kurularak bilinen Suriye muhaliflerine silah yardımı yapılması gerektiğini belirtti.

İlgili haberler