Suriye savaşında Hizbullah'ın rolü artıyor

Uzun süredir Lübnanlı Şii Hizbullah örgütünün, Esad rejimine yardım etmek için Suriye'ye savaşçı gönderdiğinden kuşkulanılıyor.

Başlangıçta bunun tek kanıtı ara sıra Suriye'de ölen Hizbullah militanlarının cenazeleriydi.

Ancak Lübnan'dan kaç kişinin Suriye'ye geçtiği ve tam olarak rolleri bilinmiyordu.

Şimdi ilk kez, BBC Hizbullah'ın bazı önemli çatışmalardaki rol oynadığına dair kanıtları doğrudan gördü.

Hizbullah'ın Suriye'deki çatışmalara katıldığının en önemli kanıtı bizzat örgütün kendisinden geldi.

Hizbullah lideri Şeyh Hasan Nasrallah, nadiren verdiği televizyon demeçlerinden birinde "Suriye'nin ABD, İsrail, ya da radikal islamcıların eline geçmesine izin vermeyecek gerçek dostları var" dedi.

Şeyh Nasrallah, isyancılar Suriye hükümetinin kontrolündeki köyleri tehdit ederken "Suriye ordusuna ellerinden gelen yardımı önermenin normal olduğunu" söyledi.

Hizbullah uzun süredir çatışmalardan kaçan Suriyeli mültecilere yardım ediyor.

Ancak geçen hafta bazı bölgelerde Hizbullah militanlarının elinikolunu sallayarak Lübnan-Suriye sınırından geçtiklerini ve Suriye yönetimine yardım için askeri eğitim ve destek verdiklerini birinci elden gördük.

Bekaa vadisinin kuzeyinde Lübnan ile Suriye arasındaki resmi 'sınırın' hiçbir anlamı kalmamış.

Sınırın hemen ötesinde, Suriye'nin Kuseyr şehrinde şiddetli çatışmalar sürüyor.

Kuseyr'den gelen haber ve görüntüler Hizbullah militanlarının hükümet yanlısı deneyimsiz askerleri örgütlemekte ve çarpışmalardaki rolünün giderek arttığına işaret ediyor.

Lübnan'ın kuzeydoğusundaki bazı bölgelerde, sınırın her iki yanı da artık Hizbullah ve Suriyeli müttefiklerinin kontrolü altında. İlerlediklerini öne sürüyorlar.

Yerel halkın gözleri önünde biz de sınırı geçip Suriye'ye girdik.

Oradaki biriyle görüşmek için iki ülkeyi resmen ayıran ufak dereyi geçerken, Suriyeli askerler bize bakıyordu.

Hükümet yanlısı bir milis grubundan Abu Muhammed, bizimle konuşmak için Suriye'de olmamızı şart koşmuştu.

Gergin, kısa bir görüşme oldu. Kuseyr'in cephe hattı sadece birkaç kilometre doğudaydı ve mülakatımız şiddetli top atışlarının sesleriyle bölünüyordu.

Küçük bir meyve bahçesinde, AK-47 tüfekleri taşıyan üniformalı adamların eşliğinde, en azından burada Hizbullah ile Suriye ordusunun beraber hareket ettikleri açıktı.

Tersine tüm kanıtlara rağmen, Abu Muhammed Hizbullah'ın çatışmalara doğrudan katılmadığını iddia etti.

Yüzünü neredeyse tamamen bir kefiyeyle örten milis lideri, "bize lojistik ve tıbbi yardım veriyorlar ama çatışmalara katılmıyorlar" dedi.

Küçük tahta köprüden geçip tekrar Lübnan'a dönerken, 50 metre ötede düzenli Suriye ordusundan küçük bir birlik yoldaki kavşakta nöbet tutuyordu.

Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, en azından bu bölgede kontrolü elinde tutuyor, hatta isyancıları çekilmeye zorluyor.

Ancak kaygı yaratan asıl konu, Hizbullah'ın ve diğer Lübnanlı grupların katılımı yüzünden çatışmaların Lübnan'a sıçraması.

Daha şimdiden bu görülüyor.

Lübnan'ın iç kesimlerindeki Şii kenti Hermel, Esad rejimini desteklediği için sık sık Suriye'deki isyancıların saldırılarına hedef oluyor.

Kent sakinleri beni birkaç gün önce büyükçe bir roket isabet eden üç katlı bir binaya götürdüler.

Neyse ki saldırıda ölen olmamış. Ancak sınırın bu tarafında da Suriye'deki savaş yüzünden ölen siviller var.

Buradaki herkes, Hizbullah'ın Suriye'de aktif rol oynamasını desteklemiyor.

Köyün yaşlılarından Abu Alawa, çatışmalar başlamadan önce sınırın iki yanındaki toplumlar arasında bulunan ilişkileri özlemle yad ediyor.

"Şii toplumunda, sorunu çözmekte rol oynayabilecek daha ılımlı unsurlar da var" diyor, ama sesi, giderek mezhep kavgasına ve gerginliğe sahne olan bölgede fazla yankı bulmuyor.

Çatışmalar sürdükçe, sadece Suriye'de değil, komşu Lübnan'da da Sünni ve Şiiler arasındaki ilişkiler tehlikeye giriyor.

Lübnan'da Sünnilerin devam ettiği camilerde radikaller gençleri etkilemeye çalışıyor. Lübnan'da Trablusşam gibi şehirlerde camilerde vaaz veren imamlar, cihad çağrısında bulunuyor, gençlerin doğuda çarpışmasını istiyor.

Bu çağrıları gösterişten ibaret bulanlar var, ancak Şeyh Salim Rafi ile görüşmek için Trablusşam'a gittiğimde, bunun meşru olduğunu söyledi.

Lübnan'ın bu kesimini Suriye'den ayıran sıradağlara bakan bahçesinde oturduğumuzda, "Suriye'de insanlar baskı altında. Kadınlar ve çocuklar tecavüze uğruyor, öldürülüyor ve sınırdışı ediliyor. Gidip bunlara yardım eden her Lübnanlı Allah tarafından ödüllendirilir" dedi.

Suriye'deki çatışmalar, Lübnan'ın geleceğini tehdit ediyor.

Çatışmalar sürdükçe sınırın Lübnan tarafındaki gruplar da geriliyor.

Coğrafi ve tarihi olarak büyük komşusunun etki alanına giren Lübnan'ın, kendi içindeki mezhep ayrılıklarıyla yanıbaşındaki olaylardan etkilenmeyeceğini düşünmek pek gerçekçi görünmüyor.

İlgili haberler