Brezilyalılar neden ayaklandı?

Protestolar çeşitli Brezilya kentlerinde kamu ulaşımı ücretlerine zam yapılması ardından başlayan ufak çaplı gösterilerle patlak verdi.

Ama birkaç hafta içinde, gençlerin çoğunluğu oluşturduğu on binlerce genç öfkesini sokaklara dökmeye başladı.

Brezilyalıların hoşnutsuzluğu geniş bir yelpazeye yayılan sorunlarda odaklanıyor: Dünya Kupası'na ve Olimpiyatlara ev sahipliği yapılacak olmasına itirazlar, eğitim ve sağlık alanlarında daha fazla yatırımda bulunulması taleplerinin yanı sıra işitiliyor.

Her zaman olduğu gibi siyasi yolsuzluklar tepki uyandıran nedenler arasında öne çıkıyor. Başkent Brasilia'daki politikacılar kendilerine yüksek maaşlar ödenmesini sağlayıp, yakınlarını da düzmece işlerin başına getirmekle suçlanıyor.

Kimileri açısından büyük spor organizasyonları için insanların evlerinden tahliye edilmesi, aslında daha geniş bir adaletsizliğin parçası.

Başkentteki göstericilerin "Dünya Kupası'ndan vazgeçtim. Eğitim ve sağlık için daha fazla para!" şeklinde sloganlar attığı duyuluyor.

Protestocular ülke liderlerini daha da küçük düşürürcesine, gösterişli Ulusal Kongre binası çevresindeki güvenlik barikatlarını aşarak çatıya tırmandı.

Yer yer şiddete dönüşen ama çoğunlukla barışçı geçen gösterilerin egemen olduğu gece boyunca ortaya çıkan görüntü, birçok Brezilyalı ile aşağıladıkları siyasetçiler arasında gözlenen derin görüş ayrılığıydı.

Brezilya'nın en büyük kenti olan Sao Paulo'da protestoları kızıştıran bir diğer unsur da, polisin daha önceki, özellikle de geçem Perşembe günkü protesto eylemleri sırasında uyguladığı taktiğe duyulan tepki oldu.

Geçen haftaki olaylar sırasında barışçı gösterilere kauçuk mermi kullanmakla suçlanmış, birçok polis memurunun da kimliklerini gizlemek için yaka kartlarını sakladıkları belirtilmişti.

Olaylarda yaralanan 100'ü aşkın kişi arasında, özellikle hedef alındıklarını söyleyen ulusal ajanslardan muhabirler de bulunuyordu.

Yetkililer olayların bastırılması sırasında hatalı davranmadıklarını ve suçlamaların soruşturulacağını belirttiler; son olaylarda kauçuk mermi kullanılmadığını vurguladılar.

Ancak birçok gazetenin ön sayfasında ve dergilerin kapağında yer alan, genç bir çiftin öfkeli bir polis tarafından coplanması fotoğrafı birçoklarında büyük tapki uyandırdı.

Yanıtsız kalan beklentiler...

Brezilya 21 yıl diktatörlük altında yönetildikten sonra 1985 yılında demokrasiye dönerken bunları yaşamak istemiyordu.

Sosyal medyanın da katkısıyla tepki dalgaları yükseldi.

Ve bütün bunlar Brezilya'nın, Dünya Kupası'na hazırlık turnuvası niteliğindeki Konfederasyon Kupası'na ev sahipliği yaptığı bir sırada meydana geldi.

Hafta sonunda Brasilia'da düzenlenen açılış töreninde Cumhurbaşkanı Dilma Rousseff yuhalandı. Stadyumların dışında ve Rio de Janeiro ile Belo Horizonte'de çatışmalar yaşandı.

Son yıllarda Brezilyalılar hakkında çıkan haberlerde milyonlarca kişinin yoksulluktan sıyrıldığı, ülkenin dünya sahnesindeki portresini düzeltme fırsatı yakaladığı ve tarım alanında bir sğper güç haline geldiği yazılıyordu.

2014 Dünya Kupası ve 2016 Rio de Janeiro Olimpiyatları da, bu gelişmeleri taçlandıracaktı.

Ancak şimdiye kadarki sonuçlar, pekçok Brezilyalının beklentilerine yanıt vermedi.

Yolsuzluk yapmakla suçlanan siyasetçiler olgusu, zaman zaman mahkemeler müdahale etse de, devam etti.

Bazı kentlerde daha uzun erimli düzelmeler olduysa da, işlenen suçlar korkunç manşetler yaratmaya devam ediyor. Rio de Janeiro'da bir yabancı turistin toplu tecavüze uğraması, Sao Paulo'da iki diş hekiminin soyguncularca yakılarak öldürülmesi gibi...

Bir ara Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'le birlikte bir BRIC ülkesi olarak ekonomi alanında taahhütlerini yerine getirerek büyük atılımlar yapıyor gibiydi. Ancak şimdi ekonomik büyüme ağırlaştı, kaygılar tırmandı.

Brezilyalılar aslında hemen sokaklara çıkmayan bir halk. Bu çapta gösteriler eski cumhurbaşkanı Fernando Collor de Mello'nun 1992 yılında görevden uzaklaştırılması sırasında tanık olunanlardan bu yana yaşanmamıştı.

Şimdiki Cumhurbaşkanı Rousseff, günümüzdeki protesto eylemlerini demokrasinin doğası gereği, meşru tepkiler olarak görüyor.

Ancak Brezilya'daki siyasi düzen, her geçen hafta daha da büyüyen bir hareketin içinde sıkışmış görünüyor.

Protestolar karşısında büyük şaşkınlık yaşayan Brezilya siyasetçileri, şimdi olaylara nasıl tepki göstereceklerine karar vermek zorundalar.

Ve tabii bunu uluslararası düzeyde dikkatlerin odağında oldukları bir dönemde yapmak zorundalar...

İlgili haberler