Portre: Mısır Genelkurmay Başkanı Abdülfettah el Sisi

General Abdülfettah el Sisi, bir yıldan kısa süre önce genelkurmay başkanlığına getirildi ve kendisini bu göreve atayan Muhammed Mursi’nin devrilmesinde büyük rol oynadı.

Muhammed Mursi, 12 Ağustos 2012'de genelkurmay başkanlığına atandığında, bu tercih eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in devrilmesinden sonra yönetimi ele alan ordunun elinden siyasi gücü alma hamlesi olarak görülmüştü.

Ama ülke çapındaki gösterilerin ardından 'halkın iradesine yanıt verilmemesi' durumunda, ordunun müdahale edeceği uyarasını yapan da General Sisi idi.

Sisi, uyarısından iki gün sonra da, 3 Temmuz'da televizyonda Mursi'nin 'halkın taleplerini karşılayamadığını' söyledi.

General Sisi, göreve atanmasından sonraki aylarda kamuoyu önünde ağırbaşlı bir portre çizdi.

Sert bir subaydan öte, karizmatik, sık sık gülümserken görülen ve duygusal konularda konuşmalar yapan biriydi.

Hatta Nisan ayındaki bir konserde yaptığı konuşma sırasında, sahnedeki sanatçılar gözyaşlarını tutamamıştı.

Hükümete ve muhalefete krizin çözülmesi için 48 saat süreli bir ültimatom verdikten sonra, askeri helikopterler Kahire'deki Tahrir Meydanı'nda toplanan kalabalığa havadan binlerce Mısır bayrağı dağıttı.

Meydandaki kalabalık bu jeste, 'Ordu-millet el ele' sloganlarıyla yanıt verdi.

Mursi karşıtları nezdinde artan popülerliği, General Sisi'nin kamuoyu önündeki imajı açısından büyük bir değişiklik.

Nisan 2012'de, ordunun bir önceki yıl Tahrir Meydanı'nda yaptığı bekâret testi uygulamasını savununca manşetlere çıkmıştı.

Askerler 9 Mart 2011'de güç kullanarak meydanı boşalttığında, 17 kadın gözaltına alınmış, dövülmüş, soyularak aranmış, 'bekâret testi' yaptırmaya zorlanmış ve fahişelik yaptıkları suçlamalarıyla tehdit edilmişlerdi.

Resmi El Ahram gazetesine göre, General Sisi, 'bekâret testleri kadınları tecavüzden, askerleri ve subayları da tecavüz suçlamalarından korumak içindi' demişti.

O dönem ülkeyi yöneten Silahlı Kuvvetler Yüksek Konseyi, derhal bu açıklamalarla arasına mesafe koymuş ama bu olay ordunun üzedinde bir leke olarak kalmıştı.

General Sisi daha sonra, Haziran 2012'de insan hakları kuruluşu Uluslararası Af Örgütü, temsilcilerine ordunun artık bu bekâret testlerini yapmayacağına söz vermişti.

Askeri kariyeri

19 Kasım 1954'te Kahire'de doğan Sisi, Mısır Harp Akademisini 1977 bitirdi ve piyade subayı oldu.

Mareşal Tantavi ve diğer Silahlı Kuvvetler Yüksek Konseyi üyelerinin tersine, hiç savaş deneyimi yaşamadı. Buna karşın orduda yükseldi ve çeşitli üst düzey komuta kademelerinde görev yaptı.

İskenderiye merkezli, Kuzey Askeri Bölgesi'nin önce kurmay başkanı, sonra da komutanı oldu. Sonra da Askeri İstihbarat'ın başına getirildi.

Genelkurmay Başkaı olmadan önce, Askeri İstihbarat'ın eski başkanı olarak Yüksek Askeri Konsey üyeliğ yaptı. Konseyin en genç üyelerinden biriydi.

Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı olduktan sonra, Mısır'daki pekçok yorumcu Sisi'nin Müslüman Kardeşlerle ilişkilerini sorguluyor.

Ordu yanlısı el Ferayin televizyonunun sahibi ve sunucusu Tevfik Ukaşa, Sisi'yi 'Müslüman Kardeşler'in Konseydeki adamı' olmakla suçladı.

Eşinin de, yüzü tamamen örten nikap giydiği söyleniyordu.

ABD ile yakın ilişkiler

Ancak Yüksek Askeri Konsey, üyelerinin herhangi bir siyasi güçle bağlantısı olmadığında ısrarlıydı.

Kahire Üniversitesi'nden Profesör Mutas Abdülfettah da, General Sisi'nin Müslüman Kardeşler üyesi olmadığını söylemiş, Twitter hesabında 'Müslüman Kardeşler üyesi değil, sadece dindar bir adam' diye yazmıştı.

Ağustos 2012'de de El Tahrir gazetesi, General Sisi'nin 'ABD'li yetkililerle askeri ve diplomatik düzeyde güçlü ilişkileri olduğunu' belirtmişti.

Gazete, General Sisi'nin ABD'de eğitim gördüğünü, oradaki bazı askeri konferanslara katıldığını ve son yıllarda savaş oyunları ve istihbarat operasyonları konusunda işbirliği yaptığını' yazmıştı.