Mısır’da protesto kamplarını dağıtma planı ertelendi

Mısır’da Muhammed Mursi'nin gözaltı süresi 15 gün daha uzatılırken yetkililer, devrik Cumhurbaşkanı Mursi'nin göreve iadesi talebiyle iki meydanda kurulan protesto kamplarını kuşatmayla sonlandırma planının ertelendiğini belirtiyor.

Başkentteki bir güvenlik yetkilisi BBC Arapça’ya yaptığı açıklamada yetkililerin kampları boşaltma çağrısının göstericileri eylemlerini sonlandırma konusunda cesaretlendireceğini umduğunu söyledi.

Ancak yetkililerin umduğu gerçekleşmedi ve bu alanlardaki göstericilerin sayısı daha da arttı.

İçişleri Bakanlığı'dan bir yetkili Pazar akşamı BBC'ye, protesto kamplarını dağıtmak için Pazartesi şafakla birlikte operasyona başlanacağını söylemişti.

Ancak gün doğumuyla birlikte kentte güvenlik güçlerinin herhangi bir hareketi görülmedi.

Adevviye Camisi’nin yakınlarında bulunan BBC Muhabiri James Reynolds güvenlik güçlerinin hareketliliğine rastlamadığını belirtti.

Gün içinde geçici yönetimin dışişleri bakanı, oturma eylemlerinin "sonsuza kadar" devam edemeyeceğini belirterek, müdahale hazırlıklarını doğrulamıştı.

Mursi'nin üyesi olduğu Müslüman Kardeşler hareketinin üyeleri ise bir yandan kamp alanlarında savunma önlemleri alırken, bir yandan da halka meydanlara çıkma çağrısı yaptı.

Mursi yandaşları dağılmaları için verilen sürenin dolmasına rağmen dün yürüyüşler de yaptılar.

Kahire'nin merkezi mahallelerinden Ramses'de yüzlerce gösterici bayraklar ve Mursi'nin resimleriyle yürüdü.

Protesto kamplarının bulunduğu Nahda ve Adeviyye meydanlarındaki kamplar da protestocular tarafından müdahale ihtimaline karşı tahkim edildi.

'İki üç gün sürer'

İçişleri Bakanlığı yetkilisinin verdiği bilgiye göre, Mursi'nin göreve iadesini talep eden göstericilerin dağıtılması için müdahalelerin "aşamalı" olması bekleniyor.

Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan İçişleri Bakanlığı'nda görevli bir general, "Bir dizi aşamalı adım atılacak. Her bir adımı atarken açıklama yapacağız" dedi.

Yine AFP'nin konuştuğu bir başka güvenlik yetkilisi, kuşatma başladıktan sonra alanlara artık kimsenin girişine izin verilmeyeceğini ve göstericilere alanı terk etmeleri için uyarılar yapılacağını söyledi.

Yetkili meydanların dağıtılması konusundaki plan için "İki ila üç gün sürer" diye konuştu.

İlk aşamada, güvenlik güçlerinin Adeviyye ve Nahda meydanlarının etrafını kuşatarak, burada kalanlara yiyecek-içecek ulaştırılmasını engelleyebileceği belirtiliyor.

New York Times gazetesinin görüştüğü bazı yetkililere göre, sonraki aşamalarda kalabalığın göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su ile dağıtılması planlanıyor.

Mısır Dışişleri Bakanı Nebil Fehmi, bugün BBC'ye yaptığı açıklamada sorunun "diyalog veya kanun üstünlüğü ile" çözülmesi gerektiğini söyledi.

Yetkililerin üç haftadır diyalog sağlamaya çalıştığını söyleyen Fehmi, "Polis harekete geçtiğinde, kanunlara ve bu tür bir işin nasıl yapılacağına ilişkin temel kurallara uygun davranacaktır" dedi.

'Şehit olacağız'

Çoğunluğunu Müslüman Kardeşler üyelerinin oluşturduğu göstericiler ise, kamp alanlarının etrafını kum torbaları ve taşlarla korumaya aldı.

Ayrıca, kask takan ve sopalar taşıyan göstericiler, olası müdahaleye karşı nöbet tutmaya başladı. Bölgede çok sayıda gaz maskesi satılıyor.

Kamptakilerden bazıları polisin, isterse kampı eninde sonunda dağıtabileceğini kabul ediyor.

Bir protestocu "Şehit olacağız," diyor.

"Yüksek bir bedel ama uzun vadede zafer bizim olacak" diyor bir diğeri.

Göstericilerden Mustafa el Kâtib, Reuters ajansına yaptığı açıklamada, "Psikolojik olarak her şeye hazırlıklıyız; protesto alanlarının tüm giriş çıkışlarını koruma altına aldık" dedi.

AFP ajansının konuştuğu bir başka gösterici ise "Oylarımız çöpe atıldığı için burdayız. Mursi demokratik olarak seçilmişti ve demokrasinin yerini başka hiç bir şey alamaz" dedi.

Müslüman Kardeşler'den çağrı

Yarın için yeni bir gösteri çağrısı yapan Müslüman Kardeşler hareketinin liderlerinden Ferid İsmail ise şu çağrıda bulundu:

"Darbe liderlerine bir mesaj göndermek istiyoruz. Mısır halkı devrimi sürdürmekte ısrarlı. Halk, tüm meydanlara çıkmakta ısrarlı."

Kitlesel protestoların ardından Mursi'nin 3 Haziran'da görevden alınmasından bu yana, en az 250 kişinin ölümüne sebep olan krizde, daha fazla kan dökülmesinden endişe ediliyor.

Kahire'deki BBC muhabiri Caroline Wyatt, 2011'de Hüsnü Mübarek'in devrilmesine yol açan halk hareketinde Müslümanlarla Hristiyanların birlik olmasına karşın, şimdi radikal İslamcıların, Mısır Kıpti Kilisesi cemaatini, Mursi'nin devrilmesine destek olmakla suçladığına dikkat çekiyor.

Sünni İslam'ın en itibarlı dini öğretim kurumu sayılan El Ezher Üniversitesi'nin Şeyhi Ahmed el Tayyip, ulusal uzlaşma için taraflarıtıklayın toplantıya çağırmıştı.

Müslüman Kardeşler ise "arabuluculuk ile her çeşit diyaloğa açık" olduklarını belirtmekle birlikte, El Tayyip'in tarafsız olmadığını da kaydetmişti.

Zira El Tayyip, Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı General Abdülfettah Sisi'nin Mursi'ye yönelik darbesini desteklemişti.

Sisi, Anayasa Mahkemesi Başkanı Adli Mansur liderliğindeki geçici yönetimde başbakan yardımcısı olarak da görev alıyor.

'İç değil dış baskılar'dan korkuyorlar'

Bu arada Mısır'ın geçici yönetiminin Mursi yanlısı gösterileri bastırmakta şiddet kullanması nedeniyle ağır dış baskılarla karşı karşıya olduğu tahmin ediliyor.

AFP'ye konuşan ABD'nin önde gelen düşünce kuruluşlarından Brookings Enstitüsü uzmanı H.A. Hellyer "İktidar iç tepkilerden korkmuyor, çünkü Mısır kamuoyu ağırlıkla gösterilerin bastırılmasını destekliyor. Ama uluslararası baskılardan çekiniyorlar" dedi.

Üst düzey ABD, AB ve Arap ülkeleri elçileri krizin barışçı bir şekilde çözümü konusunda hem hükümet hem Müslüman Kardeşler ile görüşmeler yapmak üzere ardarda Kahire'ye gidiyorlar.

Fakat şu ana kadar bu görüşmelerde bir ilerleme sağlandığına ilişkin somut bir açıklama yapılmadı.

İlgili haberler