Ankara müdahale yapılacağından emin

Telif hakkı AFP

Başta İngiltere olmak üzere önde gelen Batılı müttefiklerin Suriye rejiminin kimyasal silah kullanmasına verilecek askeri yanıt konusunda geri adım atmasına karşın Türkiye, yakın tarihin en nadir katliamlarından biri olarak gördüğü bu saldırının 'cezasız kalmayacağından' emin.

Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan değerlendirmelerde, İngiltere ve Almanya gibi önemli müttefiklerin askeri bir adıma yanaşmamasına karşın, ABD’nin Beşar Esad yönetimini cezalandırıcı sınırlı bir askeri operasyon gerçekleştireceği öngörülüyor.

Ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’ye karşı “sınırlı” bir operasyonun yeterli olmayacağını belirterek, Ankara’nın tercihinin Beşar Esad yönetiminin devrilmesi sonucunu getirebilecek bir müdahale olduğunu gösterdi.

Dışişleri’ndeki değerlendirmelerde, ABD’nin sınırlı da olsa atacağı bu adımın, kitle imha silahlarının kullanılmasına sessiz kalarak bu tür silahları elinde bulunduran diğer otokratik rejimleri cesaretlendirmemek ve aynı zamanda son dönemde zayıflayan küresel lider imajını güçlendirme amacı güdeceği düşüncesi öne çıkıyor.

Seçenekler

Beyaz Saray’ın, olası operasyonun amacının rejim değişikliği olmadığını ifade etmesi de Ankara’nın bu değerlendirmesini olumluyor.

Bu değerlendirmeler, Ankara’nın kurulmasını beklediği gönüllüler koalisyonun oluşumunu ve doğal olarak Türkiye’nin oynayabileceği rolü de etkileyecek gibi görünüyor.

ABD’nin sadece cezalandırıcı türden bir operasyonu Türkiye’ye bir rol getirmeyecek gibi görülüyor.

Ancak Kosova’da olduğu gibi uzun sürecek kapsamlı bir hava operasyonu Türkiye’nin lojistik destek vermesini sağlayacak bir ortam yaratabilir.

Fakat hükümet yetkilileri bu tür olasılıkları şu aşamada gündeme getirmeyi tercih etmiyor.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile neredeyse her gün telefonda konuşarak gelişmeleri ABD ile koordine etmeye çalışan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da kimyasal silah kullanımının yaptırımsız bırakılmasının yaratabileceği tehlikelere dikkat çekti.

Ankara’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Davutoğlu, İngiltere ve diğer Batılı ülkelerde olası bir operasyon konusunda yaşanan tartışmaların anımsatılması üzerine, demokrasilerde farklı seslerin çıkmasının çok doğal bir şey olduğunu kaydetti ama şu uyarıyı da yaptı:

“Kamuoylarında bu tür tartışmaların olmasına karşın, bu tepkinin bir şekilde güçlü bir şekilde verilmesi gerekir. Şimdi bir tepkinin verilmemesi bundan sonra bu tür silahlara sahip olan ülkelerin bunları daha serbest kullanmasına da yol açabilecektir.”

Kitle imha silahların serbestçe kullanılması ve bunun müeyyidesiz bırakılması gibi bir algının yaratılmaması gerektiğinin altını çizen Davutoğlu, kamuoyu tepkisine karşın “en doğru tepkinin verilmesi” çağrısını yineledi.

Türk bakan, bu tepkinin verileceği yönünde sinyallerin alındığını da söyledi ancak ayrıntıya girmedi.

‘Savaş çağrısı yapmıyoruz’

Davutoğlu, kimyasal saldırıya yanıt verilmesi için Türkiye’nin yaptığı girişimlerin “savaş çağrısı” olarak tanıtılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirirken, tüm ülkeler gibi Türkiye’nin de önceliğinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden bir karar çıkartılması olduğunu ancak olayın üzerinden 10 gün geçmesine karşın böyle bir adımın atılamadığını kaydetti.

Türk Dışişleri Bakanı’na göre Suriye rejiminin gerçekleştirdiği bu saldırı son dönemde görülen en nadir katliamlardan biri ve Türk ulusal istihbaratı bunu kanıtlamış durumda.

“Bizim açımızdan, milli istihbaratımız ve uzmanlarımız açısından, şüphe götürmeyecek şekilde bu saldırıdan rejim sorumludur,” ifadesini kullanan Davutoğlu, Suriye muhalefetinin elinde bu silahları fırlatacak sofistike askeri ekipmanın bulunmadığını da kaydetti.