NATO'dan 'Suriye'de bize ihtiyaç yok' mesajı

Suriye’de kimyasal silah kullanılmasının ardından olası bir müdahalede ya geniş katılımlı bir gönüllüler koalisyonu ya da NATO bayrağı altında bir operasyon öne çıkan iki yöntem olarak değerlendiriliyordu. Gelinen aşamada her iki opsiyon için de hesaplar tutmamış gözüküyor.

İngiliz parlamentosundan yeşil ışık alamayan Londra, bu gelişme üzerine Kongre’ye başvurma zorunluluğu hisseden Washington ve ortada kalan Paris’in oluşturduğu tablo zaten gönülsüz olan NATO’yu da net açıklama yapmak zorunda bıraktı.

Genelde köşeli söylemlerden kaçınan ve söylediklerini defalarca tekrar etmekte sakınca görmeyen NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen’in bile, “Birileri Suriye’ye müdahale etmeli ama bu biz olmamalıyız” mesajını vermesi, İttifak açısından olası bir operasyona katılma ihtimalinin sıfıra yakın bir düzeye düştüğünün göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Suriye’ye yönelik olası bir askeri operasyon konusunda daha başından bu yana NATO üyeleri arasında genel bir isteksizlik yaşanıyordu. Bununla birlikte “NATO bir şekilde müdahil olacak mı?” sorusu gündemden tam olarak düşmemişti. Rasmussen’in son açıklamaları ise bu konudaki soru işaretlerini ortadan kaldırdı.

Rasmussen bir yandan kimyasal saldırı karşısında uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini vurgularken diğer yandan NATO’nun üzerine düşen rolü danışma mekanizmasını işleterek ve müttefiki Türkiye’yi korumak için Patriot füze savunma sistemlerini göndererek oynadığını söyledi. Bu sözler, Suriye’ye olası bir müdahalede NATO için daha fazla rol öngörülmediği anlamına geliyor.

'Askeri çözüm mümkün değil'

Rasmussen’in, “Bize ihtiyaç yok” mesajı vermesi de olası operasyonun katılımcıları ve tarzı açısından ipucu içeren bir niteliğe sahip. Olması halinde operasyon belli hedeflere yönelik olarak, kısa sürede tamamlanacak şekilde, yakın ve sıcak temas gerektirmeyen yöntemlerle tamamlanacak.

Rasmussen’e göre bu tür bir operasyon için NATO komuta-kontrol sisteminin devreye sokulmasına ihtiyaç yok. Bu vurgu da NATO’nun devreye girmeyeceğini net şekilde ortaya koyuyor.

NATO Genel Sekreteri, Suriye’de uzun süreli ve sürdürülebilir bir askeri çözümü mümkün görmediğini ve siyasi sürece ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.

NATO’yu Suriye konusuna müdahil edebilecek tek unsuru, İttifak’ın “hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için” mantığına dayanan 5. maddesinin aktive edilmesine neden olacak bir gelişme yaşanması oluşturuyor. Başka bir deyişle mevcut parametreler, NATO’nun Suriye konusunda ancak müttefiki Türkiye’yi korumak ve savunmak için harekete geçeceğine işaret ediyor.

Türkiye’ye yönelik Suriye kaynaklı olası bir saldırı durumunda saldırının NATO’ya yapılmış sayılacağının altını net şekilde çizen Rasmussen, Türkiye’nin etkin şekilde savunulması ve korunması için yeterli plan ve hazırlığın bulunduğunu ifade etti. Yeni ihtiyat planlamalarına ihtiyaç duyulmadığı da Rasmussen’in vurguları arasında yer aldı.

İlgili haberler