Suriye: Fransa ve Rusya görüşmesinden uzlaşı çıkmadı

Moskova’da bir araya gelen Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius ve Rus mevkidaşı Sergey Lavrov, Suriye’deki kimyasal silah saldırısının arkasında 'kimin olduğu konusunda' fikir birliğine varamadı.

Fransız bakan Fabius BM’nin Ağustos ayındaki saldırıya ilişkin raporunu öne sürerek, bulguların sorumlunun Suriye hükümeti olduğuna dair 'en ufak bir şüpheye yer vermediğini' söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise saldırının muhalif güçlerin provokasyonu olduğuna dair ‘ciddi dayanakları’ olduğunu belirtti.

Fabius, Suriye’nin kimyasal silahları teslim ve imha etmesine yönelik plana uymaması durumunda BM Güvenlik Konseyi’nin Şam yönetimine yönelik tehdidin artırılmasını ön gören karara Rusya’nın destek vermesi için baskı yapıyor.

Birleşmiş Milletler silah denetçileri Pazartesi günü yaptıkları açıklamada, geçen ay Şam yakınlarında düzenlenen kimyasal saldırıda sivillere karşı büyük ölçekte sarin gazı kullanıldığını söyledi.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ise bu saldırıyı bir savaş suçu olarak niteledi.

Fransa da şimdi böylesi bir saldırının tekrarlanması halinde bunun ağır bedelleri olacağı yönünde sert ifadeler taşıyan bir BM önergesi için destek arayışında.

Ama Suriye'nin en kuvvetli müttefiki Rusya, Beşar Esad hükümetine kimyasal silahlarını teslim etmesi için vakit tanınması gerektiğini söylüyor.

Günvenlik Konseyi için destek arayışı

Fabius, Rus meslektaşı Lavrov'la Suriye'nin kimyasal silahlarını uluslararası kontrole devretmesini öngören bir BM Güvenlik Konseyi önergesini ele aldı.

Kimyasal silahların teslimi anlaşması konusunda Rusya ve ABD hafta sonunda görüş birliğine varmışlardı.

Buna göre, Suriye'nin bir hafta içinde kimyasal silahları hakkındaki tüm ayrıntıları açıklaması ve 2014 yılının ortasına kadar da bunları imha etmesi gerekiyor.

ABD, İngiltere ve Fransa, Suriye'de düzenlenen kimyasal saldırıyla ilgili BM raporunun, saldırıdan hükümet güçlerinin sorumlu olduğu iddiasını güçlendirdiğini açıklamıştı.

ABD ve İngiltere'nin BM Büyükelçileri, rapordaki teknik detayların, 21 Ağustos'taki saldırıyı sadece hükümet güçlerinin düzenleyebileceğini gösterdiğini savunmuştu.

Suriye Dışişleri Bakanlığı da BM önergesi yönünde baskı yapacaklarını açıklayan İngiltere, Amerika ve Fransa'yı "düşüncelerini Suriye halkına dayatmakla" suçlamıştı.

Esad, 21 Ağustos'ta düzenlenen saldırıdan kendisinin sorumlu olduğu iddialarını reddediyor ve saldırının ardında muhaliflerin olduğunu ileri sürüyor.

Rusya da saldırıdan muhaliflerin sorumlu olduğu iddialarının yabana atılamayacağını söylüyor ve "saldırı hükümet güçleri tarafından gerçekleştirildiyse neden ölenlerin arasında muhalif askerler yok" diye soruyor.

ABD'nin saldırıdan Şam hükümetini sorumlu tutmasının ardından Suriye'ye yönelik askeri müdahale tehditleri yapılmaya başlanmış; Rusya ve ABD arasında Suriye'nin kimyasal silahlarının devredilmesini öngören anlaşmaya varılmasıyla bu tehdit masadan kalkmıştı.

Sarin bulundu

Görevi dahilinde olmadığından dolayı BM silah denetçilerinin yazdığı rapor saldırıdan belli bir tarafı sorumlu tutmuyor.

BM denetçileri bölgede kan, saç, idrar ve roket parçaları üzerinde tahliller yaptı. Ban, kan örneklerinin %85'inde sarin bulunduğunu söyledi.

Saldırıdan kimin sorumlu olduğunu bilip bilmediği konusunda Ban herkesin "kendi düşünceleri olabileceğini" ama sorumluların yakalanması için atılacak adımlara "başkalarının karar vermesi" gerektiğini söyledi.

Ban, BM denetçilerinin ölü sayısını doğrulayamadığını açıklarken "21 Ağustos'ta büyük can kaybı" olduğunu söylemekle yetindi.

Ban ayrıca bunun, Saddam Hüseyin'in Halepçe'de 1988 yılında sivillere karşı kimyasal silah kullanmasından bu yana doğrulanan ilk büyük kimyasal silah saldırısı olduğunu açıkladı.

İlgili haberler