Iraklı liderler bombaların baskısı altında

Bağdat sokakları çok yanıltıcı bir izlenim bırakabilir. İlk bakışta canlı, yoğun, hatta misafirperver görünebilir. Fakat hiç farkına varmadan yoğun bir şiddet sahnesine de dönüşebilir.

Bu kentte otobüs duraklarının, kafelerin, restoranların, hatta camilerin bombalanması günlük yaşamın bir parçası haline geldi.

Sadece bu ay, çoğu başkentte olmak üzere, Irak'taki saldırılarda 400'den fazla kişi öldü. Bu rakamlar, yaralanıp da sonradan ölenleri kapsamıyor bile.

Pazar günü Bağdat'ın Meştal semtinde gerçekleşen patlamanın yıkıcı etkisiyle kan gölleri oluştu, araçlar yandı, kurbanların eşyaları dağıldı.

Mezhep çatışması korkusu

26 yaşındaki Ömer, "Artık kendimizi güvende hissetmiyoruz." diyor. "Bu yıl başından beri şiddet olayları hızla tırmandı. İlk birkaç ayda saldırılar güvenlik güçlerini ve orduyu hedef alırken bugün rastgele siviller hedef alınıyor.

Her zamanki gibi, Sünni ve Şii sivillerin hayatına mal olan bu tür saldırıların sorumluluğunu kimse üstlenmiyor, ama Iraklılar geçmiş tecrübelerinden dolayı kimi suçlayacaklarını bildiklerini söylüyor.

Soyadını vermeye çekinen Ömer, "Biz Iraklılar, kullanılan yönteme göre saldırının ardında kimin olduğunu tahmin edebiliyoruz." diyor.

"Eğer intihar saldırısı olmuşsa, bu kesin El Kaide'nin işidir, çünkü yalnızca El Kaide militanları bu intihar mentalitesine sahip. Onlar ayrıca ağır hasar vermek için bombalı araçları da tercih ediyor."

"Saldırı susturuculu silahlarla ya da yola yerleştirilen bombayla yapılmışsa, bu Şii radikallerin işidir."

Sürekli patlayan bombalar Irak halkında, onbinlerce kişinin öldüğü 2006 ve 2007'nin mezhep çatışmalarının yeniden gündeme gelmesi korkusu yaratıyor.

Aşiretleri yeniden işe katmak

Artan şiddet olayları, Şii önderliğindeki hükümeti, mezhebe dayalı gerginlikleri kontrol altında tutabildiğini ispatlaması için baskı altında bırakıyor.

Bağdat'ın en yetkili ordu görevlisi, kentin kuzeyindeki Taci bölgesinde bulunan aşiretlerle görüşmeye giderken ona eşlik ettik.

General Abdül Emir el-Şimarri aşiret liderlerinden, El Kaide'ye karşı mücadelede destek istedi.

Daha önce El Kaide'nin etkili olduğu bölgede, Sünni aşiret reisleri, oluşturdukları milis gruplarla El Kaide militanlarını dağıtmayı başarmıştı. General aynı uygulamanın yine işe yarayacağını düşünüyor.

General, "Gerekli silahları tedarik edeceğiz. Terörü alt etme çabasında bu gruplar önemli bir yer tutuyor." diyor.

'Sonu gelmeyen saldırılar'

Hükümet, ülke çapında korku salan koordineli patlamaların ve intihar saldırılarına son vermek istiyor.

Bağdat artık sayısız kontrol noktası ile bölünmüş durumda.

Bazı ana yollarda her 100 metrede bir kontrol noktasına rastlamak mümkün.

Yetkililer artık işe yaramaz el dedektörleri yerine eğitilmiş köpeklerle bombalı araçları tespit etmeye çalışıyor.

İşe yaramadığı kanıtlanmış olmakla birlikte kontrol noktalarında hala bu el dedektörlerini görmek mümkün.

Bir İngiliz işadamı Irak'a va başka ülkelere bu sahte bomba dedektörlerini sattığı için Nisan ayında mahkum oldu.

Güvenlik sorununu ne kadar ciddiye aldıklarını göstermek ve halka güven vermek için yetkililer son zamanlarda, güvenlik kameraları yerleştirilmiş bir balonu Bağdat semalarında uçuruyor.

Araç hareketlerini takip etmek amacıyla bu balonlardan beş tanesinin daha faaliyete geçirilmesi planlanıyor.

Kent halkı bu önlemlerin işe yarayacağına pek inanmıyor. Her 10 Iraklı'dan 8'i bu çabaların boşuna olduğunu düşünüyor.

42 yaşındaki ev kadını Kitam, "Ne yaparlarsa yapsınlar bombalamalar devam ediyor. Tek tesellimiz mezhep çatışmasına halkın destek destek vermemesi; ama bu sonu gelmeyen saldırılar yeniden bu çatışmaları körükleyebilir." diyor.

İlgili haberler