Çin: Yatılı okuyan üç yaşında çocuklar

Çin'de aile bağları çok önemli, ama binlerce Çinli anne ve baba daha üç yaşındaki çocuklarını bile yatılı okullara gönderiyor.

Peki bunu neden yapıyorlar?

Kelly Jiang anaokulundaki sınıfına geri dönüyor, anne ve babası hemen birkaç adım ardında.

Dört yaşındaki çocuk, 'Güle güle Anne ve Baba' derken ardına bakmıyor bile.

Anne ve babasıyla vedalaşırken, gayet mutlu bir şekilde öğretmenleri ve sınıf arkadaşlarıyla konuşmaya başlıyor.

Gözyaşı, sarılma, uzun vedalar yok. Bu önemli çünkü Kelly annesi ve babasını dört gün daha görmeyecek.

Kelly, Şangay'da anaokuluna giden on kadar üç ya da dört yaşındaki çocuktan biri.

Pazartesi sabahından Cuma öğleden sonraya dek, Kelly ve sınıf arkadaşları, oyun oynuyor, eğitim alıyor ve renkli sınıflarının hemen yanındaki yatakhanede uyuyorlar.

Evlerine sadece haftasonları gidiyorlar.

Yatılı anaokulları

Bu çocuklar yalnız da değil. Şangay, Pekin ve diğer büyük Çin kentlerinde başka yatılı anaokulları da var.

Resmi bir istatistik yok ama yatılı anaokullarında okuyan çocukların sayısının ülke çalında binlerce olduğu tahmin ediliyor.

Geleneksel Çin kültüründe aile her şeyin ötesindedir. Peki böyle bir kültürde yatılı anakollarının bu kadar popüler olması nasıl açıklanabilir?

Çin Refah Entitüsü'ne bağlı Kangqiao Anaokulu'nun Müdieresi Xu Pig bunun birkaç nedeni olduğunu söylüyor;

'Bazıları bağımsızlık kazandırdığı için bunun çocuklar için iyi olduğunu düşünüyor. Diğerlerinin se çocuklarına bakacak zamanı ya da enerjisi yok. Ayrıca geleneksel Çin kültüründe büyük anne ve babalar aileyle yaşar ve tek çocuk politikası nedeniyle bazen evlerde dört büyükanne ya da büyükbaba, ebeveynler ve sadece bir çocuk oluyor. Bazı ebeveynler büyükanne ya da büyükbabaların çocukları şımartacağını düşünüyor ve bu nedenle çocuklarını buraya yolluyorlar.

Kell Jiang'ın babası Jamie bir yatırım danışmanı, annesi ise çalışmıyor. Çin'in üst sınıflarından gelen aile anaokulunun aylık bin dolarlık ücretini karşılayabiliyor.

Jiang, 'Çok araştırma yaptık ve yatılı anaokullarının dışadönük çocuklara faydalı olduğunu gördük. Onları daha bağımsız, hayata daha hazır hale getiriyor. Kelly kendi alanı olsun isteyen, neşeli bir bebekti ve önce denemek için gönderdik. Sonra kendisine sorduk, o da okulu istediğini söyledi.' diye açıklıyor tercihlerini.

'Küçük kızını özlüyor musun?' diye sorduğumda Jiang'ın gözleri doluyor. 'Başta onu çok özledik. Ama sonra dünya küreselleşiyor artık, er ya da geç bizi terk edecek' diye düşündük' diyor.

Çin'de yatılı anaokulları İç savaşın ardından yetim kalan çocuklar ve birden ailelerine ayıracak zamanı kalmayan Komünist Parti liderlerinin çocukları için 1949'da kuruldu.

Şimdi çocukları bırakmak için Mercedes ve Audi marka araçlar gelirken, çocuklarını yatılı okullara gönderenler toplumun çok farklı bir kesimi.

'Son dönemde ilgi azaldı'

Küçük çocukları bu tür okullara göndermenin bir statü sembolü olduğu 1990'lı yıllarda, yatılı okullardaki çocuk sayısı zirve yaptı.

Ancak son yıllarda yatılı okullara ilgi azaldı. Bazı yatılı okullar kapanırken, bazıları da sadece gündüz bakım sunan okullara dönüştü.

Şangay'daki okulda 22 sınıftan sadece üçü yatılılardan oluşuyor.

Okulun müdiresi Xu Ling 'Çinli ebeveynler çocuklarıyla çok küçükken daha çok zaman geçirmenin önemini yeni anlamaya başladı. Çünkü çocuklar bu yaşta öğreniyorlar ve büyümenin önemli bir aşaması' diyor.

Xu imkânı olan anne ve babalara gündüz bakım seçeneğini tavsiye ettiklerini belirtiyor.

Psikolog Han Mei Ling yatılı anaokulu fikrine şiddetle karşı çıkanlardan.

Küçükken yatılı anaokuluna giden bazı gençler ve yetişkinlerin ruhunda açılan yaraları tedavi ettiğini söylüyor.

'Terk edilmiş hissediyorlar'

'Terk edilmiş ve gereksiz hissediyorlar. Hayattaki yerlerini bulmakta zorlanıyorlar ve kendi aileleri içinde nasıl davranacaklarını bilmiyorlar' diyor.

Han bazı ailelerin çocuklarını hala yatılı anaokullarına yollamasını, aile gururunun büyük ölçüde çocukların başarısı ya da başarısızlığına bağlı olduğu kültürle açıklıyor.

Han, 'Çoğu aile çocukların anne ve babayla kalmasının önemli olduğunu biliyor, ama aynı zamanda çocuklarından beklentileri de çok yüksek' diyor.

Bazı anne ve babalar yatılı okul deneyiminin küçük çocuklarına avantaj sağladığına da inanıyor.

Çocuklar daha anaokulundayken yatılı okula başlıyor, sonra da yatılı öğrenime devam ediyor ve böylece sonunda iyi bir üniversiteye girebileceği umuluyor.

Ama çocukluklarında yatılı okullarda okuyanların bazıları bana bunun kötü bir deneyim olduğunu söyledi.

Manken Wang Dangwei anne ve babası boşandıktan sonra, daha üç yaşındayken yatılı bir okula yollanmış.

'Sonunda kabul ettim ama hiç sevmedim. Okula gittiğimde dışlanmış hissettim ve vaktimin büyük çoğunluğunu yalnız geçirdim. Sessiz kaldım ve yeni insanlarla tanışmaya direndim' diyor.

Akşam ağlayan çocuklar

Anne ve babanın olmadığı, yeni bir hayata alışmak bütün çocuklar için zor. Gündüzleri çeşitli aktivitelerle vakit geçiriyorlar, ama akşam yatma vakti geldiğinde üç yaşındaki çocukların yarısı gözyaşları içindeydi.

Çocuklar anne ve babalarını görmek için ağlarken, öğretmenler onları teselli etmeye çalışıyordu.

Öğretmen Huang Ying, 'Öğretim yılının ilk günü olduğundan bu akşam çok ağlayan var. İki ay sonra hiçbiri ağlamayacak. Üstelik ailelerinin fotoğrafları da var. Anne ve babalarına ihtiyaç duyduklarında fotoğraflarla konuşabiliyorlar ve bunun yanında olmalarından farkı yok' diyor.

17 yaşındaki öğrenci Mo Li de, daha üç yaşındayken yatılı anaokuluna gönderildiğini söylüyor. Ama ona olumlu bir etkisi olmuş.

Mo, 'Başta evimi özledim. Ama yemek çok iyiydi, çevre çok güzeldi, bir sürü ağaç vardı. Bence şimdi yaşıtlarıma kıyasla daha bağımsız ve sorumluluk sahibiyim. Bunu olumlu ya da olumsuz algılayabilirsiniz ama aynı zamanda anne ve babamla ilişkime yaşıtlarıma göre daha çok değer veriyor' diyor.