Putin'den Papa'ya 'tarihi' ziyaret

Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin, Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Nikita Kruşçev’in Vatikan’a gönderdiği tarihi mektuptan tam 52 yıl sonra Pazartesi günü Papa Francis'i Vatikan’da ziyaret edecek.

Kruşçev, 25 Kasım 1961’de Papa 23. Giovanni’nin doğum gününü kutlamak için bir mektup göndermiş ve Papa’nın dünya barışı için çabalarını takdir ettiğini vurgulamıştı.

Soğuk Savaş’ın en hararetli döneminde Kremlin’in zirvesinden Papa’ya hitaben yazılan bu ilk mektup iki ülke arasında bir yakınlaşma sağlasa da buzları tamamen eritememişti.

Polonya doğumlu Papa 2. Jean Paul’ün yönetiminde Vatikan, komünizmin ve dolayısıyla Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sorumlu tutulmuştu.

Rusya ile Vatikan arasında tam diplomatik ilişkiler ancak 2009’da karşılıklı elçiliklerin açılmasıyla kurulmuştu. Rusya, Vatikan’a ilk büyükelçisini ise bu yıl Mayıs ayında tayin etmişti.

Talep Putin’den

İlişkilerdeki bu olumlu ivmenin, Putin-Papa görüşmesiyle daha da hızlanması bekleniyor.

Vatikan kaynaklarındaki haberlere göre buluşma isteği Rusya lideri Putin’den geldi. 25-26 Kasım’da hükümetler arası zirve için İtalya’ya gelecek olan Putin, Papa ile de görüşmek için talepte bulundu.

Vatican Insider sitesi, “Putin’in Papa Francis'le görüşmek için büyük bir istek ve azimle talepte bulunması anlamlı bir gösterge” diye yazdı.

İtalyan ve Vatikan medyası, Putin’in bu görüşmeye özellikle istekli olmasının nedenlerini, Suriye başta olmak üzere dünya politikasında etkili bir aktör olduğunu ortaya koymak, Ortadoğu’daki Hristiyanların hamisi olma iddiasını güçlendirmek ve Rus Ortodoks Kilisesi ile Katolik Kilisesi’nin arasındaki buzları kırmak olarak sıralıyor.

Nitekim Papa Francis, Eylül ayında Rusya’da yapılan G20 zirvesi dolayısıyla Putin’e bir açık mektup yazarak Suriye’ye askeri müdahaleden kaçınılmasını, barış yanlısı politikalar izlenmesini istemişti.

Rusya’nın Suriye politikasını destekler görünen bu mektubun ardından Putin’in Papa ile Suriye konusunda ortak mesaj verme ve Papa’nın desteğiyle Rusya’nın global aktör sıfatını pekiştirme isteği içinde olduğu belirtiliyor.

Papa-Putin görüşmesiyle, Rus Ortodoks Kilisesi’nin, Rusya’daki misyonerlik faaliyetlerinden şikayetçi olduğu Katolik Kilisesi ile arasındaki buzların kırılması da hedefleniyor.

Henüz iki taraf tarafından da doğrulanmamış olsa da Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill ile Papa'nın “tarafsız” bir ülkede bir araya gelmesi ihtimali de konuşulmaya başlandı.

Papa Francis'in göreve geldiği Mart ayından bu yana Ortodokslara ılımlı mesajlar vermesi ve hatta Fener Rum Patriği Bartholomeos’un geçen martta bir Papa’nın yemin törenine katılan ilk Ortodoks lider olması da bu söylentilerin uzak bir ihtimal olmadığını gösteriyor.

Vatikan ile Rus Ortodoks Kilisesi arasındaki olası bir yakınlaşmanın, Rus kilisesinin Ortadoğu’daki Hristiyanların koruyucusu olarak tanınma isteğini de destekleyeceği vurgulanıyor.

“1989’dan beri en önemli görüşme”

Amerikan Washington Post gazetesi, Papa Francis'in çok sayıda devlet lideriyle bir araya geldiğini ancak Putin görüşmesinin özel bir yeri olduğunu yazdıktan sonra, Roma’daki John Cabot Üniversitesi Rektörü Franco Pavoncello’unu şu sözlerine yer verdi:

“(Papa-Putin görüşmesi), Soğuk Savaş bitmek üzereyken, 1989’da Mihail Gorbaçov ile Papa 2. Jean Paul’ün buluşmasından bu yana en önemli görüşme.”

“Fener eşitler arasında birinci”

Vatikan haberleri yapan Rome Reports haber ajansı direktörü Javier Martínez-Brocal da BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada, Moskova Patrikhanesi dış ilişkiler sorumlusu Metropolit Hilarion’un geçen günlerde Papa’yla görüştüğünü hatırlatarak şunları söyledi:

“Hilarion’un Papa’yı ziyareti sonrasında Papa ile Moskova Patriği’nin buluşma ihtimali gündeme geldi. Moskova Patrikhanesi, Ortodoks Kilisesi’nin en önemli patrikhanesi olmasa da en kalabalık tebaaya sahip olanı. Vatikan biliyor ki, katolikler ve ortodokslar arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için Kirill ile Francesco arasında dostluk kurulması çok önemli.”

Javier Martínez-Brocal, olası bir Papa Francis-Patrik Kirill görüşmesinin Rus Ortodoks Kilisesi’nin “ekümenik” sıfatının hak sahibi olma iddiasını güçlendirip güçlendirmeyeceği sorusuna ise “Roma, Bartholomeos’u “primus inter pares” (eşitler arasında birinci) olarak görüyor. Ve Fener ile ilişkilerini kötüleştirecek bir harekette bulunacaklarını sanmam” diye yanıt verdi.

İlgili haberler