Türkiye Cambridge’e cami inşa etmeyi planlıyor

Türkiye'nin, İngiltere'nin Cambridge kentinde yapılması planlanan cami projesini üstlenmek için görüşmeler yaptığı ortaya çıktı.

Bin kişi kapasiteli ve maliyeti 26 milyon dolar (53 milyon Türk Lirası) civarında olması öngörülen projenin Türkiye tarafından finanse edilmesi bekleniyor.

BBC Türkçe’nin edindiği bilgilere göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla cami projesini incelemek üzere İngiltere’ye bir heyet gönderildi.

Heyette AKP Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu, Başbakan Erdoğan’ın Dış ilişkilerden sorumlu başdanışmanı İbrahim Kalın, eski AKP milletvekili Prof. Aziz Akgül, Başbakan Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen işadamı Remzi Gür, Diyanet Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Burhanettin Aktaş, Diyanet Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Yasin Uğraş, Diyanet’in ticari iştiraki Komaş’ın Genel Müdürü Burhanettin Emre Demiralp yer aldı.

BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan heyeteki uzman üyelerden Diyanet İşleri Vakfı İnşaat ve Teknik Hizmetler Müdürü Zeynel Arslan ayrıntılarını doğruladığı projenin Diyanet Vakfı tarafından finanse edileceğini söyledi.

Projenin tam maliyetinin ve ne kadarının Türkiye tarafından finanse edileceğinin daha netleşmediğini söyleyen Arslan, “Konuyla ilgili bir irade var. Hem Başbakan Erdoğan hem de Diyanet İşleri Başkanı projeye olumlu yaklaşıyor” dedi.

Projenin üst düzey sorumlularından ve Cambridge Üniversitesi İslam Araştırmaları Öğretim Görevlisi Timothy Winter ayrıntıların henüz netleşmediğini, ama Türkiye’nin olumlu bir katkı vereceğini söyledi.

Cambridge’de Türkçe Çalışmaları Merkezi

Proje kapsamında caminin yanısıra, Cambridge Müslüman Koleji’nde ve Cambridge Üniversitesi’nde Türkçe dersleri verilmesi planlanıyor.

Ayrıca BBC Türkçe’nin edindiği bilgilere göre ''yaklaşık 3 milyon dolar katkı yapılarak Cambridge Üniversitesi’nde bir kürsü oluşturarak Türkçe derslerinin yanı sıra Türk tarihi gibi derslerin okutulması" planlanıyor.

Cambridge Üniversitesi Asya ve Ortadoğu Çalışmaları Başkanı Prof. Geoffrey Khan, Türk yetkililerle Türkçe çalışmaları ile ilgili görüştüklerini BBC Türkçe’ye doğruladı. Khan da, şu an bunun netleşmediğini söyledi.

Projenin uygulama aşamasına geçebilmesi için 1,6 milyon dolar tutarındaki projelendirme masraflarının ödenmesi gerekiyor. Daha sonraki süreçte cami inşaatı ve yönetimi ile ilgili bir vakıf kurulması planlanıyor. Cami inşaatı için 22,7 milyon dolara, vakfın masrafları için ise 3,2 milyon dolara ihtiyaç duyuluyor.

Diyanet Vakfı yetkilisi Arslan, Diyanet Vakfı Mütevelli Heyeti'nden onay çıkması durumunda vakfın ticari iştiraki Komaş’ın cami projesine hemen başlayacağını söyledi.

Fakat mütevelli heyetinin son toplantısında bu konuda bir karar alınmadı.

Heyetin İngiltere temasları sırasında Cambridge camiisi için kurulacak vakfın yönetimi ve Türk kültürünün de camii projesinde doğru biçimde yansıtılması gibi kaygıları da dile getirildi.

Türk tarafının cami imamı ve müezzinin Türk olmasını istediği belirtiliyor. Fakat camiinin dini kadrosu ve diğer idari görevliler camii inşaatı için kurulacak vakıf tarafından belirlenmesi bekleniyor.

'Gezi etkisi'

Diyanet Vakfı yetkilisi Arslan projenin Türkiye tarafından karşılık beklemeden gerçekleştirildiğini söyledi.

“Arslan, “Türkiye kendi ekmeğini paylaşmasını seven, dünyadaki diğer Müslümanlara her zaman yardım eden bir ülke” dedi.

Londra'daki King’s College'dan Ortadoğu ve Akdeniz Çalışmaları Merkezi’nden Dr. Simon Waldman ise, projenin Türkiye’nin diasporadaki Türklere ulaşma çabasının bir parçası olduğu görüşünde.

Waldman’a göre, Türk hükümeti Gezi olayları sonrasında özellikle New York Times ilan veren ABD başta olmak üzere diğer ülkelerdeki yaşayan Türklerin etkisinin farkına vardı.

Türk diasporasının Gezi olayları sırasında yurtdışında kamuoyu oluşturmakta ve yaşadıkları ülkelerdeki karar alıcıları güçlü şekilde etkilediğini söyleyen Waldman, Erdoğan’ın diasporaya etki ederek kendisine destek aradığını söyledi

Waldman, Gülen cemaati ve Erdoğan arasındaki çatışmayı anımsatarak, projenin yurtdışında ve dünyanın birçok üniversitesinde destekçilere olan Gülen cemaatine karşı da bir alternatif yaratma çabası olduğunu söyledi.