'Para girişiyle ciddi büyümenin sınırına gelindi'

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Ergin Yıldızoğlu, ikitisatçı Jim O'Neill'in Türkiye ekonomisinin gelecekte en büyük ekonomiler arasında gösterileceği savını 'sermaye girişi' açısından ele alıyor.

“Türkiye’yi geleceğin en büyük 10 ekonomisi arasında görüyor musunuz?” sorusuna Yıldızoğlu şu cevabı veriyor:

"Hayır görmüyorum. Oradaki ‘en büyük ekonomi’ tanımını da doğru bulmuyorum. BRIC ekonomilere mali sermaye geçtiğimiz dönemde gitti. O ekonomilerde o para girişiyle beraber ciddi bir büyüme geldi. Bunun sınırana ulaşılmış durumda. Şimdi yeni alanlara yönelirken baktıklarında gördükleri ülkeler bunlar.

Piyasalarının derinlikleri, iç ekonomik yapıları yeni, sermaya emmeye uygun olduğu için şimdi bu ekonomiler önümüzdeki dönemlerde büyücek ekonomiler olarak görülüyor çünkü buraya sermaye gideceği düşünülüyor."

Ülke ekonomilerinin 'dışa ve içe bağımlı' olma özelliklerinden çok sermayenin nereye yöneleceği konusunun önemine dikkat çeken Yıldızoğlu, "Bu alınan parayla yeşil saha yatırımlara yönlenirse, yeni fabrikalar açılırsa, ekonomi derinleştirilse, ekonominin ihracat kapasitesi artarsa farklı bir resim ortaya çıkar" diyor ve Türkiye'nin konumunu şöyle değerlendiriyor:

"Ama gelen para Türkiye’de olduğu gibi tüketime, ithalata ve inşaata yatırılırsa imalat sanayiden, ihracat kapasitesinden ziyade o zaman borçlanma ve cari açık problemi oluşuyor zaman içinde."

Jim O'Neill'in savını güçlendiren veri Türkiye'deki çalışma kapasitesinin hızla artmasıydı. Yıldızoğlu çalışan nüfusun hangi alanda değerlendirildiğinin önemli olduğunu belirtiyor ve 'hizmet sektöründe kalmasının üretime katkıda bulunmadığını' ifade ediyor:

"Endonezya, Malezya gibi Uzakdoğu ülkelerinde olduğu gibi büyük fabrika kompleksine, ihracat kapasitesine yönelendirilirlerse, uluslararası şirketlerin gelip yatırım yapmalarına uygun bir ücret düzeyi ve vasıf düzeyine ulaşılabilirse, bu çalışan işgücü bölge ekonomisinin desteklenmesine yardımcı olur ve değer üretmeye başlar, alınan ücret piyasada değerlendirilirse bu da aynı zamanda talep üretir."

"Eğer böyle olmaz lokantacılık gibi servis (hizmet) sektöründe kalırsa, değer üretme kapasitesi düşük kalır. Netice itibariyle aldığı borcu zaman içinde geri ödeyemiyor ve bir açık oluşmaya başlıyor."