Tunus anayasası kadın hakları açısından 'tarihi adım'

Telif hakkı AFP

Tunus'ta kabul edilen yeni anayasanın kadınlar için köklü değişiklikler getirmesi bekleniyor. Arap dünyasında ilk kez, mecliste kadın-erkek eşitliğinin garanti altına alınmasını ve kadının şiddete karşı korunmasını içeren madde anayasada yer alıyor.

Anayasanın kabul edilmesi üzerine sabaha kadar kutlamalar yapan Lobna Jeribi, "Bu madde kendi başına bir devrim. Bu büyük, tarihi bir adım; sadece Tunuslu kadınlar için de değil." dedi.

Jeribi, İslamcıların ağırlıkta olduğu hükümetin laiklik yanlısı koalisyon ortaklarından Demokratik Forum Partisi, yani El Tekatül üyesi.

Jeribi, Ocak 2011'de Zeynel Bin Ali'nin iktidardan indirilmesiyle sonuçlanan halk ayaklanmasının ardından oluşturulan kurucu meclisin üyesi. Mecliste kadın-erkek temsiliyetinde eşitliğin garanti altına alınması sorununun kurucu meclise katılmadan önce hiç aklından geçmediğini itiraf ediyor.

"Bunu daha çok feministlerin savunduğu bir şey olarak görüyordum." diyor ve ekliyor: "Fakat partide siyasal sürece katılacak kadın bulmakta zorluk çekiyorduk. Burada erkek egemen bir anlayış ve kültür var. Biz başlatmasaydık süreç kendiliğinden başlamayacaktı."

'Kendi iradesi ve yetenekleriyle'

Telif hakkı AFP

Ancak mecliste herkes onunla hemfikir değil.

Jeribi'nin önerisi, mecliste üç gün süren ateşli tartışmalara neden olmuş ve neredeyse anayasa oylamasını tehdit eden bir hal almış.

Meclisin bağımsız üyelerinden 60 yaşındaki Fatuma Atya bu öneriye şüpheyle yaklaşanlardan biriymiş.

"Tunus'taki ilk iş kadınlarındanım. Birileri iş dünyasında daha fazla kadın olsun deyip bana fırsat yarattığı için değil, kendim iş kurmak istediğim için eşit haklarımı talep ettim." diyor Atya. "Kadın kendi iradesi ve yetenekleriyle kendi yerini almalı." diye ekliyor.

Kadınların eşitliğinin garanti altına alınmasını öngören 45. maddeyi öneren Jeribi'nin müttefiklerinden biri de iktidardaki İslamcı En Nahda Partisi'nden meclis başkanı yardımcısı ve meclisteki en yaşlı kadın politikacı Meherzia Labidi olmuş.

İslamcı partide ilk çatlak

En Nahda mecliste en yüksek kadın oranına sahip parti. 90 vekilden 41'i kadın.

Telif hakkı Reuters

Labidi, "Erkekler hapisteyken kadınların direnişi sonucu despotluk ve diktatörlüğe rağmen ayakta kaldık." diyor.

Kendi partisinin ayak diremesine rağmen bu maddenin onaylanması için kampanya yürütmüş. Partide ilk kez bu oylamada parti disiplini sağlanamamış.

Labidi, kendisinin de ilk kez 2011 kurucu meclis seçimlerinde uygulanan bir eşitlik maddesinden yararlanarak vekil seçildiğini ifade ediyor.

Seçim kanunu her seçim listesinde eşit sayıda kadın ve erkek aday olmasını ve isimlerin bir kadın-bir erkek olarak sıralanmasını öngörüyordu.

Fakat bu konuda herkes aynı ölçüde hevesli değil. Tunus Erkek, Aile ve Toplum Derneği'nden Hatem Minaoui anayasa oylaması başladığı günden beri 45. maddeye karşı lobi çalışması yürütmüş.

"Neden Tunus istisna olsun ki? Dünyada nereye giderseniz gidin aynı şey, liderlerin çoğu erkek." diyor.

Minaoui bu maddenin erkeklere karşı ayrımcılığın yasal temelini oluşturacağı görüşünde.

'Yasalarla gerçek arasındaki uçurum'

Tunus'ta 1950'den bu yana kadın-erkek eşitliği yasalar tarafından tanınıyor.

Telif hakkı AFP

Fakat birçok Tunuslu kadın açısından cinsiyet ayrımcılığını azaltmak ve eşitliği sağlamak bakımından daha alınacak çok yol var.

33 yaşındaki üniversite öğretim görevlisi Souhir böyle düşünüyor.

"Yasalarla sokakta yaşanan gerçek arasında büyük bir uçurum var. Kadınların sokakta rahat bırakılması için evli olduklarını söylemesi gerekiyor. Toplum katında ve anlayış olarak değişime ihtiyaç var." diyor Souhir.

Diğer Arap ülkelerinin tersine Tunus anayasasında doğrudan İslam hukukuna, yani şeriata herhangi bir referans yapılmıyor.

Anayasa Tunus'un Arap ve Müslüman kimliğini vurguluyor, din özgürlüğünü garanti altına alıyor, din değiştirmeyi yasaklıyor ve "kutsal" olanı koruma altına alıyor.

En büyük muhalif gücü oluşturan Nida Partisi üyesi Selim Bin Abdülselam, üzerinde uzlaşma sağlanması zor konularda uzlaşı sağlamayı başardıklarını ifade ediyor.

"Müslüman kimliğimize yönelik referanslarla evrensel insan hak ve özgürlüklerine yönelik referansları birleştirdik. Anayasanın Tunus halkının büyük bölümünü temsil ettiği kanısındayım." diyor Bin Abdülselam.

İlgili haberler