Ukrayna'da yeni parlama noktası Kırım mı?

Telif hakkı AFP

Ukrayna'nın eski başkanı Viktor Yanukoviç Cuma günü devrimci Kiev'den kaçıp güneydeki Kırım'a geçti.

Medyadaki haberlere bakılırsa Yanukoviç deniz yoluyla -belki de Kırım'daki Rus Karadeniz Filosu'nun yardımıyla- Rusya'ya geçmeye hazırlanıyor olabilir.

Bu durum, Ukrayna'dan özerk olan ve Rus etnik çoğunluğa sahip Kırım'ın, sürmekte olan siyasi krizde yeni parlama noktası haline gelebileceği korkularını alevlendiriyor.

Kırım'da devlet başkanlığı mevkii yerine Kiev'den atanmış bir başkan temsilcisi bulunuyor. Yerel hükümetin başında ise yine Ukrayna parlamentosundan atanan bir başbakan var.

Kırım Ukrayna'dan ayrılmak mı istiyor?

Son günlerde Kırım yarımadasında gerginlik artmış durumda; Moskova yanlısı politikacılar ve aktivistler mitingler düzenleyip Ukrayna'nın diğer bölgelerinden gelen "faşistler"e karşı topraklarını koruması için Rusya'dan yardım istiyor.

Geçen hafta sonu Kırım'ın batısındaki Kerç kentinde bir grup Ukrayna bayrağını yırtarak Rus bayrağını göndere çekti.

Yine geçen hafta Kırım parlamentosu başkanı, ülkede durumun daha da kötüleşmesi halinde Kiev'den ayrılma konusunu ihtimal dışı bırakmadığını söyledi.

Mevcut karışıklığın Kremlin'e Kırım üzerinde hak iddia etme şansı verebileceğinden endişe ediliyor. Birçok Rus zaten Kırım'ın kendilerine ait olduğunu ve kaderin tuhaf bir cilvesiyle Kiev'in yönetimine geçtiğine inanıyor.

Kırım 1954'te, dönemin Sovyet lideri Nikita Kruşçev tarafından Rusya'dan Ukrayna'ya devredilmişti. Sovyetler Birliği kurulmadan önce, ılıman iklimi ve denizi nedeniyle Ukrayna "Rus çarlarının oyun alanı" olarak biliniyordu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de birkaç ay önce Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü sorgulayan konuşması hem Ukrayna'da hem de Batı'da şaşkınlıkla karşılanmıştı.

Kremlin, Kırım'da Rus yanlısı duygulara ve merkezi Sivastopol'da olan Karadeniz Filosu'na güvenmekle haklı olabilir. 19. yüzyıldaki Kırım Savaşı'ndan bu yana Ruslar bu kenti "Rusya'nın şanlı kenti" olarak adlandırıyor.

Ruslara karşı ittifak

Fakat bu bölge ilk bakışta gözüktüğü kadar Rus yanlısı değil ve birçok faktör sözkonusu.

Bölgede etnik Ruslar yüzde 58,5 ile çoğunluğu oluşturmakla birlikte yüzde 24,4 Ukraynalı ve 12,1 Tatar nüfus sözkonusu.

Bu iki kesim ayrılma girişimlerine karşı güç birliğine girmiş durumda. Her ikisinin de Moskova'ya güvenmemek için kendine özgü nedenleri var.

Birçok etnik Ukraynalı Kiev'le doğal bağlara sahip ve mevcut statükodan memnun.

Müslüman Tatarlar ise 1944'te Stalin döneminde, 2. Dünya Savaşı sırasında Nazilerle işbirliğine gitme gerekçesiyle toplu göçe zorlanmış olmalarını unutmamış.

Tatar lider Mustafa Cemilev, Kırım'ın Moskova'ya bağlanması girişimlerine karşı direneceklerini ifade etmişti. Ayrıca bir de yaygın yolsuzluk sözkonusu.

Yolsuzluğa karşı öfke

En son 2011'deki Kırım ziyaretimde, her düzeyde yolsuzluğa bulaşmış olduğunu söyledikleri yetkililere karşı insanların öfkesi beni şaşırtmıştı.

"Halkın gücü" ile bu durumun değişebileceği inancı ve Kiev'in Bağımsızlık Meydanı'ndan yayılan 'yolsuzluğa karşı savaş' sözü etkili oluyor.

Birçok kişi AB'nin vaat ettiği ortaklık ile yolsuzluğun son bulacağı inancına sahip. Ayrıca Ukrayna, 2008'de Rusya'nın savaşıp da Güney Osetya ve Abhazya'yı Tiflis'in kontrolünden çıkardığı Gürcistan ile benzeşmiyor.

Mevcut devrimci kaosa rağmen, alan olarak Avrupa'nın ikinci büyük ülkesi Ukrayna hala yetkin bir orduya sahip. Çatışma deneyimi kazanmış binlerce Meydan aktivisti de bunlara dahil edilebilir.

Batı'dan artan bir şekilde uyarı alan Devlet Başkanı Putin de Kırım'ın yanı sıra Ukrayna'nın güneydoğu bölgeleri için mücadele etmeye değip değmediği konusunda iki kez düşünmek durumunda kalabilir.

İlgili haberler