Pasif içicilik çocuklarda damar tıkanmasına yol açıyor

Telif hakkı SCIENCE PHOTO LIBRARY

Pasif sigara içiciliğinin çocukların atardamalarında kalıcı tahribat yarattığı, çocukların kan damarlarında üç yıldan daha fazla erken yaşlanmaya yol açtığı bildirildi.

Avrupa Kalp Dergisi'nde yayımlanan raporda, damar duvarlarının kalınlaşmasının ilerki yaşlarda kalp krizi ve beyin kanaması tehlikesini artırdığı vurgulandı.

3-18 yaş grubundaki 2000'i aşkın çocuk ve genç üzerinde yapılan araştırmada, bu tahribatın anne ve babaları sigara içen çocuklarda görüldüğü kaydedildi ve pasif sigara içiciliğinde, "güvenli bir miktar" olmadığı belirtildi.

Finlandiya ve Avustralya'da yürütülen araştırmada, diğer olası etmenler tümüyle gözardı edilmeden, sigara içilen bir evde büyümenin fiziksel etkileri incelendi.

Gizli tahribat

Ultrason taramaları, anne ve babası sigara içen çocuklarda, boyundan başa uzanan atardamarın duvarında değişimler gözlendiğini ortaya koydu.

Karotis intima-media kalınlığındaki farklılıklar fazla olmasa da, çocuklar 20 yıl sonra yetişkin yaşlara geldiğinde atardamarın duvarındaki kalınlık farkı, bariz ve önemli düzeydeydi.

Araştırmayı yürüten uzmanlardan Tasmania Üniversitesi'nden Dr. Seana Gall, "Çalışmamız, çocukluk yaşlarında pasif sigara içiciliğinin atardamarların yapısında, düzeltilmesi mümkün olmayan doğrudan zarara yol açtığını ortaya çıkardı. Anne babalar ve hatta çocuk sahibi olmayı planlayan çiftler, sigara içmekten vazgeçmeli. Böylece yalnızca sağlıklarını düzeltmekle kalmayacaklar, çocuklarının gelecekteki sağlığını da korumuş olacaklar" dedi.

Bununla birlikte, eğer sadece anne veya baba sigara içiyorsa, büyük olasılıkla sigaradan yayılan zararlı maddenin daha az olması nedeniyle, söz konusu zararlı etki görülmedi.

Ancak uzmanlar tüm çocukların pasif sigara içiciliğinden korunması gerektiğini; sigara bağımlılığına son verilemezse, en azından, evin ve aile taşıtının içinde sigara içilmemesi gerektiği vurgulamakta.

Sigara içenlerin oluşturduğu Forest grubundan Simon Clark ise, insanlara korku yaymaktan kaçınılması gerektiğini savunarak atardamarlardaki tahribatın kötü beslenme ve diğer türlerde hava kirliliğinden de kaynaklanabileceğine işaret etti.

İlgili haberler