Erdoğan'dan soruşturma uyarısı: Ortalığa çok pislik dökülecek

Telif hakkı AP

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile yaptığı ve önceki gün Twitter aracılığıyla sızdırılan telefon konuşmasında yargı sürecindeki bir davayla ilgili talimat vermesini “doğal” bir şey olarak tanımladı.

Erdoğan, ayrıca milli gemi projesi ihalesiyle ilgili bir işadamına ihaleyi iptal ettirmek için şikayet dilekçesi vermesi tavsiyesinde bulunduğunu ortaya koyan ses kaydını da doğruladı.

Daha önce, Habertürk yayın grubu yöneticilerinden Fatih Saraç'la yaptığı ve TV yayınına müdahale içeren görüşmeyi de kabul eden Erdoğan, oğlu Bilal Erdoğan'la aralarında geçtiği iddia edilen ve 17 Aralık sabahı 'evdeki paranın eritilmesiyle' ilgili olduğu öne sürülen ses kaydının ise montaj olduğunu söylemişti.

Erdoğan, isim vermeden Gülen cemaati konusunda da hazırlıkları süren soruşturmadan bahsederek, ''Bütün kirli ilişkiler, kirli eylemler, Türkiye aleyhine, devlet aleyhine bütün kirli girişimler tek tek ortaya dökülecek ve failleri de yargı önüne çıkacak'' dedi.

Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetiyle Gülen cemaati arasında 17 Aralık soruşturmasıyla iyice açıktan yürütülmeye başlanan savaşta sızan kasetlerin giderek doğrudan Başbakan Erdoğan'ın konuşmanın parçası olduğu ve kamuoyunda etki yaratması hedeflendiği izlenimi veren kayıtlardan oluşması dikkat çekiyor.

Daha önce sızan konuşmalarda Erdoğan'ın 'bir soruşturmanın parçası olan kişilerle görüşürken dinlemeye takıldığı' söyleniyordu. Ancak Başbakan'ın görevdeki bir Adalet Bakanı'yla görüşmesinin kaydının bulunması 'dinlemenin yasadışı yapıldığı'nı ortaya koyuyor. Zira, bakanlar kurulu üyeleri için soruşturma ancak TBMM tarafından yürütülebiliyor.

Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan ile 17 Aralık operasyonunun hemen ardından gerçekleştirdiği öne sürülen telefon konuşmasıyla açılan bu perdede, dikkat çekici görüşmelerden biri de Pazartesi akşamı sızdı. Erdoğan’ın eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile yaptığı bir görüşmenin Haziran ayında gerçekleştiği tahmin ediliyor.

Ses kaydında Erdoğan olduğu söylenen kişi, dönemin Adalet Bakanı’ndan medya patronu, işadamı Aydın Doğan’ı ilgilendiren bir yargı süreciyle “yakından ilgilenmesini” istiyor.

Ergin olduğu söylenen kişi ise, ilgilenmesine karşın mahkemenin Doğan’ın lehine karar vermesi üzerine sinirlenen Başbakan’a “mahkeme hakiminin Alevi” olduğu gerekçesini ileri sürüyor.

Erdoğan: Daha doğal ne olabilir ki?

Başbakan Erdoğan, Çarşamba günü yerel medya temsilcilerine hitaben yaptığı konuşmada, basına da yansıyan söz konusu görüşmeyle ilgili ilk kez konuştu. “Dönen dolapları biz biliyoruz” görüşünü dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

''Benim, Adalet Bakanıma 'Bunu yakından takip et' dememden daha doğal, daha tabii ne olur? Bana ilgili kuruluşumun verdiği bilgiler, SPK'nın (Sermaye Piyasası Kurumu) verdiği bilgiler çok çok tehlikeli bilgiler ve paralel yapı veya paralel yapının dışında yapılar, kirli ilişkiler. İster istemez 'Burayı yakından takip et' dememi gerektiriyor. Bunu ben ülkem için, milletim için istiyorum. Çünkü bugüne kadar bu ülkede her şey maalesef bunların elleri ile iki dudağının arasındaydı.''

Erdoğan, bu ifadeleriyle sızdırılan ses kaydının içeriğini de kabul etmiş oluyor.

Daha önceki ses kayıtlarının montaj ve dublaj sonucu biraraya getirilmiş ürünler olduğunu kaydeden Erdoğan, isim vermeden eleştirdiği işadamı Aydın Doğan ve diğer işadamlarının eskiden olduğu gibi hükümetleri yönetemedikleri için rahatsız olduklarını savundu.

Erdoğan’dan farklı olarak, artık Hatay'da belediye başkan adayı olmak için Adalet Bakanlığı görevinden istifa eden Sadullah Ergin ise ses kaydı için ''GDO'lu'' (genetiği değiştirilmiş) değerlendirmesi yaptı ve bu yasadışı dinlemeyi meşrulaştırmamak için değerlendirme yapmayacağını kaydetti.

Erdoğan ile Ergin arasında geçtiği iddia edilen ses kaydına muhalefet partilerinden de sert eleştiriler geldi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lider Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ı ''demokrasi düşmanı'' olarak nitelendirirken, ''Asıl amacına ulaşmak için mahkemeleri arka bahçesine çevirmek için özel talimat veriyor. Mahkeme kararını böyle versin diyor. Bunu dedin mi o koltukta oturamazsın'' dedi.

Doğan Holding ise bir açıklama yaptı ve ''eğer doğruysa'' bu görüşmenin doğrudan yargı sürecine açık bir müdahale olduğunu belirterek, “Biz bu konuşmanın yapılmadığının ve gerçek olmadığının bir an önce kanıtlanmasını bekliyoruz. Hepimizin anaysal düzene ve adalete sahip çıkarak, gerçeklerin ortaya çıkmasına yardımcı olması ahlaki ve vicdani bir sorumluluktur” dedi.

MİLGEM görüşmesi de doğrulandı

Başbakan Erdoğan’ın içeriğini doğruladığı bir başka telefon görüşmesi de işadamı Metin Kalkavan ile yaptığı görüşme.

Erdoğan, daha önce Koç Grubu’nun kazandığı 1.5 milyar Euroluk ihaleye katılan ancak elenen Metin Kalkavan’a ihalenin iptal edilmesi için hemen Başbakanlık Teftiş Kurulu’na başvurması tavsiyesinde bulunuyor.

Bu başvurular üzerine Savunma Sanayii Müsteşarlığı, geçen sene Temmuz ayında ihaleyi iptal ettiğini açıklamıştı.

Çarşamba günkü konuşmasında, bu ses kaydını da doğrulayan Erdoğan, ''Birçok ihaleler yapılıyor, birisi safdışı edilmiş olabilir, şahsıma müracaatı olabilir, ben de dava et diyorum. Neticede de, devletin yüzlerce milyon dolar kazancı oluyor. İşte bunlar bu görüşmeyi dinleyecek kadar karaktersiz'' diye konuştu.

Ortalığa çok pislik dökülecek

Başbakan Erdoğan ise eleştirilere karşın özellikle Gülen cemaatiyle sürdürülen savaşın giderek daha da sertleşeceği mesajlarını veriyor.

17 Aralık darbe senaryosunun “çuvalladığını”, eski Türkiye’yi özleyenlerin son bir hücüma kalkıştıklarını anlatan Erdoğan, şunlar söyledi:

''Hiç kimsenin yaptığı yanına kâr kalmayacak. Anayasa'yı, yasaları çiğneyenler, göreceksiniz, kısa süre zarfında bunun hesabını vermeye başlayacaklar. Ortalığa çok pislik dökülecek. Kurban kesim faaliyetlerinden zekat toplanmasına, bankacılık faaliyetlerinden sınavlara, ajanlık faaliyetlerinden tehdit, şantaj, haraç toplamaya kadar çok geniş bir yelpazede, çok çarpıcı, çok şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkacak.'' ''Makbuzsuz toplanan paraların nerelere vardığı ortaya çıkacak. Bütün kirli ilişkiler, kirli eylemler, Türkiye aleyhine, devlet aleyhine bütün kirli girişimler tek tek ortaya dökülecek ve failleri de yargı önüne çıkacak.''

İlgili haberler