Eski çağlara ait bitkiler Mars için ipucu olabilir

Telif hakkı European Space Agency

10 milyon yıl öncesine ait bitki örnekleri Arjantin'in Pampas bölgesinde, dünyaya çarpan göktaşlarının oluşturduğu camların içinde bulundu.

Geology dergisinde bulguları yayınlanan ekip, bitki örnekleri beraber hassas organik kimyasallların da korunduğunu söylüyor. Göktaşlarının çarpması sonucunda açığa çıkan yakıcı ısı, bu denli uzun süren korumayı sağlayan şeyin ta kendisi.

Uzaydan gelen cisimler dünyaya çarptıkları zaman çarptıkları yerdeki kayaları eritiyor.

Sıcak malzeme kraterlerden dışarı atılırken bitki parçalarını tutuyor.

Araştırmanın bulguları o kadar önemli ki, Mars'ta geçmiş hayat dair yapılan araştırmalar için ön açıcı olabilir.

Bu araştırmada incelenen çarpma etkisi oluşan camların tarihi 10 milyon yıl öncesine, Miyosen ve Holosen dönemlere gidiyor.

Bilim insanları bitki kalıntılarının bugün hala bölgede yetişen Pampas çimenine çok benzediğini söylüyor.

ABD'nin Rhode Island eyaletindeki Brown Üniversitesi'nden jeolog Profesör Peter Schultz araştırmayı geçen ay Teksas'ta düzenlenen Ay ve Gezegen Bilim Konferansı'nda sundu.

Brown Üniversitesi'nden jeologlar R.Scott Harris, Marcelo Zarate ve diğerleri bilimsel makalelerinde çarpışmaların yerel ya da küresel ölçekte hayatı sonlandırabileceği gibi "çarpma anında orada var olan yaşam örneklerini de koruyabiliyor," diyorlar.

BBC'ye konuşan Profesör Schultz "Bitki örneğinin bileşimi, çarpma sonucu oluşan camın bileşimine çok benziyor," diyor. "Birşeyden başka bir şeye çok hızlı bir şekilde dönüşmüş, muhtemelen bitkiyi aşırı derecede ısıtıp camla değiş tokuş eden hızlı ve yüksek ısı sonucunda."

Mars'la ilgili araştırmalara yardım edebilir

Cam parçaları, rüzgar tarafından getirilen tozların birikmesi ile oluşan bir tür kaya olan lös tortularının arasında bulunmuş.

Bu tür tortulara etki eden çarpmalar, erimenin ve korumanın daha kolay meydana gelmesini sağlıyor.

NASA'nın Houston'daki Johnson Uzay Merkezi'nden Simon Clemett ve Kathie Thomas-Keprta camdan elde edilen hassas ve karmaşık organik bileşikleri inceledi.

Thomas Keprta, "Korunan bitki örneklerinin miktarı beni şaşırttı," diyor. "Bir sonraki aşamada mikropların bu mekanizmayla korunup korunmadığına bakacağız. Sonra Mars'tan uygun örnekleri toplamalıyız."

Pete Schultz genetik materyallerin de bu şekilde tamamen korunabileceğini düşünüyor. Ancak ona göre genler konusunda hayati role sahip daha dirençli bir molekül tipi olan RNA'ların, daha kırılgan yapıya sahip DNA'lara göre hayatta kalma şansı daha fazla.

Bu bulgular, Kızıl Gezegen'de geçmiş hayatlara dair yapılan araştırmalar için yeni bir yol açabilir.

Schultz, "Mars'ta da yüzeye yayılmış aynı maddeden (lös) var ve Gale Krateri bunun iyi örneklerinden biri," diyor. NASA'nın en son Mars'a yolladığı robot olan Meraklı, Gale kraterine gönderilmişti.

Schultz "Kraterin ortasında yığılmış olan madde yüksek ihtimalle toz birikmesi sonucu oluşmuş," diyor ve ekliyor, Meraklı bu jeolojik katmanlardan yuvarlanan kaya parçaları içindeki camları arayabilir.

Mars tarihinin 4 milyar yıllık seyrinde meydana gelen ve büyüklük açısından 66 milyon yıl önce dünyada meydana gelen ve dinazorları öldüren çarpma ile kıyaslanabilecek etki sayısı muhtemelen 20.

Schultz, bunun Kızıl Gezegen'e cam yaymış olabileceğini düşünüyor.

Schultz'a göre, Mars'ta araştırmacılar çarpma etkisi ile oluşmuş cam parçaları içinde bitki örnekleri değil, mikrobiyal birikimler gibi "çok daha ilkel birşey" arayacaklar.

İlgili haberler