Suudi Arabistan'dan Hollanda'ya ekonomik yaptırım

Telif hakkı afp

Hollanda'nın aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders'ın İslam karşıtı söylemi, Hollanda - Suudi Arabistan ilişkilerinde gerilime neden oluyor.

Riyad yönetimi, Kral Abdullah'ın emriyle Hollanda'ya karşı bir dizi "ekonomik yaptırım" yürürlüğe koyuyor.

Hollanda hükümeti 6 milyar euroluk ticaret hacmine sahip ekonomik ilişkilerin zarar görmesinden kaygılı. Wilders ise, "uluslararası terörizmin en büyük destekçisi" dediği Suudi Arabistan'a karşı asıl Hollanda'nın boykot kararı alması gerektiğini savunuyor.

Hollanda ile Suudi Arabistan arasında, köklü ticari ilişkiler bulunuyor. Finans sektörüyle başlayan ilişkiler, inşaat, su, altyapı, enerji ve tıp alanında önemli yatırımlara dönüşmüş durumda.

Shell ve Friesland Campina başta olmak üzere çok sayıda Hollanda firmasının Suudi Arabistan'da yatırımları bulunuyor.

Yıllık 6 milyar euroyu bulan ticari ilişkiler, aşırı sağcı lider Wilders'ın, geçen Aralık ayı sonunda başlattığı "İslam karşıtı çıkartma kampanyası" nedeniyle bozulma tehlikesiyle karşı karşıya.

İslam karşıtı kampanya

Geert Wilders, "İslam sticker" adını verdiği kampanyada, Suudi Arabistan bayrağı görünümde çıkartmalar kullandı. Yeşil zemin üzerine beyaz yazıların yer aldığı çıkartmalarda, Arapça olarak, "İslam bir yalandır", "Muhammed bir sahtekardır" ve "Kur'an zehirdir” ifadelerine yer verildi.

Wilders'ın İslam karşıtı söylemleri konusunda Hollanda'ya sık sık uyarılarda bulunan Riyad yönetimi, tepkisini somut yaptırımlarla göstermeye hazırlanıyor. Suudi Arabistan basını, dışişleri bakanlığına dayandırdığı haberlerinde, "Hollandalı şirketlere karşı protestoların başladığını" bildiriyor.

Kral Abdullah'ın emri doğrultısında, Hollandalı şirketlerin iş yapma taleplerinin gündeme alınmayacağı, Hollanda'dan yapılan ithalatın durudurulacağı belirtiliyor. Suudi Arabistan basınına göre, yaptırımlar arasında Hollandalılara "vize zorluğu" getirilmesi de yer alıyor.

Hollanda hükumeti ise tedirgin. Hükumet kaynakları, Suudi Arabistan makamlarının, yaptırım kararını resmi olarak doğrulamadığını söylüyor. Ancak iş dünyası, yaptırımların somut olarak başladığı görüşünde.

Maars adlı inşaat şirketi, Riyad yönetiminin kararı nedeniyle kısa sürede 15 - 20 milyon euro zarara uğradıklarını belirtiyor. Şirket yöneticisi Menno de Vries, Suudi Aramco firması ile yaptıkları sözleşmenin, final aşamsında iptal edildiğini belirtti.

Bu ülkede 10 yıldır iş yaptıklarını belirten de Vries, ticari yaptırımların "ilk kurbanı olduklarına" inanıyor.

Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Wilders'in hareketini hükümet olarak desteklemediklerini belirtiyor ve bu görüşü Suudi Arabistan yönetimine ilettiklerini dile getiriyor.

Dışişleri devrede

Dışişleri Bakanı Frans Timmermans, iki ülke ilişkilerinde Wilders nedeniyle yükselen tansiyonu düşürmek için yoğun çaba harcıyor. Suudi Arabistan'a kısa süre içinde ziyaret kararı alan Timmermans, Wilders'ın görüşlerini doğru bulmadığını vurguluyor. "Bir politikacının çocukça davranışının, bütün Hollanda halkına maledilemeyeceğini" söylüyor.

Dışişler bakanlığı kaynakları, Hollanda'nın yıllardır "insan hakları konusunda" Suudi rejimiyle yoğun bir diyalog içinde olduğunu işaret ediyor. Şu anki durumun ticaretin yanısıra, bu diyaloğu da zorlaştıracağını dile getiriyor.

Maliye bakanı Jeroen Dijsselbloem, Wilders'ın yaptığı İslam karşıtı kampanya nedeniyle özür dilenmesine gerek olmadığını savunuyor.

Ekonomi Bakanı Henk Kamp da Riyad yönetiminin aldığı boykot kararının, Hollandalı şirketlerde yarattığı tedirginliğe dikkati çekiyor. Son gelişme ile ilişkilerde "belirsizlik" meydana geldiğini belirten Kamp, anlaşmaların feshi durumunda binlerce kişinin işsiz kalacağını söylüyor. Kamp, "Hollanda hükümeti ve şirketlerinin Geert Wilders’la bir ilgisi olmadığını gösterdiğimizi ve bu konuda Suudi yetkilileri ikna etmiş olmayı umuyoruz" diyor.

Tartışmaların odağındaki isim Geert Wilders ise, Suudi yönetimine tepkili. Aşırı sağcı lider, Suudi Arabistan yönetimine karşı eleştirilerini sürdürüyor. Wilders, ekonomik yaptırım kararını "düşünce özgürlüğüne saldırı" olarak görüyor.

Suudi Arabistan'ı, "korkunç bir ülke" diye tanımlayan Wilders, şunları dile getiriyor:

"Suudia Arabistan hala köleliğin olduğu, kadın sürücüleri yasaklayan, uluslararası teörizmin en büyük destekçisidir. Demokrat olan biri bunu kabul edemez. İnsan haklarını hiçe sayıldığı barbar bir ülkeye karşı sessiz kalamayız."

İlgili haberler