Mersinli HDP’li seçmen: İkinci turda parti kimi önerirse

Telif hakkı Sinan Onus

Mersin, bir milyon iki yüz bine yakın seçmeniyle Türkiye’nin ve güney bölgesinin en büyük illeri arasında yer alıyor. Seçmen sayısının çokluğu, özellikle cumhurbaşkanlığı seçimlerinde büyük önem taşıyor.

Büyükşehir belediye başkanlığını yıllardır yöneten CHP, Mart 2014’teki yerel seçimlerde bayrağı MHP’ye devretti. MHP, bu seçimlerde yüzde 32 oy alırken CHP 28,2, AKP 27,89, BDP ise 9,78 oy oranında kaldı.

Akdeniz Belediyesi, seçmen sayısı bakımından Tarsus ve Yenişehir’den sonra Mersin’in üçüncü büyük ilçesi ve BDP, 29,8 oy oranıyla belediyeyi yönetiyor. BDP’nin ilçede en yakın takipçisi CHP 29,6, AKP 24,5, MHP ise 13,9 oy alabildi.

Son yerel seçimlerde HDP’yi tercih eden seçmenin birinci turda ağırlıklı olarak Cumhurbaşkanı adaylarından Selahattin Demirtaş’ı tercih edeceği belirtiliyor. Demirtaş ikinci tura kalamazsa onu tercih eden seçmenin hangi adaya yöneleceği oldukça merak ediliyor.

‘Parti işaret etmezse sandığa gitmeyiz’

Cihazınızda ses/video gösterim programı bulunamadı

Mersin’de bu sorunun yanıtını bulmak için ilk durağım HDP’li seçmenin Akdeniz Belediyesi sınırları içinde yoğun olarak yaşadığı Özgürlük, Çilek ve Çay mahalleleri oluyor.

Bir kahvehanenin bahçesinde gazete okuyan Mustafa Yalçın’la tanışıyoruz.

Yalçın, yerel seçimde BDP’ye oy verdiğini, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise adaylardan Selahattin Demirtaş’ı tercih edeceğini ifade ediyor.

Demirtaş ikinci tura kalamazsa tercihinin Ekmeleddin İhsanoğlu ve Recep Tayyip Erdoğan arasında kimden yana olabileceğini soruyorum.

Önce sandığa gitmeyeceğini kaydediyor. Ardından “Parti birini işaret ederse olur ama başka türlü kesinlikle oy kullanmam. Mümkünatı yok ama olursa partinin yanındayız” diyor.

Yalçın’la sohbetimiz sırasında masamıza gelen Mehmet Yağmur da BDP-HDP’li seçmenlerden. Aynı soruyu ona da yöneltiyorum. Yağmur, önce “Allah’a kalmış bir şey” diye yanıt veriyor. ‘Parti birini işaret ederse’ diye soruyorum, “O zaman değişir” diyor.

Kadınlar: ‘Aklımıza yatarsa’

Kahvenin biraz ilerisinde arabasını yıkayan Mahir Tarhan da işini bitirip masamıza geliyor. O da aynı cümleyi kuruyor ve “Bizim yolumuz belli, BDP’den başkasına yok” diyor.

Telif hakkı Sinan Onus

Kahvehaneden ayrılıp ara sokaklara giriyorum. Konuşmaları için ikna etmem biraz zor oluyor ama BDP-HDP’li kadın seçmenlerle sohbete başlıyoruz. Türkçeyi zor konuşan Neriman Sakin, Demirtaş olmazsa adaylardan başka kimseyi tercih etmeyeceğini söylüyor.

Evlerinin balkonuna Demirtaş’ın fotoğrafını asan Rezzan Cide, Berivan Karakuş ve Özlem Cide’yi de konuşmak için zor ikna ediyorum. Çekindikleri için kapının önüne çıkmak istemiyorlar. Evlerine davet ediyorlar.

İlk turda Demirtaş’ı tercih edeceklerini, Demirtaş ikinci tura kalamazsa oy kullanmayı düşünmediklerini söylüyorlar. ‘Parti önerirse’ diye sorunca üçü de “Parti önerirse ve aklımıza yatarsa tabii verebiliriz” diyorlar.

Bu kez, ‘parti Erdoğan’ı önerirse’ diye soruyorum. Sadece Rezzan Cide “Erdoğan’a vermem” yanıtını veriyor.

Romanlar: Tercihimiz Erdoğan

Mersin’de Turgut Reis, Alsancak ve Barış mahalelerinde 6 bin civarında, şehrin genelinde ise 20-25 bin civarında Roman olarak adlandırılan vatandaşın yaşadığı tahmin ediliyor.

Peki, Mersinli Romanlar, seçimlerde hangi partiyi tercih ediyor?

Bu soruyu, Turgut Reis Mahallesi bölgesinde yol kenarlarında davullarını dizerek müşteri bekleyen Romanlara soruyorum. Önce konuşmakta biraz çekiniyorlar. Mersin Romanlar Sosyal Kültür ve Dayanışma Derneği’ne gitmemi ve onlardan “izin” almamı istiyorlar.

Gösterdikleri sokağa yöneliyorum ancak derneğe gitmeden önce Romanların “bağımsız” görüşünü öğrenmek istiyorum.

Dernek binasının arka sokağında bir kahvehane önünde oturan Romanlara konuk oluyorum. Uzun ikna çabalarım sonrası Hasan Nurbel’i ikna ediyorum. Kime oy verdiğini soruyorum.

Nurbel, “Bizim burada Roman Derneği’nde konuşuyorlardı, MHP’ye verdik” diyor ve “Topluca karar alındığını” aktarıyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise “dürüst, çalışkan” olduğunu savunduğu adaylardan Recep Tayyip Erdoğan’ı düşündüğünü belirtiyor. Devletin, Roman derneklerine erzak benzeri yardımlar yaptığını, kendisinin de bu yardımlardan faydalandığını belirtiyor.

Ferit Dar ise son yerel seçimde AKP’ye oy verdiğini, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de tercihinin Erdoğan’dan yana olacağını ifade ediyor.

Sosyal yardım alıp almadığını soruyorum. Şahsının önemli olmadığını ileri sürüyor ve “Artık hastane kuyrukları yok. Benim gibi adam ücretsiz ilacını alabiliyor. Bana bunu yapıyorsa başka insanlara neler yapmıyordur” diyor.

Bana önce bir darbuka resitali veren Cemil Arkadaş da son yerel seçimde AKP’ye oy verdiğini belirtiyor. Erdoğan’ın kendilerine okullarda iş imkânı sağladığını vurguluyor ve teşekkür ederek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu nedenle Erdoğan’ı tercih edeceğini aktarıyor.

Cihazınızda ses/video gösterim programı bulunamadı

‘Roman kadını olmak’

Kahvenin olduğu sokaktan ayrılıp bir arka sokağa giriyorum. Ayağı sakat olduğu için sokağa çıkamayan Gülseren Ayar’ın evine konuk oluyorum. Roman kadını olmanın zorluklarını soruyorum.

Ayar, “Fakirlik. 8 çocuğun anasıyım, ben bakıyorum. Başımdaki koca, koca değil. Kiramı, elektriğimi, suyumu ben ödüyorum” diyor.

Tüm giderlerini devletten üç ayda bir aldığı sakat maaşıyla karşıladığını ifade ediyor. Eşinin, çöplerden kâğıt benzeri atık maddeler topladığını ama eve gelmediği gibi, para da getirmediğini aktarıyor.

Yerel seçimde AKP’ye oy verdiğini söylüyor. ‘Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kimi tercih edeceksiniz’ diye soruyorum. İsimleri karıştırıyor. Kızları, “Başbakan, başbakan” diyor, o da onaylıyor.

‘Devletten aldığı yardım oyunun rengini belirliyor mu?’ diye sorduğum Ayar, “Hayır” diye yanıt veriyor ancak “Bu evde onun verdiği yardım sayesinde oturuyorum. Çünkü o, bana maaş bağladı. Allah ondan razı olsun” diye devam ediyor.

‘Her partiye eşit mesafedeyiz’

Ara sokaklarda gezerken AKP Mersin İl Başkanı ve beraberindeki heyetin, Mersin Romanlar Sosyal Kültür ve Dayanışma Derneği’ni ziyaret ettiğini haber alıyorum. Yönümü derneğe çeviriyorum. Ben derneğe girerken partililerle dernek kapısında rastlaşıyorum. Dernek Başkanı İsmail Nurbel ile de burada tanışıyorum.

Nurbel, Mersin’deki Romanların bir değişim içinde olduğunu belirtiyor. Müzik alanındaki kabiliyetlerini okullara taşıdıklarını söylüyor ve “Çocuklarımızı buralara yönlendirdik ve çok başarılı sonuçlar alıyoruz. Çocuklarımız artık diplomalı müzisyen, öğretmen olacaklar ve geçmiş dönemdeki müzisyenlerden hayat şartları açısından daha kaliteli yaşayacaklar” diyor.

Mersin’deki Romanların devletten sosyal yardım alıp almadığını sorduğum Nurbel, “Bunu bir tek bize değil, genele veriyorlar. Geçmişte oradan çok faydalanmadık. Yeni yeni bir şeyler yapmaya çalışıyoruz” diye yanıtlıyor.

Sokaktaki Romanların, seçimlerde yardım nedeniyle derneğin oyları yönlendirip yönlendirmediğimi sorduğum İsmail Nurbel, bu iddiaları kabul etmiyor. “Biz, parti gözetmiyoruz. Bütün partiler bizim partimizdir” ifadesini kullanıyor.

İlgili haberler