Brezilya'da seçim ikinci tura kaldı

Telif hakkı Reuters

Brezilya'da Devlet Başkanlığı seçimlerinin ilk turundan galip bir isim çıkmadı. Şu anki Devlet Başkanı Dilma Rousseff resmi olmayan ilk sonuçlara göre oyların yüzde 41'ini alarak en çok oy toplayan aday olsa da, yüzde 50'ye ulaşamadığı için seçimin galibi ikinci turda belli olacak.

İlk tur seçiminde ikinci sırada ise oyların yüzde 35'ini alan sosyal demokrat aday Aecio Neves yer aldı.

Yaklaşık 142 milyon kişinin oy kullandığı ve katılım oranının yüzde 80'e çıktığı seçimde yeşillerin adayı Marina Silva'nın oyları yüzde 22'de kaldı.

Brezilya'nın demokrasi tarihinde gördüğü en çekişmeli seçimlerden birisinde yarış sosyalist parti lideri Eduardo Campos'un bir uçak kazasında ölmesiyle tüm seçim kampanyalarının seyri değişmişti.

Kaza öncesinde seçimi ilk turda kazanacağı tahmin edilen Rousseff'in anketlerde oy kaybettiği görülmüştü.

Yine de yapılan yorumlar ilk tur seçim sonuçlarının tüm eleştirilere karşın Rousseff'e olan desteğin sürdüğü yönündeydi.

Özellikle Brezilya 2014 Dünya Kupası nedeniyle sokak protestolarıyla karşı karşıya kalan Rousseff, ülkesinin uluslararası otoritelerce 'başarılı' bir Dünya Kupası organizasyonu gerçekleştirmesini sağladı.

Seçime giderken en önemli kozu ekonomi olan Rousseff'in başkanlık döneminde Brezilya'da işsizlik yüzde 5'in altına inmiş, asgari ücret artırılmış ve açlık sınırındaki Brezilyalıların sayısı azaltılmıştı.

Ekonomi ana gündem olmaya devam ediyor

Seçimlerin ilk turunun ardından yavaşlayan ekonomik büyümeye tekrar ivme kazandırmayı vaad eden Dilma Rousseff ve Aecio Neves çok farklı ekonomi politikalarıyla halkın karşısına çıkıyor.

Neves, iş ve yatırım dünyası dosu bir ekonomi planından bahsederken Rousseff, gerektiği zaman devlet müdahalesini savunuyor.

Rio de Janerio'da bulunan BBC muhabiri Wyre Davies, ikinci turda adayların bibirlerinekarşı söylemlerini daha da sert hale getirebileceğini ifade ediyor.

İlk turda da Rousseff Neves'i 'özelleştirme yanlısı bir kapitalist' olarak nitelereken, Neves de rakibi için 'kamu harcamalarını sürekli artıran idealist bir sosyalist' olmakla eleştiriyordu.

İlgili haberler