Türkiye ve Rusya: Hassas dengeler üzerinde işbirliği

Telif hakkı Getty

1 Aralık'ta Ankara'ya gelecek olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Recep Tayyip Erdoğan'ı Cumhurbaşkanlığı makamında ziyaret eden ilk liderlerden birisi olacak.

Putin'in ziyareti öncesinde iki ülke arasındaki ticari ilişkiler son yılların en iyi seviyesine ulaşmış durumda.

Kremlin'in Ukrayna politikası nedeniyle Avrupa Birliği (AB) ve ABD bir dizi yaptırımı devreye sokmuş durumda. Rusya ise yaptırımlara karşılık olarak AB'den yaş meyve-sebze alımını durdurdu.

Avrupa'dan yılda 11 milyar euro yaş meyve ve sebze ithal eden Rusya şimdi bu ihtiyacının önemli bir kısmını Türkiye'den karşılıyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) açıkladığı son verilere göre Rusya'ya yaş meyve-sebze ihracatı Ekim ayında yıllık bazda yüzde 57 artarak 1 milyar doları aştı.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Rusya İş Konseyi Onursal Başkanı Turgut Gür, "Şimdi bile Rusya'nın gümrük temsilcileri Türkiye'de. Alacakları malları Türkiye'de denetleyip Rusya'da gümrükte bekleme süresini azaltıyorlar" diyor.

Telif hakkı BBC World Service

Orta Doğu'da yaşanan sorunlar nedeniyle Türkiye'nin, Ukrayna krizi nedeniyle de Rusya'nın ticaret pazarlarının daralması iki ülkeyi ticari işbirliğine yaklaştırıyor.

Ancak şu ana kadar Türkiye'nin Rusya'ya ihracatındaki iyileşme sebze-meyve kaleminin dışına çıkamadı. TİM verilerine göre yılbaşından bu yana Rusya'ya yapılan ihracatta yıllık bazda yüzde 13'lük düşüş var.

Turgut Gür'e göre Putin'in de ziyaretinin etkisiyle Türkiye'nin ihracatında artış gözlenebilir.

Siyasi anlaşmazlıklar ne olacak?

İki ülke her ne kadar ticari anlamda ilişkilere aynı pencereden baksa da, siyasi tarafta Ankara ve Moskova'nın duruşları aynı uyumu göstermiyor.

Kremlin Suriye'de Beşar Esad rejiminin en önemli savunucularından birisi. Ankara ise, Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) sonunun ancak Esad'ın devrilmesiyle getirilebileceğini savunuyor.

Azerbaycan ve Ermenistan arasında tırmanan gerilimde de, Putin'in duruşu Ankara'nın tersine Ermenistan'a daha yakın olarak yorumlanıyor.

Siyaset-ticaret ayrımı

Ankara merkezli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Avrasya Uzmanı Kerim Has, tarafların ticari ilişkileri siyasi duruşlarından ayrı tutarak geliştirdiğini söylüyor.

"Ülkeler ikili ticari ilişkileri farklı bir konu olarak ele alıyor. Siyasi sorunlara çözüm arayışındansa ekonomik işbirliğine odaklanıyorlar" diyen Has, bu yaklaşımı Türkiye-Rusya ilişkileri arasındaki en zayıf halka olarak tanımlıyor ve şöyle devam ediyor:

"Ticari ilişkiler son 10 yılda çok gelişse de bunun bölgesel krizler karşısında siyasi işbirliğine dönüştüğünü göremiyoruz."

DEİK'ten Turgut Gür'e göre ise belki de siyaset-ticaret ayrımının yapılması daha olumlu.

"Türkiye'nin Rusya'ya yaptırım uygulamaması ve ticaretini artırması Avrupa'nın gözünden kaçmıyor. Gönül koyuyorlar. Olabilir. Ama sonuçta Rusya OECD'ye (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) aday bir ülke ve Türkiye de OECD ile bağlantılı tüm ülkelerle ticaret yapıyor" diyen Gür, siyaset-ticaret ayrımı sayesinde Türkiye'nin NATO üyeliğinin de ikili ilişkilere zarar vermediği görüşünde.

Gür, "NATO doğası itibariyle siyasi bir oluşum. Ekonomik kararlar üzerinde herhangi bir etkisi yok" diyor.

Rusya'nın NATO endişesi

Telif hakkı BBC World Service

Ancak USAK'tan Kerim Has'a göre Rusya ve Türkiye'nin işbirliğini bir adım öteye taşıması için siyasi sorunları gözardı etmekten vazgeçmesi gerektiğini savunuyor.

Türkiye'nin Rusya ve NATO arasında bir arabulucu dahi olabileceğini söyleyen Has'a göre yeni fırsatlar ancak mevcut sorunlarla yüzleşilirse ortaya çıkabilir:

"NATO ve Rusya ortak bir dil geliştiremiyor. Şimdi Rusya NATO'ya alternatif olarak Kollektif Güvenlik Anlaşması Örgütü ile nüfuzunu artırmak istiyor. Oysa Türkiye NATO ve Rusya arasında bir köprü görevi görebilir."

İlgili haberler