21 Kasım İngiltere basın özeti

Telif hakkı BBC World Service

Guardian başyazılarından birini İran'ın nükleer programıyla ilgili olarak Viyana'da yapılan müzakerelere ayırmış. Gazete "İran'ın lider kadrosu hayatta bir kez gelen bu anlaşma fırsatını kaçırmamalı" diyor.

İran nükleer krizinin sıklıkla "Groundhog Day- Bugün aslında dündü" filmine benzediğini söyleyen gazete Tahran yönetiminin Batı'yla ilişkilerini "meydan okuma- müzakereler ve yeniden meydan okuma" diyerek özetliyor. Yazı şöyle devam ediyor;

"Ama yine de Amerikan Dışişleri Bakanı John Kerry uzlaşma için belirlenen son süre olan Pazartesi geceyarısından önce uzlaşma için çaba harcamak üzere Viyana'ya uçarken, bu artık bardağı taşıran son nokta olabilir. Barack Obama'nın görevdeki son iki yılına girerken büyük bir diplomatik başarı istediği açık. Uzlaşma şansı az olsa da var. En nihayetinde İranlı liderlerin bunun bir kuşakta bir kez gelecek bir öneri olduğunu görüp görmemelerine bağlı"

İran'la görüşmeler sürmeli

Guardian Pazartesi gece yarısına kadar uzlaşma sağlanamasa bile görüşmelerin sürmesinden yana. Gazete "Çünkü müzakerelerin kesilmesi çok daha kötü olur." diyor ve şöyle devam ediyor

"Uluslararası toplum bu noktaya gelmek için çok uğraştı. Büyük kusurları olsa da ambargoların İran'ın masaya oturmasına katkı yaptığı açık. Sonunda İran Cumhurbaşkanı Ruhani ve Dini Lider Hamaney rejimin istikrarı ve uluslararası normalleşmenin nükleer bombaya sahip olma ihtimaline tutunmaktan ve bununla birlikte gelen parya ülke statüsünden daha iyi olup olmadığına karar vermeli,"

İşlerindan olan İsrailli Araplar

Independent Kudüs'te düzenlenen sinagog saldırısından sonra İsrail'in Aşkelon kenti Belediye Başkanı Itamar Şimoni'nin "güvenlik" gerekçesiyle 30 İsrail vatandaşı Arap'ın işlerini askıya aldığını yazıyor. Gazete Şimoni'nin bu hamlesinin ardından "ırkçılık" suçlamalarıyla karşılaştığını belirtiyor.

Kararı Facebook sayfasından duyuran Şimoni'nin belediyenin sığınak inşaatında çalışan İsrailli Arap'ın işlerinin "ikinci bir talimata kadar" askıya alındığını söylüyor. Şimoni ayrıca İsralli Araplar'ın çalıştığı inşaatların yakınlarında bulunan 40 anaokuluna silahlı muhafızlar yerleştireceğini belirtiyor.

İsrail Eşit İstihdam Komisyonu Başkanı Tziona Koenig-Yeir ise Şimoni'nin bu kararlarıyla yasaları çiğnediğini söylüyor. Komisyonun açıklamasında ayrıca sinagog saldırısından sonra azımsanamayacak miktarda İsrailli işverenin Arap çalışanlarının işlerine son verdiği ya da vermek istediği vurgulanıyor.

'İsrail-Ürdün doğalgaz anlaşması tehlikede'

Financial Times ise sinagog saldırısıyla zirve yapan bölgedeki gerilimin İsrail ve Ürdün arasında yapılması planlanan doğalgaz anlaşmasını tehdit ettiğini yazıyor. Gazete, Ürdün'ün İsrail'den 15 yılda 15 milyar dolarlık doğalgaz almasını öngören anlaşmaya Ürdün'de muhalefetin arttığını ve yetkililerin gerilimin anlaşmayı geciktirmesi hatta rafa kaldırmasından korktuğunu yazıyor.

Financial Times İsrail güvenlik güçlerinin Haremüşşerif'te Yahudiler'in ibadet etmesi yasağının kaldırılması için yapılan hamlelere kızan Filistinli eylemcileri bastırmak için El Aksa Camii'negirmesinden sonra Ürdün'ün İsrail'deki büyükelçisini geri çağırdığını hatırlatıyor. Gazete 20 yıl önce iki ülkenin barış anlaşması imzalamasından sonra Ürdün'ün ilk kez böyle bir adım attığını da vurguluyor.

Sarkozy'nin AB çıkışı

Times'ta Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicloas Sarkozy'nin Avrupa Birliği çıkışı haberleştirilmiş. Sarkozy Avrupa Birliği'nin yetkilerinin yarısını üye ülkelere devretmemesi durumunda parçalanacağı uyarısında bulunuyor.

Muhalefetteki UMP Partisi'nin liderliğini geri almak için kampanya başlatan Sarkozy'nin Alman sınırındaki Mulhouse kentinde konuşurken internete konulan açıklamasında "Vatandaşların hayatının tüm yönlerine karışmak yerine AB sadece sanayi, tarım, rekabet, ticaret, müzakereler enerji ve araştırmayla uğraşmalı" dediği belirtiliyor.

Sarkozy'nin iki bin taraftarına yaptığı konuşmadaysa özellikle Schengen politikasını eleştirdiği söyleniyor. Habere göre Sarkozy, "Artık AB'de bazı şeylerin içeriden değiştirilebileceğine inanmıyorum. Boş koltuk politikasını uygulamalıyız" diyor.

Eski Fransa Cumhurbaşkanlarından Charles De Gaulle'ün 1965'te Avrupa Komisyonu'nun uluslararüstü bir otorite kurma çalışmalarını protesto etmek için Avrupa'daki diplomatik faaliyetlerini boykot etmesi "boş koltuk politikası" olarak anılıyor.

Yalan ifadeyle çalınan 39 yıl

Independent'ta Amerika Birleşik Devletleri'nde yalan ifade veren bir tanık yüzünden 39 yıl hapis yatan Rick Jackson'ın özgürlüğüne kavuştuğu yazıyor.

Habere göre şu anda 59 yaşında olan Ricky Jackson ve iki kardeş 1975'te Cleveland kentinde posta havalesini tahsil eden bir kişiyi öldürmekten hüküm giydi. Savcılığın tek görgü tanığı 12 yaşındaki bir çocuktu ve jüri bu tanıklığa dayanarak zanlıları suçlu buldu.

Şimdi 51 yaşında olan görgü tanığı Eddie Vernon yıllar sonra aslında saldırıyı hiç görmediğini ve polisin baskısıyla bu ifadeyi verdiğini söyledi. Vernon, polisin istediği ifadeyi vermemesi durumunda ailesini tutuklama tehdidinde bulunduğunu anlattı.

Haberde ayrıca Ricky Jackson'ın beraat kararının ardından telefonla ailesini arayıp "Artık bitti" diye bağırdığı kaydediliyor.

İlgili haberler