HDP'li Kürkçü: 10 madde silah bırakma çağrısının önünde

Telif hakkı AFP

PKK'nın İmralı'daki lideri Abdullah Öcalan örgütü "silahlı mücadeleyi bırakma temelinde stratejik ve tarihi karar vermek için PKK'yı bahar aylarında olağanüstü kongreyi toplamaya davet etti.

Öcalan'ın çağrısı HDP heyeti ve Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'ın ortak açıklamalarıyla duyuruldu.

Çözüm sürecinde ilk defa ortak basın toplantısı düzenleyen taraflar, tarihi bir karar sürecinin aşamasında olduklarını söylediler.

Toplantıya dün İmralı'da PKK lideri ile görüşen HDP heyetinden Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken ile HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder katıldı. İçişleri Bakanı Efkan Ala ve Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan da toplantıdaydı.

Ortak açıklamada çözüm süreci başlıklarının 10 madde olarak belirlendiği söylendi.

Bu 10 başlıkta demokratik siyaset, çözüm sürecinin sosyo-ekonomik ve güvenlik boyutu, kadın, kültür ve ekolojik sorunlar ile kimlik kavramı gibi konular yer aldı. Son başlık ise "Tüm bu demokratik hamle ve dönüşümleri içselleştirmeyi hedefleyen yeni bir anayasa" oldu.

HDP'li Ertuğrul Kürkçü ise, "Bugün gördüğüm kadarıyla yorumcuların vurguyu kaydırdığı yer PKK'nin silah bırakacağı yönünde. Fakat ben metnin vurgusunun bu olmadığını düşünüyorum. Burada doğrudan doğruya Öcalan'ın gidişatında birinci dereceden etkili olması söz konusu olmayan bir kongre iradesine çağrı yapılıyor'' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, açıklama ve önerileri değerlendirirken, "Silahı bırakması gereken bölücü terör örgütünün mensuplarıdır. Güvenlik güçleri silah bırakmaz." diye konuştu.

Erdoğan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın "Hükümet zerre umut vermiyor" sözleri hatırlatılınca, İmralı'nın mesajlarını aktaran HDP'lilerle partinin üst yönetimi arasındaki farklılıklara dikkat çekti.

Erdoğan, "Adeta bir ikili görüntü sözkonusu. Yalçın beyle (Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan) birlikte açıklama yapanların açıklamaları farklı, eşbaşkanın açıklaması farklı, İmralı'ya gidenlerin açıklaması farklı, eşbaşkanın açıklaması farklı. Burada iki maymun oynanıyor, bunların oturmuş bir ilkesi yok. Burada hükümetin değil, onların kendini çek etmesi gerekir." dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu ise, ''Çözüm sürecinin yeni bir aşamaya geldiğini, demokratik siyasetin önünün açıldığını söyleyen Davutoğlu, "artık gençlerimiz dağlarda ya da sokaklarda karşı karşıya gelmeyecektir" dedi.

VİDEO: Diyarbakır sokakları iyimser

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, HDP heyeti ile yaptığı ortak açıklamanın ardından Twitter hesabından şu mesajları paylaştı:

"Çözüm Sürecinde gelinen aşama hayırlı olsun"

"Sürece katkıda bulunan, taşın altına elini koyan herkese teşekkür ediyorum"

"Türkiye Cumhuriyeti devleti sorunlarını çözebilecek özgüvene ve demokratik kapasiteye sahiptir."

Hükümetle ortak açıklamada Öcalan'ın mesajını aktaran HDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder, "Süreçte gelinen aşamaya ilişkin Öcalan'ın temel belirlemesi de şudur: Bu 30 yıllık çatışma sürecini kalıcı barışa götürürken, demokratik bir çözüme ulaşmak temel hedefimizdir. Asgari müştereğin sağlandığı ilkelerde silahlı mücadeleyi bırakma temelinde stratejik ve tarihi kararı vermek için PKK'yı bahar aylarında olağanüstü kongreyi toplamaya davet ediyorum. Bu davet, silahlı mücadelenin yerini demokratik siyasetin almasına yönelik tarihi bir niyet beyanıdır" dedi.

'10 madde ve müzakere çerçevesi öne çıkmalı'

Öcalan'ın açıklamasını BBC Türkçe'ye değerlendiren HDP Mersin milletvekili Ertuğrul Kürkçü, çağrının dikkat çekici kısmının PKK Kongresi'ne yapılan silah bırakma gündemiyle toplanma bölümünün değil 10 maddelik beyan olduğunu söyledi.

Kürkçü, "Bugün gördüğüm kadarıyla yorumcuların vurguyu kaydırdığı yer PKK'nin silah bırakacağı yönünde. Fakat ben metnin vurgusunun bu olmadığını düşünüyorum. Burada doğrudan doğruya Öcalan'ın gidişatında birinci dereceden etkili olması söz konusu olmayan bir kongre iradesine çağrı yapılıyor. Bu metindeki fikirleri ve hedefleri müzakere ederek bir karara varması isteniyor. Bu müzakerenin o zeminlerde nasıl yapılacağı ve ne karara varılacağını göreceğiz" dedi.

HDP vekili, PKK Kongresi'nin bunu bir tartışma ve müzakere sürecinden geçerek değerlendireceğini vurguladı. Kürkçü, "Bence bu çağrısının kongreye yönelik yönünden çok bu demokratizasyon, barış ve müzakere konusunda 10 temel talebi ve müzakere çerçevesinin öne çıkmasını tercih ederim" ifadelerini kullandı.

HDP eş genel başkanı Selahattin Demirtaş da, ''Ortak açıklamayı önemli bir çağrı'' olarak gördüğünü belirtirken, şunları söyledi:

''Türkiye'de müzakelerelin sağlıklı noktaya gelmesinde önemli gördüğümüz bir çağrıydı. Bu müzakerelerin başlaması ve Türkiye'de demokratikleşme, özgürlüklerin gelişmesi, kalıcı barış sağlanması konusunda kritik bir aşamaya gelinmiş oldu.Silahsızlanma, ateşkes gibi durumlar konuşuluyor geliyorsa bu AKP'nin lütfu değildir, barış isteyenlerin çabasıdır. Bu hükümeti kurtarma operasyonu da değil, lütfu da değil. Barışa uzaklaşacağım diye çalışmıyoruz, Barışı çok arzuluyoruz. Hükümet yürüttüğü politikayla, zerre kadar umut vermiyor, barışa yaklaşmıyor."

'Sorun çözülmeden silah bırakılacak demek demagoji'

KCK yöneticilerinden Mustafa Karasu açıklamayı değerlendirirken, ''AKP hükümeti önderliğin ortaya koyduğu 10 başlıkta müzakere edip sorunu çözecek midir, çözmeyecek midir? Bu sorunun cevabı çok önemlidir. Bu sorun çözülmeden PKK silah bırakacak, PKK Kongresini yapıp silah bırakma kararı alacak biçimindeki yaklaşımlar demagojidir, aldatmak ve sorunu çarpıtmaktır. Önder Apo'nun söylediklerini de tersine çevirip hem Önder Apo'ya karşı, hem Özgürlük Hareketi'ne karşı kullanmaktır'' dedi.

CHP: Önemli ve değerli bir açıklama

Açıklamayı BBC Türkçe'ye değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Kürt meselesinin silahla ve şiddetle çözülemeyeceğini belirterek "Bu yönde her adım önemli ve değerlidir" dedi.

Tanrıkulu, CHP olarak sürece desteklerini ve katkı sunma taleplerini şu ifadelerle belirtti:

"Kürt meselesinin güvenlik politikalarıyla çözülmediğini her fırsatta ifade ettik ve ediyoruz. Sürecin başladığı 2013 yılından bu yana hem yöntem hem de içerik önerisinde bulunduk. Hükümet maalesef önerilerimizi bir diyalog başlangıcı olarak kabul etmedi."

'İrade tazelendi'

Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş ise bu açıklamanın "Yeni bir yol haritasının ortaya konacağını gösterdiğini" söylüyor.

Öcalan'ın çağrısına dair fikrini sorduğumuz Öneş, "Ortak açıklamanın dili, ortaya konulan ortak görüşler nitelikli demokratikleşme adımlarını ortaya çıkardığına göre hükümetin, bu paketi yeniden ele alma ve muhalefetle birlikte asgari müştereklerde bir ortak noktayı geliştirme gibi bir durumu ortaya çıkartmakta. Hükümetin, böylesine bir yeni adım atması sanıyorum ki bu açıklamanın gelişimi bakımından da önem kazanıyor" diyor.

Ancak henüz her şeyin bitmediğini ve sürecin zorlu olduğunu hatırlayan eski MİT müsteşar yardımcısı, "Ancak bu sürecin ilerletilmesi konusunda yeni bir irade tazelenmiştir" değerlendirmesinde bulunuyor.

İç Güvenlik Paketi'ni etkiler mi?

Ancak gözlemciler, Öcalan'ın açıklaması ve öneri listesiyle hükümetin TBMM'den geçirmeye çalıştığı iç güvenlik yasa tasarısının çeliştiğine dikkat çekiyor.

Gazeteci Murat Yetkin, açıklamanın İç Güvenlik Paketi konusunda etkili olabileceğini öne sürdü ve "İç Güvenlik Paketi'nin en azından özgürlükleri kısıtlayıcı maddelerinin hükümetçe geri çekilmesinin gözleneceği, bunun PKK'nın kongre kararını da etkileyebileceği anlaşılıyor."

HDP milletvekili Ertuğrul Kürkçü de, bu açıklamanın "İç Güvenlik Paketi'nin ölümü" anlamına geldiğini savundu. Kürkçü, şu değerlendirmede bulundu:

"İç güvenlik paketinin derhal masadan kaldırılması gerekir. Bugünkü bu açıklama iç güvenlik paketinin ölümü demek değilse, daha hala başımızda çok dert var demektir."

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ise Türkiye'nin "demokratik bir ortamda barışa ihtiyacı olduğunu" belirtti ve hükümetin bu konuda samimiyse İç Güvenlik Paketi'ni geri çekmesi gerektiğini söyledi.

Eski Cizre Belediye Başkanı Haşim Haşimi ise İç Güvenlik Paketi konusunda İmralı ve Kandil'in ikna edildiği yorumunda bulundu:

"İç Güvenlik paketiyle ilgili muhalefet kendi görüşünü ortaya koyacak. 'Şu, şu maddeler geçti, geçmedi' sebebiyle belki yine birtakım gerilimlere sebebiyet verir ama netice itibariyle bu süreç yürüyecek. Gerek İmralı, gerek Kandil, bu konuları tartışmışlardır ve ikna edilmişlerdir diye tahmin ediyorum.

Benzer bir değerlendirme eski Cizre belediye başkanı Haşim Haşimi'den geliyor. BBC Türkçe'ye konuşan Haşimi, "Birkaç aydır yapılan açıklamalar sebebiyle bir kriz varmış gibi görünüyordu. Bugün, bu açıklamayla bu krizlerin aşıldığı görülüyor. Bu da bana göre, yeni bir aşamadır" diyor.

Haşimi, bu sefer gösterilen iradenin eskisinden farklı olduğunu ileri sürüyor ve "10-15 yıl önce yine silah bırakma olmuştu ama en ufak bir provokasyon süreci allak bullak ediyor, sonlandırabiliyordu. Bu saatten sonra böyle bir şeyin olacağını tahmin etmiyorum." ifadelerini kullanıyor.

İlgili haberler