AKP Sosyal Medya Merkezi'nde bir gün

Maslak'ta bir iş merkezindeyim; girişte ilk karşıma çıkan Dijital Ofis'in logosu.

Uzun bir koridoru geçerken yanımdaki duvarda boydan boya büyük harflerle #OnlarKonuşurAkPartiYapar etiketi, yaygın kullanımıyla 'hashtag'i yazılı.

''Burası kampanya merkezi'' diyor Gökhan Yücel, Yeni Türkiye Dijital Ofisi'nin direktörü.

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin sosyal medya merkezi olarak tasarlanan bu ofis, 180 kişi için geniş ve gayet ferah görünüyor.

Tahtaya o günün miting programına dair bilgiler ve kullanılacak 'hashtag' not edilmiş.

Proje koordinatörü, beni günlük rutinin başladığı toplantı odasına davet ediyor.

Çalışanlar 45'er kişilik dört birime ayrılmış: İçerik oluşturma, etkileşim, dinleme ve sahayla iletişim birimleri.

"Bu ekiplerin görevleri tanımlanmıştır -ki o da dijitale uygun içerik üretmektir- ve dışına çıkamazlar" diyor Yücel, ofiste kişisel hesaplarla değil, sadece kurumsal hesaplarla çalışıldığının da altını çiziyor.

Image caption Çift vardiyalı çalışan 180 kişi kurumsal hesapları yönetiyor, rakipleri izliyor, sahayla iletişim kuruyor.

'Eskiden ev ev dolaşırdık, şimdi hesap hesap dolaşıyoruz'

Peki neden böyle bir projeye ihtiyaç duyuldu?

Bunda 'troll' ifadesinin partiyle çok fazla bağdaştırılmaya başlanmasının etkili olduğunu söylüyor Yücel, "Genel Merkez dışında, merkezin ismini kullanarak sosyal medyada paylaşım yapılması Ak Parti'nin dikkatini çekti" diye devam ediyor.

Ofisin açılışı da bazı medya kuruluşlarında ''Aktroller açığa çıktı'' haberleriyle verilmişti.

Yeni Türkiye Dijital Ofisi'nde ise "troll' ifadesi konusunda hassasiyet yoğun. Yücel, '''Çalışanlar, artık ne demekse- troll'lükle ilgisi olmayan insanlardır" diyor.

Açılışı yapan Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay da merkezi 'bir ilk' olarak nitelerken, Aktroll meselesine "Burada Aktroll diye bir kadro yoktur. Aktroll efsanesi bitmiştir" sözleriyle nokta koymak istediğini de açıkça ifade etmişti.

Gökhan Yücel, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin içinde doğduğu siyasi hareketin kapı kapı dolaşarak kampanya yürütme geleneğine işaret ederken, "Eskiden ev ev dolaşırdınız, şimdi hesap hesap dolaşıp, analiz edip, dijital anlamda profilleme, hedefleme kullanıp icraatımızı, vaatlerimizi, özellikle Yeni Türkiye'nin ne olduğunu kitlelere anlatabiliyoruz" diyor.

Zaten sosyal medya hesapları aktif olan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bu hesapları tek bir çatı altında toplamanın nedeni ise, 'profesyonelleştirmek ve kurumsallaştırmak'.

Yabancı bir danışmanlık hizmeti almadıklarını, ''Tamamen yerli ve çok organik olduklarını' söylüyor Yücel.

'#BirlikteDahaGüçlüBurdur'

Peki ofiste bir gün nasıl geçiyor?

Gün gündem toplantısıyla başlıyormuş.

Yücel, "Bir gün öncesinin dinleme raporlarını okuyoruz. Özellikle tek hashtag, #OnlarKonuşurAKPartiYapar üzerinden iletişimimizi kurduk; 1,3 milyondan fazla Twit atıldı. Bu Twitler organik, bizim kurguladığımız içerikler. Linkler, resimler, infografikler, video grafikler var" diyor.

Toplantılarda, 25 günlük kampanya programı ve haftalık program, genel strateji ışığında konuşuluyor.

Her gün ayrı bir miting 'hashtag'i kullanılıyor.

Örneğin Salı günü #BirlikteDahaGüçlüBurdur 'hashtag'i içeriklere yansıtılıyor. Davutoğlu, o gün Burdur'da miting yapmıştı çünkü.

Günün mitingleri özelinde içerik hazırlanarak sahaya iletiliyor.

O ilin önemli konuları esas alınıyor. Nitekim bir il için 19 başlık çıkarılmış geçenlerde.

Geçen hafta da anneler günü projesi için Davutoğlu'nun hayatını anlattığı bir film ve #kocamanyureklianneme hashtag'i oluşturulmuş.

"O hashtag'e sadece Ak Parti seçmeni değil Türkiye'nin her yerinden, her görüşe sahip insanlar katılımda bulundu. Etkileşimi 100 binin üstüne çıktı, birçok ünlü isim, fenomen hesap kendi isteğiyle paylaştı" diye konuşuyor Yücel.

Dijital ofisin, diğer hashtagleri ve tartışmaları takip edip bilgilendirdiği ancak önceliğin kendi 'hashtag'leri olduğunu vurguluyor.

'Trending Topic olmak gibi bir derdimiz yok'

Peki Türkiye ve Dünya Gündemi ya da Trending Topicler (TT) kendileri için ne ifade ediyor?

Yücel, "Bizim TT olma gibi bir derdimiz yok, bunu parti içi konuşmalarda da ana değişken olarak değerlendirmedik" diyor ve şöyle devam ediyor:

"Burası, Ak Parti'nin dijital ve sosyal kampanyasının yürütüldüğü, kararların alındığı tek merkezdir. Burada çalışanların hepsi profesyonel, iyi niyetli insanlardır. İnsanları kandırmak, küfür, hakaret etmek, trol tabiri- artık ne demekse- ile ilgisi olmayan insanlardır."

Image caption Gökhan Yücel: "AKP şu ana kadar hep pozitif kampanya ile buraya geldi."

Ekibin gönüllü olarak mı yoksa maaşla mı çalıştığı sorusuna, kaynağın Ak Parti'den geldiğini, sözleşmeli ve maaşlı istihdam edildiği yanıtını verirken, "Çalışanların partili olup olmadığı birinci kriterimiz değildir, önemli olan mahremiyetimize saygı göstermesidir" diyor.

'Aktroller' olarak ifade edilen bazı hesaplar, hakaret etmek ve muhalifleri hedef göstermekle suçlanıyor. Geçen ay bu hesapların bazıları da Twitter tarafından askıya alınmıştı.

Peki, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bu tür 'Aktroll' olarak adlandırılan sosyal medya kullanıcıları konusundaki tavrı ne?

Yücel, bu soruya küfür ve hakaret içeren, başka partilere sataşan "negatif kampanyalarla" ilerlemediklerini, AKP'nin şu ana kadar hep pozitif kampanya ile buraya geldiğini söyleyerek yanıt veriyor ve "Bunlar hep izleniyor, zaten hepimiz takipleşiyoruz. Bu şekilde çalıştığını gördüğümüz bir arkadaşımız bizimle devam edemeyecektir" diyor.

Ekipte sosyologlar da var. Bir toplum mühendisliği, algı yönetimi yaptıkları eleştirilerine de sebep olmayacak mı bu durum?

Yücel bu soruya şöyle yanıt veriyor:

"Siz bize şu anda negatif kampanya yapıyorsunuz, pejoratif yaklaşıyorsunuz. Sosyolog alıyorsak, Türkiye sosyolojisini, siyasal iletişim, seçim dinamiklerini iyi anlaması, pozitif katkı yapması beklediğimiz."

'Mecraları, kitleleri tanımlamak dijitalde mümkün'

'Bilgi ve çalışanların güvenliği' kaygıları nedeniyle merkezin tamamını gezemiyorum, ama toplantı odasında 'strateji ekibinden' üç çalışanla sohbet etmem sağlanıyor.

"Biz gizli bir şey yapmıyoruz ama karalamak isteyenler var, o yüzden isim vermiyoruz. Korktuğumuz için değil" diyorlar.

Bu üç çalışan da sosyal medya ajansı kökenli. Ama burada yaptıkları çalışmanın ajanstakilerden çok da farklı olmadığını düşünüyorlar.

"Ak Parti Türkiye'nin en büyük markası. Kriz yönetimi, risk yönetimi, stratejik çalışmalar, bunları detaylı inceliyoruz. Marka, pazarlama mantığıyla düşünün" derken, 'Ak İcraatı' her mecranın kendi kitlesine özel dijital bir dille anlatmak için projeler geliştirdiklerini söylüyor.

Sosyal medyada 'dili' oluştururken, istatistiklerden yararlandıklarını söylüyor bir ofis çalışanı: 'O kadar çok istatistik var ki. Biz hiçbir şey yapmasak da bize geliyor; olumlu, olumsuz ne konuşulmuş biliyoruz. Belli anahtar kelimeler, isimler var, onlara dair istatistikler geliyor. Milletvekili adayları, rakipler ve kendi adaylarımız, diğer kampanyalar, il, teşkilat kurumsal hesapları hep izleniyor."

Dijital Ofis yöneticileri, 'troll' tartışmalarıyla başladığı yolda bir güvenilirlik sorunları olduğunu düşünmüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Durmak yok, yola devam' sloganına benzer bir yanıtla, "Dinlemeyip yola devam edeceğiz" diyorlar.

Ayrılırken ekranlarda Facebook, Twitter, Instagram gibi platformların açık olduğunu görebiliyorum.

Ekip faaliyetlerini çift vardiyalı olarak sürdürüyor.

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bu hamlesinin miting alanlarına ve sandıklara etkisinin ne olacağını ise zaman, belki de hesaplarımıza düşen gündem ve sosyal medya paylaşımları gösterecek.