Bursa Nilüfer'de AKP'ye eleştiri muhalefete güvensizlik

Telif hakkı Safak Timur

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde yer alan Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, son yıllarda şehrin yükselen cazibe merkezleri arasında.

Sağlı sollu kafeler, restoranlarla bulvar, her iki tarafındaki mahallelerde yaşayanların günün her saatinde vakit geçirdiği, alışveriş yaptığı, dolaşıp birşeyler atıştırdığı merkezlerden.

Bursa'nın 17 ilçesinin 15'inde AKP'li yerel yönetimler hizmet veriyor. Geriye kalan iki ilçe ise CHP'de. Nilüfer onlardan biri.

Kentte son genel seçimlerde toplam 18 milletvekillinden 11'ini AKP, beşini CHP, ikisini ise MHP kazanmış.

CHP 2015 yılı başında yerel basına Bursa'da yedi milletvekilini hedeflediğini söylemiş.

Türkiye genelinde kimin önde gideceğine dair yapılan yorumlarda ise, "AKP; MHP'ye oy kaybeder mi?" sorusu öne çıkıyor.

AKP'ye uzak duran seçmenin ise HDP-MHP-CHP arasında nasıl dağılacağı sorusu akılları kurcalıyor.

TIKLAYIN - BURSA, EMEK: KARADENİZLİ VE KÜRT GÖÇMENİN OYU AKP'YE

'CHP ile MHP arasında gidip geliyorum'

Fatih Sultan Mehmet Bulvarı çevresi, genelde sabit gelirli insanların yaşadığı, mülklerin son yıllarda giderek artan şekilde prim yaptığı, kimsenin zengin olmadığı, ama kimsenin de pek yoksul olmadığı bir semt.

Salı günü öğlen saatlerinde bulvara çıkan ara sokaklarda dolaşıyorum. Liderliğini Doğu Perinçek'in yaptığı Vatan Partisi'nin afişi bir sokağa asılı.

Yakınlarda kuruyemiş dükkanı işleten 32 yaşındaki Batu Zambak'la sohbet etmeye başlıyoruz.

Henüz hangi partiye oy vereceğine karar vermediğini, ama CHP ve MHP arasında gidip geldiğini söylüyor.

"Neden bu iki parti?" sorusuna "Şu anda en güçlü görünen iki parti bunlar, çoğunluğu bozabilirler, diktatörlük zaten geldi de, aksi takdirde önlenemez hale geleceğini düşünüyorum" diyor.

Telif hakkı Safak Timur

Diktatörlüğü tanımlamasını istiyorum. "Birinci sırada yargıya karışması var" diyor. "Demokrasi gitti, (Erdoğan) herşeyi paralelin üzerine attı ki kendileri çıkardılar bunu" diyor.

CHP'nin ekonomi konusundaki vaatlerini ise "Bu tür vaatler boştur" diye değerlendiriyor, "Zamanında Demirel de iki anahtar demişti."

'CHP kafamızı karıştırdı'

Kuruyemişçinin biraz ilerisindeki otobüs durağında soluklanan bir anne-kıza rastlıyorum, önlerinde bir bebek arabası var, alışveriş yapmışlar, arabadaki ufaklık öğle uykusunda.

"Kime oy vereceksiniz, karar verdiniz mi?" diyorum. İkisinin de yüzünde bezgin bir ifade beliriyor, "Kime oy vereceğimizi bilmiyoruz" diyorlar aynı anda.

56 yaşındaki anne Sema Vatansever, "CHP kafamızı karıştırdı" diyerek, anamuhalefet partisini bir seçenek olarak düşündüğünü söylüyor. Hemen ardından ekliyor "Hiçbiri de bir şey yapabilecek gibi durmuyor ya."

Oyların yönüyle ilgili bu kararsızlık ve siyasete yönelik öfkeyle karışık bıkkınlık duygusu, bulvarda rastladığım birçok insanda öne çıkıyor.

Hangi partiye oy vereceklerine karar vermiş olanlar dahi, hemen arkasından söz konusu partiye de aslında güvenmediklerini, liderleri yeterli bulmadıklarını belirtiyorlar.

'Yoga'ya başladık sinir kalmadı'

Anne Vatansever ve 32 yaşındaki kızı Suna, AKP'den bıktıklarını söylüyor.

Bir kültür merkezinde sekreter olarak göre yaptıktan sonra emekli olan anne "Ülkenin 10 yılı boşa geçti" diyor. Suna annesinin eskiden televizyonda haberlerden sonra sinirden ağladığını söylüyor. Anne Vatansever gülerek "Yogaya başladık şimdi sinir kalmadı" diyor.

Vatansever Bursa'da nüfusun ve toplumsal dokunun ayrılmaz bir parçası olan Bulgaristan göçmenlerinin şivesiyle konuşuyor. 1989'da Türkiye'ye yerleştirilen son göçmen dalgasıyla Bursa'ya gelmişler.

Neyden memnun olmadıklarını sorduğumda, "Herşey rahatsız ediyor" diyor anne.

Kızı Suna, arabada uyuyan oğlunu gösteriyor ve "eğitim sistemi" diyor, "Herşey özel oldu, sağlık, eğitim.. İş bulma sorunu" diyor. Anaokullarında Kur'an-ı Kerim dersi verilecek olmasından söz ediyor.

Oğlunun doğumundan önce kimya mühendisi olarak çalışan Suna, doğumdan sonra iyi bir iş bulabileceğine inanmadığı için iş aramaya kalkışmamış.

Geçim sıkıntısı, emekli ve memur maaşları

Emekli ve memur maaşlarının durumu da, bulvarda kime oy verileceğine dair karar vermede rol oynayan faktörlerden bir tanesi.

47 yaşındaki Mehmet, bulvarda kafe işletiyor. Soyadını vermek istemiyor.

Kime oy vereceği konusunda net. "CHP'ye vereceğim" diyor.

Kuruyemişçi Zambak'ın aksine Mehmet, CHP'nin vaatlerini hayata geçirebileceği kanaatinde. "Emekli ve işçiye para lazım ki esnaf da iş yapsın" diyor.

CHP'nin vergisini düzenli ödeyen mükelleflere vergi indirimi yapma vaadi, Mehmet'in doğru bulduğu vaadlerden.

"Benim vergi borcum yok, ama sürekli af geliyor" diyor.

Mehmet, "Bülent Ecevit faktöründen dolayı" geçmişte de CHP'ye oy vermiş. Ancak şu anda CHP'nin lideri olan Kemal Kılıçdaroğlu için "Başkana güvenmiyorum" diyor.

Mehmet ismini hatırlayamasa da, partinin ekonomiden sorumlu genel başkan yardımcısı Selin Sayek Böke'den bahsederek, ona güvendiğini söylüyor.

Mehmet, AKP'nin ekonomik istikrarı sağladığına da inanmıyor. "Ben pazardaki alım gücüne bakarım," diyor, "Herkes marketten kredi kartıyla alışveriş yapıyor. Geçen pazarda patatesçi tezgaha pos cihazı koyacağını söyledi"diyor.

'Yine para yok, yine para yok'

Ailesiyle beraber esnaflık yapan 33 yaşındaki Ayşe'nin de oyu CHP'ye.

Ama CHP'nin vaatlerinden etkilendiği için değil. "Denize düşen yılana sarılır gibi" diye anlatıyor oy tercihini.

AKP'den rahatsızlığını "Hırsızların önünü açtılar, kendi tarafında olmayanları lanetlediler" diye ifade ediyor. "Elhamdülillah Müslümanım, ama dini kullanmaları beni rahatsız ediyor" diyor.

Ayşe, babasının eskiden gıda toptancısı olduğunu, o dönemlerde bir gün içerisinde gıda fiyatlarına dört kez zam gelebildiğini, AKP döneminde ise bunun yaşanmadığını söylüyor. Ama şikayetini şu sözlerle ifade ediyor:

"Bunların hiç birisi yaşanmadı. Ama yine para yok, yine para yok. O dönem (ekonomide istikrar dönemi) bitti, şimdi herşey pahalı. Benim işlerim geçen seneye göre yüzde 30 oranında azaldı, ondan önce de bir önceki yıla göre yüzde 30 azalmıştı" diyor.

AKP'den MHP'ye

Etraftaki kafelerin birinde aşçı olarak çalışan ve aynı mahallede yaşayan 29 yaşındaki Emin Yenilmezer ise önceki iki seçimde AKP'ye oy vermiş.

Ama şu anda MHP'ye oy vermek konusunda net.

Buna rağmen Yenilmezer MHP lideri Devlet Bahçeli'yi pek başarılı bulmuyor. "Başbuğ'dan sonra yapmış olduğu bir şey yok" diyor.

Geçen yılki yerel seçimlerde "Hizmete bakarım" diyerek, CHP'nin belediye başkan adayı Mustafa Bozbey'e oy veren Yenilmezer, AKP için "Aslında bazı şeyleri düzgün yaptı" diyor.

AKP'den uzaklaşmasını ise "İktidarın tutumundan rahatsızlık" ile açıklıyor ve "Son zamanlarda dini siyasete alet etmesi ve ülkeyi bölecek şeyler yaptı" diye konuşuyor.

'Ülkede lider yoktu, Erdoğan çıktı'

Aşçı Yenilmezer, "Lider yoktu. Recep Tayyip Erdoğan'da bir lider vasfını gördük açıkçası" diyor.

"Ülkeyi iyi yerlere götüreceğini düşündük. Eskiye bakarak evet iki tık ileri attı bizi, ama bizden de birşeyler götürdü, mesela milli değerlerimizi. Telekom ve limanların özelleştirilmesi gibi" diyor.

Üniversite sınavlarına hazırlanan ve polis olmak isteyen 19 yaşındaki Zeynep ise, "Ülkücüyüm ama Bahçeli kazanamayacağı için oyum boşa gitsin istemiyorum" diyerek AKP'ye oy vereceğini söylüyor.

Zeynep, Erdoğan'ın liderlik vasıflarını sayıyor AKP'de beğendiği şeyler arasında.

"Erdoğan herkese kafa tutuyor, diğer herkes ise sadece ona kafa tutuyor" diyor.

HDP barajı geçmeli mi geçmemeli mi?

"Türkiyelileşme" siyasetiyle öne çıkan ve bulvarın bir ucunda seçim bürosu bulunan HDP ise, bu bölgede görüştüğüm seçmenler arasında bir seçenek gibi görünmüyor.

Sema Vatansever, bu durumu "Aslında söyledikleri bize çok yakın ama Öcalan faktörü var" diye açıklıyor.

Kuruyemişçi Batu Zambak ise, HDP'ye oy vermeyi hiç düşünmediğini çünkü sadece "Kendi ideolojilerinin peşinde olduklarını" söylüyor. Buna rağmen yüzde 10 barajını geçmeleri gerektiği kanısında.

"Mecliste ne kadar çok insanın sesi duyulursa iyidir" diyor.

Kafe işletmecisi Mehmet ise "ülkenin bölünme tehlikesi" olduğunu düşünüyor ve bu nedenle "HDP'nin barajı geçmemesi daha iyi olur" diyor.

Aşçı Emin Yenilmezer, HDP'nin AKP'nin mecliste güç kaybetmesinde bir rol oynayacağı görüşünde değil.

"AKP zaten güç kaybedecek" diyor ve HDP "PKK ile birlikte anıldığı için" barajı geçmesin diyor.

Seçim havası

Bursa, bu Cumartesi, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu ağırlayacak. Yerel basının gözü AKP'nin hayli güçlü olduğu Bursa'da, iktidar partisinin güç kaybedip kaybetmediğini ölçmek için bu mitingde olacak. CHP lider Kemal Kılıçdaroğlu'ysa, bir sonraki hafta Bursa'ya geliyor.

Şimdilik sönük geçen seçim atmosferinin mitinglerle canlanması beklenirken, kararsız seçmen de, hala kime oy vereceği sorusuna yanıt arıyor.

Bursa'dan seçim izlenimlerimiz devam edecek.

İlgili haberler